İlişkili Haberler

Zatürrenin akciğer dokusu enfeksiyonu olduğunu, virüsler, bakteriler, atipik bakteriler denen farklı mikroplar ve mantarlar gibi mikroorganizmaların zatürreye neden olabildiğini belirten
Memorial Şişli Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Füsun Soysal, pnömokok bakterisinin en sık karşılaşılan zatürre nedeni olduğunu söyledi.

Bunların dışında bir takım kimyasal maddelerin akciğeri tahriş etmesi yada kişinin radyasyona maruz kalmasın, radyoterapi görmesi sonucunda meydana gelen zatürrelerin de olduğunu söyleyen Dr. Söysal, “Çocuklar, kronik bir hastalığı olanlar (kalp, şeker, böbrek, karaciğer hastalığı vb.), kanser hastaları, bağışıklığı baskılayıcı ilaçlar ve kortizon kullananlar, 65 yaş ve üstü erişkinler, organ nakli olanlar, sigara ve alkol bağımlıları, KOAH hastaları, geçirilmiş tüberkülozu olanlar, astım hastaları zatürreye karşı risk altındadır” dedi.

DÜZENLİ EL YIKAMAYA ÖZEN GÖSTERİLMELİ

Mikrobun vücuda ilk girdiğinde üst solunum yolu veya grip aşamasında bulaşıcı durumda olduğuna vurgu yapan Soysal, hastalığın seyri ve tedavisi hakkında şunları söyledi:

“Bulaştığı her insanda zatürre yapmayabilir. Aynı mikrop bağışıklığı güçlü bir kişide gribe neden olurken bağışıklığı düşük bir kişide zatürreye neden olabilmektedir. Bu da yine kişinin vücut direncine bağlı olarak değişmektedir. Sağlıksız beslenmek, düzensiz uyumak, el ve vücut hijyenine özen göstermemek, soğuk havaya maruz kalmak bağışıklığı düşürmekte bunun sonucunda da vücut mikroplara, virüslere açık hale gelmektedir. Kişinin vücut direnci çok düşükse ve aldığı mikrop çok kuvvetli ise zatürre 2 gün içerisinde de gelişebilmektedir. Ama bunun yanında grip ya da üst solunum yolları enfeksiyonu olan biri düzgün tedavi görmezse zatürre 2 hafta sonrada gelişebilmektedir.

EN ÖNEMLİ BELİRTİSİ ÖKSÜRÜK

Zatürrenin en önemli belirtilerinden biri öksürüktür. Öksürüğün kuru ya da balgamlı olması kişinin aldığı mikroba ve bünyesine göre değişebilmektedir. Örneğin atipik zatürrede kuru öksürükler daha fazla görülmektedir. Ama toplum kökenli denilen klasik bakteri kaynaklı zatürrelerde balgam daha ön planda olabilmektedir. Yüksek ateş, göğüs ağrısı ve nefes darlığı zatürrenin diğer önemli belirtileri arasında yer almaktadır. Bu bulgularda yine zatürreyi yapan mikrobun çeşidine göre farklılık göstermektedir. Bunların yanında halsizlik, iştahsızlık, mide bulantısı ve genel vücut ağrıları olabilmektedir. Daha ileri evrelerde bulantı, kusma, bilinç kaybı ve ciddi nefes darlığı görülebilmektedir.

MİKROBUN TÜRÜNE GÖRE ANTİBİYOTİK TEDAVİSİ YAPILMALI

Ateş, öksürük, balgam ve nefes darlığı olan bir kişinin mutlaka akciğer grafisi çektirmesi ve kan testleri yaptırması gerekmektedir. Bu belirtiler aynı zamanda birçok akciğer hastalığında görülmektedir. Gribal enfeksiyonlar, tüberküloz, bronşit gibi hastalıklar pnömoni ile karışabilmektedir. Çoğunlukla akciğer grafileri ile tanı konmaktadır. Yüksek ateşle birlikte seyreden zatürrelerde mutlaka kan kültürü, balgam eşlik eden durumlarda ise balgam kültürü alınmalıdır. Ayrıca bilgisayarlı tomografi teşhiste yardımcı olmaktadır. Muayene bulguları, akciğer grafisi, kan tetkikleri sonucunda tedavi için doğru antibiyotiğin seçilmesi önemlidir. Mikrobun türü tespit edilmeli ve antibiyotik seçimi buna göre yapılmalıdır. Tedavi süresini uzman hekim belirlemektedir. İlaçların düzenli ve doğru dozlarda kullanılmasının yanında bol sıvı almak ve istirahat etmek çok önemlidir. Tedaviyi erken kesmek tehlikelidir, zatürre düzgün tedavi edilmediği takdirde akciğerde sıvı toplanabilir ve apseleşmeler olabilir.

BAĞIŞIKLIĞI GÜÇLÜ TUTMAK ZATÜRREDEN KORUYOR

Başta toplum kökenli zatürre olmak üzere pnömokok bakterisinin neden olduğu enfeksiyonlara karşı etkili zatürre aşısı bulunmaktadır. Yılın her dönemi uygulanabilen bir aşıdır. Yaşam boyu etkili olan zatürre aşısı mevcuttur. Çocuklara, 65 yaş üstü bireylere, çok sigara içenlere ve ağır zatürre atlatmış riskli tabloda yer alan kişilere yapılmalıdır. Ayrıca 50 yaş üzeri kronik akciğer hastalığı, böbrek yetmezliği, diyabeti ve kalp hastalığı olan, kemoterapi gören, bağışıklığı bir şekilde baskılanmış kişilere de zatürre aşısının uygulanması gerekmektedir Sık gribal enfeksiyon geçiren ve bağışıklığı düşük kişilerde bu aşıyı yaptırabilirler. Zatürreden vücut direncini güçlü tutarak korunmak mümkün olmaktadır. Sebze ve meyve içerikli doğal ve sağlıklı beslenmek, düzenli uyuma, bol su tüketmek, hijyen kurallarına uymak bağışıklığı güçlendirerek zatürreye karşı koruma sağlamaktadır.”

VİDEO: GRİPTEN KORUNMAK İÇİN BUNLARA DİKKAT!