İlişkili Haberler

Diyabet, pankreasın kan şekerini düzenleyen insülin hormonunun yeterli miktarda üretememesi ya da üretilen insülinin vücuttu etkili bir şekilde kullanılamaması sonucu oluşan kan şekeri düzeyinin yükselmesiyle seyreden bir hastalık.

Diyabet yeni doğmuş bir çocukta da 90 yaşındaki bir bireyde de görülebiliyor. Sık idrara çıkma, yorgunluk, aşırı susama, kilo kaybı, bulanık görme, tekrarlayan enfeksiyonlar, yaralarda geç iyileşme, ellerde veya ayaklarda karıncalanma hissi ya da uyuşmanın yanı sıra kusma ve karın ağrısı gibi belirtiler de diyabet hastalığının sık görülen belirtilerinden.

Bu gibi şikayetlerin varlığında her yaşta görülebilen diyabetten şüphelenilmek gerektiğini söyleyen Memorial Ankara Hastanesi Endokrinoloji Uzmanı Doç. Dr. Şafak Akın, “14 Kasım Dünya Diyabet Günü” nedeniyle yaptığı açıklamada, diyabetin ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğunu söyledi.

Diyabetin, 2040 yılında tüm dünyada 642 milyon kişiyi etkileyeceğinin tahmin edildiğini aktaran Akın, “Ülkemizde diyabet görülme sıklığının %13.7 olduğu bilinmektedir. Bunda en önemli etkenlerden birinin kentleşme ile birlikte gelen beslenme ve hareketsizlik gibi yaşam tarzı değişiklikleri olduğu bilinmektedir. Obezitenin çocukluk çağından itibaren görülmeye başlaması da diyabet başlama yaşını öne çekmektedir. Bununla beraber gizli şeker (prediyabet) ve obezite sıklığının da ülkemizde %30’larda olduğu tespit edilmiştir” dedi. 

BERABERİNDE BİRÇOK HASTALIK GETİRİYOR

Diyabet hastaların yarısının bile tanı alamadığının, bu sebeple de uygun tedavi olamadıklarının bilindiğini dile getiren Uzman, dünyada her altı saniyede bir kişinin diyabete bağlı sorunlar nedeniyle hayatını kaybettiğini söyledi.

Diyabet, erişkin nüfusta görme kaybının en önemli nedenleri arasında, ayrıca böbrek yetmezliği, kalp krizi, ayakta kangren ve ampütasyonların en sık nedeni. Uygun tedavi edilmediğinde beklenen yaşam süresi ise 8 yıl kısalıyor.

İDEAL KİLOYU KORUMAK VE FİZİKSEL AKTİVİTE ÖNEMLİ

Diyabet tedavisinde amaç kan şekerini kontrol altında tutmak diğer bir ifade ile kan şekeri yükselmelerini ve kan şekeri düşmelerini önlemek. Kan şekerinin kontrol altında tutulması ile komplikasyonların gelişimi önlenebiliyor veya gelişmiş komplikasyonların seyri yavaşlatılabiliyor.

Özellikle karbonhidratların vücudun ihtiyacından fazla tüketilmesinin kan şekerini yükselttiğini söyleyen Endokrinolog Doç. Dr. Şafak Akın, “Diyabetli hastaya kişiye özgü bir beslenme planı verilmelidir. Diyabetli kişilerde de sağlıklı beslenmenin anahtarı dengedir. Önemli olan vücudun enerji, karbonhidrat, protein, yağ, lif, vitamin, mineral gereksinimini dengeli bir şekilde karşılamaktır. Kan şekerinizin hızlı bir şekilde yükselmesine neden olan şeker ve şeker içeren yiyecekler ile kilo almanıza neden olacak yağ ve yağlı yiyecekleri azaltmak, az az ama sık sık yemek de diyabetli kişilere önerilmektedir” dedi.

Fiziksel aktivite vücudun glikozu etkili şekilde kullanmasını ve kan şekeri kontrolünü sağlaması açısından önem taşıyor. Bir egzersiz programına başlamadan önce yapılması planlanan egzersiz çeşidi ve süresi ile ilişkili olarak bir uzmana danışmak unutulmaması gereken bir diğer nokta.