Sıcak hava bazı sağlık problemlerini de beraberinde getiriyor. Termometre sıcaklığı ile hissedilen sıcaklığın farklı şeyler olduğunu belirten Prof. Dr. Hilmi Sabuncu, “Vücudumuzun termal konforu, hissedilir sıcaklığa bağlıdır. Vücudumuzun ısı kaybı ile ısı kazancı dengede olduğu zaman rahat ederiz. Fazla ısı kaybedersek, üşürüz; fazla ısı kazanırsak bunalırız” diyor.

Sabuncu, hissedilen sıcaklığın vücut üzerindeki etkisini şu örnekle açıklıyor: “Termometre sıcaklığı 30 derecenin, hava nemi % 80’nin üzerinde olursa ve hava esinti hızı çok düşük ise son derecede bunalır ve sıkıntı yaşarız. Çünkü vücudun terleme mekanizması, aşırı sıcaklık dolayısıyla devreye girdiğinde, hava neminin yüksek olması ve esinti hızının çok düşük olması nedeniyle, derimizin üzerinde kalır, buharlaşamaz. Ter vücudumuzda bir muşamba etkisi yaparak, ısı kaybımızı azaltır, vücudumuzdaki ısı birikimi dolayısıyla da zarar görürüz. Biliyoruz ki, terleme sonucu derimizde oluşan sıvı, rahat buharlaşırsa, etrafından ısı alır ve ısı kaybımızı arttırır. Esinti hızı yüksek, hava nemi az olursa, buharlaşma daha da fazla olacağından, vücutta biriken ısı daha kolay atılır ve termal bir konfor hissederiz.”

Özellikle solunum ve dolaşım rahatsızlıkları veya yakınmaları olanları uyaran Prof. Sabuncu, “Bu hastalar, termometre sıcaklığının ve hava neminin fazla, hava esinti hızının az olduğu hallerde evlerinden çıkmamalı, serin yerleri tercih etmeli ve vücut ısısının artmaması için istirahat etmeli” uyarısında bulunuyor.