İlişkili Haberler

Özellikle okul döneminde çocukların daha sık hastalanmasına bağlı olarak geniz eti büyümesinde artışa neden oluyor. Geniz eti, hava yolu ile bulaşan virüs ve bakterilerin yanı sıra, alerjenlere de sürekli maruz kalıyor. Mide sıvısının genze kadar ulaştığı durumlarda geniz eti dokusunda da büyüme oluşabiliyor. Bazı araştırmalarda, alerji ve reflünün de geniz eti büyümesinde risk faktörü olduğu sonucunu gösterdiğini söyleyen Yeditepe Üniversitesi Kozyatağı Hastanesi KBB Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Müzeyyen Doğan, “Bir çalışmada geniz eti büyüme riskinin patolojik boğaz reflüsü olan çocuklarda 9,6 kat, patolojik mide reflüsü olan çocuklarda 5,4 kat artmış olduğu gösterilmiştir” dedi, bu nedenle alerjik çocuklarda da alerjilerinin yoğun olduğu dönemde geniz etlerinin daha fazla büyüdüğünü belirtti.

ÇOCUĞUNUZ GECE HUZURSUZ MU UYUYOR?

Geniz eti normalde her çocukta bulunuyor ve üst solunum yoluna ulaşan mikroplara karşı vücudu koruyacak antikor dediğimiz hücreleri üretiyor. Geniz etinin sorun yaratması için burundan hava geçişini azaltacak ve/veya kulağı havalandıran östaki borularının ağzını kapatacak boyutlara ulaşması gerektiğini belirten Doç. Doğan, bu durumda çocukların yaşadığı sıkıntıları şöyle sıralıyor:

Burundan nefes alma güçlüğü.
Sürekli ağızdan nefes alma.
Genizden konuşma.
Orta kulakta havalanma bozukluğu ve buna bağlı kulak zorunda çökme, sık tekrarlayan orta kulak iltihabı.
Hırıltılı ses çıkarma.
Baş ağrısı.
Öksürük, geniz akıntısı.
Sinüzit.
Horlama.
Uykuda birkaç saniye süreyle nefesini tutma (uyku apnesi).
Huzursuz uyuma.
İştahsızlık, büyüme ve gelişme geriliği.
Çene ve yüz kemiklerinde gelişim bozukluğu .
İdrar kaçırma.

Doç. Dr. Müzeyyen Doğan
Doç. Dr. Müzeyyen Doğan

Geniz eti büyümesine bağlı uyku kalitesinin bozulması, uykudaki büyüme hormonu salınmasını azalttığı için çocukların büyüme ve gelişme hızları da azalabiliyor. Bununla birlikte, ağız solunum yapan bu çocuklarda çene ve diş yapısının değiştiğini ve diş çürüklerinin de daha fazla görüldüğünü söyleyen KBB Uzmanı, tedavi yaklaşımı konusunda şunları anlatıyor:

“Akut üst solunum yolu enfeksiyonları sırasında çocuklarda geniz etinde büyümesinin olması normal fizyolojik bir yanıttır. Geniz etinin akut iltihaplarında ilaç tedavileri kullanılır. İlaç olarak antibiyotikler, ağrı kesiciler, dekonjestan ilaçlar, okyanus suları, alerji varlığında intranazal steroidler tercih edilir. Reflüsü olan çocuklarda reflü tedavisi ile de rahatlama sağlanır. Çocuklarda ilaç tedavileri ile giderilemeyen burun tıkanıklığı, ağzı açık uyuma, horlama, orta kulak iltihabı, uykuda nefesini tutma gibi tıkanıklık semptomlarından bir ya da birkaçı varsa geniz eti büyüklüğü araştırılmalıdır. Yapılan incelemeler sonucunda hava yolunda daralma varsa ameliyat kararı verilir.

“YENİ YÖNTEMLERLE İYİLEŞME DAHA HIZLI”

Son dönemlerde geniz eti alınırken koblatör adı verilen ve radyofrekans enerjisi ile çalışan cihazlar kullanılıyor. Operasyon sırasında bir taraftan kamerayla bakarak ağız içinden cihazın kaleme benzeyen aparatı ile geniz eti alınıyor. Yapılan çalışmalarda operasyon sonrası iyileşmenin diğer tekniklere göre daha hızlı olduğu, geride kalıntı bırakmadığı için tıkanıkları daha iyi açtığı ve işlem sırasında da belirgin kanamaya yol açmadığı gösteriliyor.”

AMELİYAT SONRASINDA BÜYÜME HIZI ARTIYOR

Koblatör ile yapılan geniz eti ameliyatları sonrasında çocukların genellikle ağrı kesici ihtiyacı olmadığını anlatan Doç. Dr. Müzeyyen Doğan, ameliyat sonrası için de şunları söylüyor:

“Geniz eti burnun arka tarafında kaldığı için yeme içme konusunda bademcik ameliyatlarında olduğu gibi özel bir diyet önermiyoruz. Burnunu temizlerken deniz suyu veya serum fizyolojik spreylerin kullanılmasını tercih ediyoruz. Ayrıca geniz eti alınan çocukların daha sık hastalandıklarına dair düşüncenin de yanlış olduğunun bilinmesi gerekiyor.”

Ameliyat sonrasında, çocuğun huzurlu uyuması ve dinlenmiş uyanmasına bağlı olarak büyümü hormonu seviyesi de artıyor. Bu da boy/ kilo artışı şeklinde kendini gösteriyor.”

Fotoğraflar: Yeditepe Üniversitesi