İlişkili Haberler

10 yıl önce yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle midesinin dörtte üçü ve kalın bağırsağının tamamı alınan Hüsnü Tunç, iki yıl önce karnında bir şişlik hissetti. Her geçen gün daha da artan şişlik; kilo artışı, bel ağrısı ve nefes darlığına sebep oluyordu. Doktora gittiğinde, karnında patlamak üzere olan bir damar balonu (anevrizma) olduğunu öğrendi. Hem de 8 cm büyüklüğünde.

İlerleyen yaşı, zayıf kalbi ve geçirdiği ameliyatlar hem açık hem de kapalı ameliyat açısından riskli olan Tunç, Kardiyovasküler Cerrrahi Uzmanı Doç. Dr. Faruk Hökenek ve Kardiyoloji Uzmanı Dr. Egemen Duygu’nun müdahalesiyle hayata tutundu.

Yüksek tansiyon damar içi basıncı artırdığından bu tür hastalarda anevrizmaya daha sık rastlandığını belirten Doç. Hökenek, “Ayrıca hastamız ileri yaşta, genel kondisyonu oldukça düşük, kalp yetersizliği olan, akciğeri zayıf ve karın ameliyatı geçirmiş bir hastaydı. Bu nedenlerden ötürü açık ameliyat çok yüksek risk taşıyordu. Öte yandan ameliyatsız tedaviye de uygun değildi. Çünkü aort damarıyla balonlaşma olan bölgenin arasında neredeyse yüzde 90 derecelik riskli bir açı saptanmıştı. Yine de ameliyat edilmesi gerekiyordu. Bu ameliyatı yapmazsak karnındaki saatli bomba her an patlayabilirdi” dedi.

BALON NASIL SÖNDÜRÜLDÜ?

Doç. Dr. Faruk Hökenek’in ameliyatı birlikte yaptığı Dr. Egemen Duygu ise; “Hastaya endovasküler aort tamiri uygulamaya karar verdik. Bu işlem bir saat gibi kısa sürüyor. Ölüm ve komplikasyon riski, cerrahi müdahaleye göre çok daha az ve hastanede kalma süresi daha kısa. Sonuç çok başarılı oldu. Aorttaki balonlaşma pıhtılaştı ve tamamen ortadan kayboldu” diye konuştu.

ENDOVASKÜLER AORT TAMİRİ NEDİR?

Endovasküler aort tamiri ile ilgili daha detaylı bilgi veren Dr. Duygu, “Uyguladığımız işlemde iki kasık damarından giriyoruz ve genişlemenin başladığı yerden genişlemenin bittiği yere kadar içinde metal konstrüksiyonu olan sentetik bir hortum yerleştiriyoruz. Böylelikle balonlaşmayı hastanın dolaşımından ayırıyoruz ve patlama riskini ortadan kaldırıyoruz” dedi.

"AMELİYATTAN SONRA ÇOK DAHA ENERJİKTİM"

Hüsnü Tunç, ameliyat öncesine kadar çabuk yorulan ve evden pek çıkmayan bir hastayken ameliyatın üzerinden dört gün geçmesine rağmen kendisini enerjik hissettiğini belirtiyor. Rahatsız olduğu günler iştahının kesildiğini, başının döndüğünü ve şiddetli bel ağrıları çektiğini söyleyen Tunç, ameliyattan beş gün sonra taburcu olurken kendisini fazlasıyla dinç hissetmiş: “Eve giderken dördüncü kata kadar kendim çıktım. Akşam olunca dışarı çıkıp gezmek bile istedim.”

Hüsnü Tunç, tedavisini yapan doktorlarla.
Hüsnü Tunç, tedavisini yapan doktorlarla.

BELİRTİLERİ İLERİ DÖNEMDE ORTAYA ÇIKIYOR

Karında meydana gelen anevrizmanın en sık görülen belirtisi; bel ağrısı olarak ifade ediliyor. Çünkü damar çapındaki artışa bağlı olarak omurgada oluşan baskı, bel ağrılarına yol açıyor.

Ancak belirtilerin çok ileri dönemde ortaya çıktığını vurgulayan Doç Dr. Hökenek, görülebilecek diğer belirtileri şöyle sıralıyor: “Ayrıca çok ileri dönemde anevrizma toplardamara bası yaparsa, bacaklarda şişme görülebiliyor. Veya balonlaşma içindeki pıhtılar, aşağıdaki damarları tıkarsa parmak damarlarında morarma gibi şikayetler olabiliyor.”

KARIN ANEVRİZMASI ANİ ÖLÜM SEBEBİ

Bir damar hastalığı olan ve en sık karın bölgesinde görülebilen anevrizma; özellikle yüksek tansiyonu olan, ileri yaştaki hastalarda ani ölümlere neden olabiliyor. 65 yaş üzerindeki hastaların yüzde 10’unda görülebilen karın anevrizması, patladığı zaman hasta hastaneye yetişemeyebiliyor. Yetişse dahi hayatta kalma oranı yüzde 40 olarak ifade ediliyor. Tomografiyle takip edilebilen anevrizmalarda yaklaşık 6 ayda bir 0,5 cm üzerinde büyüme görülüyorsa, her an patlayabileceği için müdahale edilmesi gerektiği belirtiliyor.

ANEVRİZMA NASIL OLUŞUR?