Fil hastalığında 'dünyada ilk'i Türkiye gerçekleştirdi

18 yıldır fil hastalığıyla mücadele eden Sadık Gözel'e yapılan operasyon, uygulandığı bölge açısından dünyada ilk olma özelliği taşıyor.

Fil hastalığında 'dünyada ilk'i Türkiye gerçekleştirdi

İstanbul'da yaşayan 60 yaşındaki Sadık Gözel, uygulandığı bölge nedeniyle dünyada ilk kez yapılan ameliyatla fil hastalığından kurtuldu. Operasyon aynı zamanda Türkiye'de fil hastalığındaki ilk başarılı ameliyat olarak da kayıtlara geçti.  

Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi'nde ameliyatı gerçekleştiren Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahı Doç. Dr. Mehmet Veli Karaaltın, "fil hastalığı" olarak bilinen "lenfödem"in tedavi seçeneklerinin çok sınırlı olduğunu söyledi.

Lenfödemi, "lenf bezleri veya lenf yollarında doğuştan ya da edinsel şekilde oluşan hastalık" şeklinde tarif eden Karaaltın, bu hastalıkta lenfatik sistemlerdeki bozukluk sonucu dokulardaki lenf sıvısının boşaltılamaması nedeniyle ilgili vücut bölgesinin şiştiğini anlattı.

Karaaltın, bu tip rahatsızlıklarda hastanın sorunu çözmeyen veya konservatif yöntemlere yönlendirildiğini ve hastanın bu şekilde hayatını sürdürdüğünü kaydederek, hastalığın doğası gereği kişinin yaşam kalitesini olumsuz etkilediğini aktardı.

Söz konusu hastalığın evreler halinde gerçekleştiğini, öncelikle kişinin hastalıklı bölgesinin şiştiğini bildiren Karaaltın, rahatsızlığın gittikçe "fil hastalığı" denilen hali aldığını ifade etti.

"AMELİYAT, UYGULANDIĞI BÖLGE AÇISINDAN DÜNYADA İLK"
Karaaltın, genelde tropikal bölgelerde görülen bu ve benzeri hastalarda genellikle cerrahi yöntemlerin kısıtlı olduğunu belirterek, bu alanda bir ilke imza atmaktan ziyade hastanın sağlığına kavuşmasını sağlamak amacıyla bu ameliyatı yaptıklarını söyledi.       

Doç. Dr. Karaaltın, şöyle devam etti: "Operasyon, insan vücudunda ameliyatı yapılan bölge açısından dünyada ilk olma özelliği taşıyor. Türkiye'de fil hastalığı konusunda yapılan ilk başarılı ameliyat. Burada özetle başka bir bölgeden lenf nakli yaptık. Boyun bölgesi lenf açısından zengin bir bölge. Orada onu mikrocerrahi yöntemle damarlarıyla hazırlayıp hastalıklı bölgeye taşıdık. Çok şükür başarılı olduk. Şu anda 10'uncu gündeyiz. Her şey güzel. Doku da canlı. Bu yöntem bu tarz hastalar için umut verici olacaktır. Günümüzün mikrocerrahi yöntemleri içerisinde uç noktayı oluşturabilir. Böylece biz de mutlu olacağız. Hastalara böyle bir çözümün faydalı olacağına inanıyoruz. Yani boyundan lenf düğümlerini damarlarıyla birlikte alıp, lenf bezleri ve damarların çalışmadığı testislere aktardık."

"BU YÖNTEMİN BAŞARILI OLMA İHTİMALİ DAHA YÜKSEK"
Karaaltın, nakille birlikte hastalığın seyrinin değiştiğini ve hastanın hayat kalitesinin arttığını kaydederek, "Lenfödemli hastalar için de artık çözüm var diyebiliriz. Sadık amca geldiğinde testisleri normalin 5 katı şişmiş durumdaydı" dedi.

Cerrahi olarak hastanın testislerini küçülttüklerini ve hastalığın nüksetmemesi için önlemlerini aldıklarını belirten Karaaltın, Türkiye'de fil hastalığının görülme sıklığı çok yüksek olmasa da ciddi sayıya ulaştığını anlattı. Karaaltın, bu hastalıkta genelde ilaç tedavisi ve bazı cerrahi yöntemlerin uygulandığını dile getirerek, "Ancak bizim uyguladığımız yöntem daha iyi. Diğer yöntemlerde lenf damarları bulunup toplardamar sistemine aktarılıyor. Bu daha fizyolojik. Daha rasyonel ve başarılı olma ihtimali daha yüksek" diye konuştu.

HASTALIK ÜŞÜTMEYLE BAŞLADI
Sadık Gözel de hastalığın 1996'da üşütmeyle başladığını belirterek, belinden giren sancının genital bölgeye vurarak ödem oluşturduğunu söyledi. Gözel, hastalıklı bölgede ağır yaralar da çıktığını kaydederek, uzun süre bu hastalıkla mücadele ettiğini, farklı farklı doktorlara tedavi olduğunu, değişik ilaçlar kullandığını ancak faydasını görmediğini aktardı. Gözel, "Rahatsızlığım nedeniyle abdest almakta, namaz kılmakta ve diğer yapmak istediğim şeylerde zorluk çekiyordum. Şimdi çok şükür sağlığıma kavuştum" dedi.

Sayfa Yükleniyor...