25 Eylül 2010'da 23 yaşında hayata veda eden Fatih Demirel'den alınan iki kolu, iş kazası sonucu iki kolu dirsekten kopan Cihan Topal'a naklederek dünyada büyük yankı uyandıran, 8 Ağustos 2011'de ise kadavradan alınan rahmi 21 yaşındaki Derya Sert'e naklederek dünyanın ilk rahim nakline imza atan Prof. Dr. Ömer Özkan, gerçekleştirdiği yüz nakli ile Türkiye'ye sağlık alanında büyük prestij sağladı.

AÜ Rektörü Prof. Dr. İsrafil Kurtcephe, Özkan'ın başarılarının üniversitenin ve Türkiye'nin prestijini arttırdığını vurgularken, özellikle rahim naklinde beklenen bebeğin doğması durumunda Türkiye'nin sağlık alanında ilk Nobel ödülüne kavuşabileceğini söyledi.

Dünyada ve Türkiye'de gerçekleştirdiği ilklerle gündeme oturan ancak mütevazılığı ile dikkati çeken Prof. Dr. Özkan ise ''Eğer rahim naklinde başarıya ulaşırsa bizim Nobel'imiz o çocuk olacak'' dedi.

RAHİM NAKLİ 'FANTASTİK', YÜZ NAKLİ 'PRESTİJ'
Prof. Dr. Ömer Özkan, Akdeniz Üniversitesi'nde iki kol, yüz ve rahim nakli hedefiyle yola çıktılarını söyledi. İki kol naklinde başarıya ulaştıklarını, rahim naklinde şu ana kadar işlerin yolunda gittiğini ve yaz aylarında nakil yapılan Derya Sert'in rahmine embriyonun yerleştirileceğini belirten Özkan, yüz naklindeki başarı için ise bir süre beklenmesi gerektiğini bildirdi.

Rahim naklinin dünyada bir ilk olması nedeniyle büyük önem taşıdığını, yüz naklinin ise sağlıkta bir ülke için prestij olduğunu vurgulayan Özkan, şunları kaydetti: ''Bunların içinde en önemli, en fantastik olanı rahim nakli. Çünkü bunun bir süreci var, çocuğun ele alınması var. O sonuçlandığında çok fantastik olacak. Ama yüz naklinin Türkiye'de yapılması gerekiyordu. Çünkü yüz nakli dünyada prestij ameliyat. Bunu yapan 4 ya da 5 ülke var. Yurt dışında 'Türkiye'de yüz nakli de yapılıyor, başka neler yapılmaz ki' duygusunu yaratacak.''

BİR AYDA 5 KEZ NİYETLENDİLER
Yüz nakline çok iyi hazırlandıklarını belirten Prof. Dr. Özkan, ''Bir yıldır sürekli yüz naklini konuşuyoruz. Yüz naklini 31 Aralık'a kadar yapacağız diyordum. Bizim yoğun bakımdaki arkadaşlarımıza, 'yapamadık' diye ağlayıp duruyordum. Biz hazırlıklıyız ve kesin olan bir şey vardı ki Türkiye'de yüz naklini biz yapacaktık. Tüm ekip hazırdı'' dedi.

Bunu boş bir iddia olarak söylemediğini ve son 6 aydır her ay, son bir aydır ise her hafta organ nakli koordinatörlerini bilgilendirmek için değişik kentlere gittiğini anlatan Prof. Dr. Özkan, buna önce organ nakli koordinatörlerinin inanması gerektiğini vurguladı. Koordinatörlerle ve Sağlık Bakanlığıyla temasların çok önemli olduğunu ve öncelikle onları ikna etmek gerektiğine işaret eden Özkan, bakanlığın tüm bu süreçte büyük desteğini gördüklerini söyledi.

Özkan, ''Tüm bu çabaların sonucu son bir ay içinde 5 kere atağımız oldu. 5 kere yüz nakli yapma teşebbüsümüz oldu. Her defasında değişik nedenlerle olamadı. Ama çok şükür ki altıncısında oldu'' diye konuştu.

ZAMANA KARŞI YARIŞ
Ahmet Kaya'nın organlarını almak için Sağlık Bakanlığı'nın uçağıyla Uşak'a gidildiğini, 4 arkadaşlarının yüz protezi için kendilerinden önce yola çıkarak donöre ulaştıklarını ifade eden Özkan, ''İyi ki öyle olmuş çünkü maalesef biz gittiğimizde hasta vefat etmişti. O büyük riskti. Zamana karşı yarışıyorsunuz'' dedi.

Daha önce bir ay içinde 5 kez aynı heyecanı yaşadıkları için biraz endişelendiklerini bildiren Özkan, ''Daha önce 5 teşebbüsümüz olduğu için acaba olmayacak mı diye heyecanlandım. İşin ilginci bu hastanın tesadüfen o gün kontrol günüydü. Kendisiyle görüşüp arkadaşlardan yeniden tahlillerini istemiştim. Tahlilleri verdikten sonra Uğur yola çıktı ve yarım saat sonra haber geldi. Çok büyük tesadüftü'' dedi.

UĞUR ACAR'I SEÇMEMİŞ
Yüz nakli için 50'den fazla kişinin başvurduğunu, bunların 20'sinin tamamen nakle uygun olduğunu anlatan Özkan, ''Uğur Acar'' ile ilgili şaşırtıcı bir gerçeği açıkladı. Nakle uygun 20 kişi arasından 4'üne kendisinin karar verdiğini belirten Özkan, ''4 kişi arasına başlangıçta Uğur'u almamıştım. Yapamayacağını düşündüm. Hastalarımızı psikiyatrist arkadaşlarımıza yönlendiriyoruz. Onlardan yaptığı görüşmelerden sonra yapabileceğini gördüm'' diye konuştu.

Uğur'un çok iyi bir genç olduğunu, ameliyata da sakin girdiğini ve psikolojik olarak tamamıyla hazır olduğunu belirten Özkan, ''Uğur'un bize tek söylediği, 'Hocam artık bana bakmasınlar. Çocuklar benden korkarak yüzüme bakıyorlar'. Umarım ona istediğini verdik'' dedi.

''KİMSE ÇEKMEZ''
Ömer Özkan ile 10 yıl önce tanıştığını ifade eden aynı anabilim dalının başkan yardımcılığını yapan Yrd. Doç. Dr. Özlenen Özkan da, Ömer Özkan ile 5 yıl önce evlendiklerini ve 11 aylık Leyla Lara ismini verdikleri bir kızları olduğunu söyledi. Tanıştıklarından bu yana Ömer Özkan'ın yüz naklini gerçekleştireceğinden sürekli bahsettiğini anlatan Özkan, ''Onunla ilk tanıştığımda da bu projeler hep vardı. Üzerinde konuşuyorduk'' dedi.

Akdeniz Üniversitesi'nde aynı bölümde çalışmaları nedeniyle iş yerinde görüşebildiklerini ancak işlerinin yoğunluğu nedeniyle kızlarını pek göremediklerini belirten Özkan, ''Ömer işkolik bir insan, başkası çeker miydi onu hiç bilmiyorum'' diye konuştu.

''TARİHÇİLERİN YAZACAĞI, RAHİM NAKLİ OLACAK''
Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsrafil Kurtcephe de Ömer Özkan'ın gerçekleştirdiği yüz naklinin Türkiye'nin tanınırlığında önemli rol oynayacağını söyledi. Özkan'ın çalışmalarının hem üniversiteye hem de tıp camiasında Türkiye'ye saygınlık kazandırdığını belirten Kurtcephe, tüm bunlar içinde kendisinin en çok rahim naklini önemsediğini söyledi.

Rahim naklinin dünyada bir ilk olduğunu ve bunu gerçekleştirecek ekibe çocuk doğması durumunda sağlıkta Nobel verilmesine kesin gözüyle bakıldığını dile getiren Kurtcephe, bu alanda İsveç, ABD ve İngiltere'de çalışmalar sürerken Türkiye'nin büyük bir sürprizle gündeme oturduğunu vurguladı. Kurtcephe, ''Yüz nakli toplum için çok etkileyici ve ülkemiz için prestij. Ama inanın tarihçilerin yazacağı rahim nakli olacak. Bu sizi unutulmazlar arasına sokacak'' dedi.