Kemalettin Aydın başkanlığındaki komisyon üyeleri, Trabzon'daki ilk ziyaretlerini Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Radyo Onkoloji Bölümü'ne yaptı. Buradaki tıbbi cihazları inceleyen üyeler, başhekim Ekrem Algül ile diğer yetkili personelden bilgi aldı.

Aydın, Çernobil faciasının ardından Doğu Karadeniz'de kanser vakalarında artış olup olmadığını tespit etmek, maden ocaklarının insan ve çevre sağlığına etkisini belirlemek üzere bilim insanları, sivil toplum örgütleri temsilcileri ve halktan konuyla ilgili bilgi almak adına 3 gündür bölgede olduklarını anımsattı.

Özellikle Çernobil hadisesinin yaşandığı dönemde en fazla radyasyonun olduğu iddia edilen Pazar, Çayeli, Ardeşen ve Fındıklı ilçelerinde halkı dinlediklerini, daha sonra maden şehri Gümüşhane'ye gittiklerini anlatan Aydın, ''Gümüşhane'de de madenlerin insan sağlığı üzerinde bir etkisi olup olmadığı ve işletme boyutunda olan madenlerin çevreyle temasının nasıl olduğu konusunda incelemelerde bulunduk'' dedi.

Bölgedeki izlenimlerini aktaran Aydın, ''Uluslararası kanser değerlendirmesini yaptığımız zaman bu bölgenin hem diğer ülkelerle hem de Türkiye'nin diğer bölgeleriyle bir farklılığı olmadığını gördük. Bu konuda Ankara'daki bilim insanlarından aldığımız veriler de buydu, burada aldığımız veriler de bunu gösteriyor'' diye konuştu.

''EMAREYE RASTLANMADI''
Aydın, Çernobil faciasının bölgedeki kanser vakalarında artışa neden olup olmadığı konusunda şu tespitlerde bulunduklarını açıkladı:

''1986'dan beri bölgede özellikle psikolojik travma diyebileceğimiz boyutta karmaşaya, insanların psikolojisini dahi karıştıran ya da sorunlara neden olan Çernobil ile ilgili olarak hem Atom Enerjisi Kurumundan hem de diğer üniversite verilerinden, Sağlık Bakanlığı Kanser Savaş Dairesi, TÜİK verilerinden ve bölgede yaptığımız incelemelerden de Çernobil faciasının bölgemizdeki kanser vakalarını artırdığına dair bir emareye rastlanmadı. Çünkü buradaki tüm vakalar, Türkiye'nin her yerinde olduğu benzerlikte. Herhangi bir artışa neden olmadığını tespit ettiğimizi paylaşmak istiyoruz.''

Türkiye'deki kanser vakalarına bakıldığında erkeklerde 'akciğer', kadınlarda 'meme' kanseri gibi kanser türlerinin önlenebilir olduğunun görüldüğünü söyleyen Aydın, şunları kaydetti:

''Dünyadan farklılığımız bu. Bizdeki önde olan kanser vakaları, önlenebilir durumda. Özellikle akciğer kanserinin önemli bir oranda, yüzde 80'ler oranında sigaraya bağlı olduğu biliniyor. Sigarayla ilgili kanunun daha katı kurallarla uygulanması açısından eğer eksiklik varsa bunların giderilmesini arzu ediyoruz. Bu konuda Türkiye'nin dikkat etmesinin gerekli olduğunu belirtiyoruz komisyon alarak. En önemli unsur sigara. Diğer taraftan da ön taramalarla ve toplumsal bilgilendirmelerle, erken tanıyla yüzde 100 yaşamın sağlanabileceği meme, prostat, mide, bağırsak kanserleri konusunda toplumsal bilgilendirmenin artırılmasına ihtiyaç olduğunu gördük.''