Özellikle yaz aylarında sualtı sporlarına ilgi artıyor. Ancak bu sporlar bazı kişilerde kalıcı kulak sorunlarına hatta işitme kaybına bile neden olabiliyor.

KBB Hastalıkları Uzmanı Dr. Erkhan Genç, sualtı sporlarının kulak sağlığına etkileri hakkında bilgi verdi ve dalış başta olmak üzere bu tür sporları yapanların sorunlarla karşılaşmamaları için uyarılarda bulundu.

Gerek dalma işlemi sırasında burun gerisinde (nazofarenks bölgesi) bulunan östaki borularımız basınç altında kalırlar. Bu tüpler içleri kıkırdak dışı yumuşak damaktaki kaslara yapışık, orta kulak ile geniz boşluğunu birbirine bağlayan kanallardır. Östaki boruları herhangi bir nedenden iyi çalışmıyorsa hastanın kulağında barotravma denilen ani basınç farkına bağlı çeşitli hasarlar oluşabilir.

Barotravma sırasındaki değişiklikler eğer östaki borusu herhangi bir nedenden dolayı çalışmıyorsa kulak zarı, orta kulak, işitme kemiçikleri, ve hatta iç kulak etkilenebilir. 

DALIŞIN İÇ KULAKTA YARATTIĞI HASAR

Yükselme sırasında ortaya çıkan basınç östaki borusunun geniz tarafındaki deliğinde ödeme ve şişliğe neden olur. Bu şişlik bir valv mekanizması gibi çalışarak deliğin bulunduğu bölgede daha büyük bir darlık oluşturur. Bu artmış darlık orta kulağa daha az hava girmesinde neden olur. Orta kulakta azalan hava basıncı kulak zarında çökmeye, eğer orta kulak ile dış ortam arasındaki fark çok fazlaysa kulak zarında yırtılmalara ve orta kulak mukozasında enflamasyon (şişmeye) neden olur. Bu negatif basınç düzeltilmezse orat kulak mukozasında suya benzer seroz bir sıvı üretilir ve kulakta birikmeye başlar. Bazen bu sıvı içine orta kulak mukozasından küçük kanamalar olabilir.

ŞİDDETLİ AĞRIYLA HİSSEDİLİR

Kulak zarındaki gerilme şiddetli bir kulak ağrısı şeklinde kendisini hissettirir. Hastalar kulak ağrısı beraberinde, işitme kaybı, çınlama hissedebilirler. Bazen hastalık mastoid kavite dediğimiz orta kulağa açılan kulak arkasında yerleşmiş sert ve bal peteği görünümlü kemikten oluşan yapıya yerleşebilir. Bu durum daha ilerde zaman zaman orta kulak enfeksiyonları ile seyreder ve çoğunlukla da işitme kaybının olduğu devamlı bir hale dönebilir. Özellikle dalış yaparken veya uçak yolculuklarında östaki borumuzun çok iyi çalışıyor olması bu tip bir rahatsızlığın oluşmaması için çok önemlidir.

Kulakta oluşan zararlar bu kadarla da bitmeyebilir. Orta kulağı iç kulaktan ayıran ve sesin iletilebilmesi için önemli olan çok küçük iki pencere vardır. Bu pencereler üzerinde ince bir zarla kaplı olup bu zarın basınç farklarıyla gerilme veya çekilmelerinde de bazı sorunlar oluşabilir. Basınç değişiklikleri bu küçük zarların yırtılmasına ya da basınç altında kalması sonucu iç kulaktaki salyangoz dediğimiz yapının içerisinde işitme sinirleri ile çok yakın ilişkili daha ince zarların yırtılarak tam sağırlığa neden olabilir. Eğer bu durum denizde belli bir derinlikte bulunan dalgıçta oluşursa o kişi hızla su yüzüne çıkmak isteyeceğinden vurgun yiyebilir.

DIŞ KULAKTA OLUŞAN SORUNLAR

Uzun süre soğuk suda dalgıçlık yapan kişilerde dış kulak yolunun kemik bölümünde yıllar içinde çok yavaş gelişen kemik büyümeleri (egzostos) olabilir. Bunlar sıklıkla kulak kirinin zor temizlenmesi gibi şikayetlere neden olabilecekleri gibi ileri vakalarda işitme kaybı yapabilirler. İşitme kaybı kir temizlenince geçer.

Dalma eyleminde bir diğer basınç altında kalan organımız sinüs boşlukları ve sinüs yollarıdır. Aynı kulakta olduğu gibi sinüs boşluklarını burun boşluğuna birleştiren ince kanallar ve delikler vardır. Aynı mekanizma ile bu bölgede oluşan ödem ve şişlik sinüslerin havalanmasının bozulmasına ve sinüs mukozalarının ürettiği sıvı ile sinüs boşluklarının dolmasına neden olur. Bu biriken sıvıların başlangıçta iltihabi bir karakteri olmamasına rağmen tedavi edilmeyen kişilerde bu sıvılar enfekte olup akut sinüzit oluşturabilirler.

Hasta şiddetli baş ağrıları, ateş, şiddetli yüz ağrısı, geniz akıntısı çekebilir. Bazen sinüs boşluklarında o kadar şiddetli olur ki dipte sinüs mukozasının bir bölümü yırtılabilir ve burundan kanama şeklinde şnorkelin içine girebilir. Bu durumda çok fazla endişe etmeden bir KBB uzmanına gidilmesi gerekir.

BU SPORU YAPMAMASI GEREKENLER

Derin deniz dalgıçlığı ya da sualtı sporları yapacak olan kişilerin kulak – burun – boğaz açısından sorunlu olmamaları gerekir. Örneğin burundan günlük hayatta nefes alma problemi yaşayan kişilerde burunda kemik eğriliği, burun içi etlerde şişme, kronik sinüzit, burun içindeki poliplerin varlığı, kronik akıntılı kulak hastalığı, fazla açık östaki borusu, kulak zarında delik olup olmadığı bir uzman hekim tarafından kontrol edilmelidir.

Sakınılması gereken durumların başında akıntılı bir üst solunum yolu hastalığı geçiriyorken denize dalınmasıdır. Bu durumda analjezik ve dekonjenstanlar ile üst solunum yolundaki ödem ve şişlik giderilmelidir.

DALIŞTA SORUN YAŞAMAMAK İÇİN ÖNERİLER

Dalma sırasında ciklet çiğnememek ve periyodik olarak yutkunmak yararlıdır. Belli derinliklerde Valsalva manevrası (burunu ve ağzı tıkayarak, ağzı içinde hapsedilen havayı östaki borusuna yani genize yollamaya çalışmak) yapılmalıdır. Üst solunum yolu hastalıklarında tedavi etkene yöneliktir.

Üst solunum yollarında tıkanıklık yapan anatomik bozuklukların düzeltilmesi gerekir. Osteom ve egzositozun ileri durumlarda cerrahi olarak düzeltilmesi mümkündür. Eğer ani bir orta kulakta sıvı toplanması oluşmuşsa lokal anesteziyle kulak zarının çizilmesi (miringotomi) çok rahatlatıcı olabilir. Eğer baş dönmesi yapan bir iç kulak fistülü düşünülüyorsa, kulak ameliyatı (perilenf fistülü onarımı ameliyatları) yapılabilir. Kişide Östaki borusu işlev bozukluğuna yatkınlığı varsa kulak zarına geçici olarak tüp takılabilir. Ama bu durumda hastanın dalmaması gerekir.