Kasımda aşk gerçekten başka mı, aralık ayı neden günah keçisi?

2016’nın bitmesine günler kala pek çok kişi, yeni yılla ilgili planlar yapıyor, hayaller kuruyor. Psikiyatrist Esra Uğurlu Koçer ise beklentilerin gerçekçi olması gerektiğini vurgulayarak, “Eski yıldan pişmanlık duymayın, yeni yıl hedeflerinizde uçmayın” diyor. Koçer’e göre, insanların yılsonu psikolojik muhasebesinde an ağır fatura aralık ayına çıkarılıyor, en romantik ay ise kasım.

ntv.com.tr 28.12.2016 - 09:43 | Son Güncelleme : 28.12.2016 - 11:00

Kasımda aşk gerçekten başka mı, aralık ayı neden günah keçisi?

Yeni yıl için geri sayım başlarken, eski yıla yönelik hesaplaşmalar, gelen yıl için ise planlar yapılıyor. Hayattaki her şeyin farklı ve güzel olacağı umuduyla yeni yıl dört gözle beklenirken, çoğu zaman pişmanlıklar, hatalar ve hayal kırıklıkları düşünülerek, eski yıla haksızlık edildiğini belirten Psikiyatri Uzmanı Dr. Esra Uğurlu Koçer, bu hesaplaşmada en çok da aralık ayının günah keçisi olduğunu söylüyor.

“Romantik kasım ayından, aralık ayına geçişte çoğu zaman depresyon tuzağına düşülüyor” diyen Koçer, ‘değişim’in sembolü olarak görülen ocak ayında hayatına sihirli bir değnek değeceğini bekleyenlerin, gerçeklikten uzak hedefler koyarak hayal kırıklıkları yaşayabileceklerine dikkat çekiyor.

Koçer’e göre, yeni yılı doğru bir psikoloji ile karşılamanın yolları şöyle:

KASIM AŞK İSE ARALIK DEPRESYON

Kasım özellikle de batı kültüründe “tatlı kasım” olarak anılıyor. Üzerine filmler çekiliyor, gelişi kutlanıyor. Kasım aşk ve umutsa, çoğu kişi için aralık ayı depresyon ve karanlık anlamına geliyor.

SONA KALAN ŞANSSIZ AY

Şanssız bir ay olan aralık, sona kaldığı için sevilmiyor. Aralık, 11 saatte hazırladığınız uzun bir yazıyı, bir saatte temize çekmeye çalışmaya benziyor. Kişi bir taraftan hızla sayfaları gözden geçirmek ve temize çektiklerini yırtıp atmak isterken, diğer taraftan emek vererek yazdığı her kelimenin üzerine uzun uzun düşünmek istiyor.

TÜM YILIN HESAPLAŞMASI

Aralık ayının şanssızlığı, son ay olmasından kaynaklanıyor. Çünkü son aylar genellikle hesaplaşma günü oluyor. Günün sonunda uyumak için gözler kapandığında, bütün gün yaşanılan iyi ve kötü olaylar değerlendiriliyor ve muhasebe ediliyor. Yılın sonu yaklaştıkça da 365 gün boyunca yaşanılan olumsuz olaylar birbiri ardına zihinde canlanıyor. Bir iç hesaplaşma başlıyor. Bu yüzden eski yıl yaş almış bir figürken, ‘’yeni yıl yeni doğmuş bir bebektir’’ haline geliyor. Sanki yaşanılan tüm olumsuzluklar o yılın suçuymuş gibi bir anda ‘eski’ ve ‘istenmeyen’ oluyor.

NEGATİF DUYGULAR ORTAYA ÇIKIYOR

Mutsuzlukların, başarısızlıkların, kavgaların, öfkelerin, pişmanlıkların; eski yılda kalması isteniyor. Normalde hayatın her aşamasında olumlu duyguları hatırlamak daha kolay oluyor. Ancak yılsonu yaklaşınca arınmak, temizlenmek ve yeni bir başlangıç yapmak isteği ile tüm negatif duygular ortaya çıkıyor. Bu duygularla baş etmek kimi zaman zor oluyor. 

ÖNCE DÜŞÜNCELER DEĞİŞMELİ

Hayat, duygular üzerinden yaşandığı için duyguların da bilinç altında yatan düşüncelerimizin bir ürünü olduğu fark edilemiyor. Ancak hesaplaşma içerisine girildiğinde, kişi kendini sorgulamaya başladığında, duygularını değiştirebilmek için öncelikle düşüncelerini değiştirmesi gerekiyor.

HATALAR GÖRÜLMELİ

Bu yüzden yeni yılla birlikte daha mutlu ve huzurlu bir hayat isteniyorsa, önce düşünceleri doğru değerlendirmeyi öğrenmek gerekiyor. Altta yatan düşüncelerdeki hatalar görülebiliyor, alternatif düşünceler ortaya çıkarılabiliyor. Bunlarla ilgili değişiklikler hayat içinde uygulanabilirse, duygular da kolaylıkla değişebiliyor.

UMUT MOTİVASYONU ARTIRIYOR


Her bitişin aslında yepyeni bir başlangıç olduğu düşünülürse, yeni yılın da hayatta yeni bir başlangıç olduğu görülüyor. Başlangıçlar bazen zorlasa da çoğu zaman güzeldir. Önemli olan kişinin başlangıçlara yüklediği anlam. Yeni başlangıçlarda umut, yeni hayaller ve hedefler var. Umut etmek, hayallerin ve hedeflerin gerçekleşmesi için motivasyonu arttıran en önemli unsurlar arasında yer alıyor. Çünkü eğer umut varsa, kurulan hayallerin ardından gitmek ve bu hayaller için çaba sarf etmek kolaylaşıyor.

KRONOMETRE SIFIRLANIYOR

Yeni yılın gelişiyle birlikte koyulan hedefler, genellikle içinde bulunulan yıl yapılamayanlar ya da eksik yapılan konularla ilgili oluyor. Bunları planlamak, geleceğe yatırım yapılmasını sağlıyor. Yapılamayanlara, yetiştirilemeyenlere, başarılamayanlara takılıp kalmadan yeniden daha büyük bir istekle başlanmasını kolaylaştırıyor. Kronometre sıfırlanıyor ve yeniden başlanıyor.

OCAK AYI SİHİRLİ DEĞNEK Mİ?

Hedeflerin içerisinde genellikle değişim planları olur. Yeni yılla birlikte planlanan değişiklikler yapılır yapılmaz, hayatın tamamen farklı olacağına inanılıyor. Bu nedenle Ocak ayı, değişim ayı oluyor. Sanki sihirli bir değnek değecek ve her şey aralık ayından farklı olacakmış gibi beklentiler içerisine giriliyor.

HEDEFLER GERÇEKÇİ OLMALI

Oysa burada üzerinde düşünülmesi gereken, gerçekleştirilemeyen hedeflerin, yapılamayan değişikliklerin, kişinin kişiliğiyle ve içinde bulunduğu yaşam şartlarıyla ne kadar uyumlu olduğudur. Yani hedefler ve yapılmak istenilen değişiklikler ne kadar gerçeğe yakınsa, kişinin kendini değiştirebilmesi de o kadar kolay oluyor.

ESKİ YILA HAKSIZLIK ETMEYİN

Yaşanılan her günün, hatta her saatin, dakikanın, saniyenin çok değerli olduğunu unutulmadan yeni yıl karşılanmalı. Eski yıl, pişmanlık yaratan veya geride bırakılması gereken bir zaman dilimi olarak değerlendirilmemeli. Daha mutlu olmak, hayatın getirdiği tecrübeyle hayalleri ve hedefleri şekillendirmek ve böylece gerçeğe yakın beklentiler içine girmek; daha önceki hayal kırıklıklarının yaşanmamasını sağlıyor.

Sayfa Yükleniyor...