Birleşmiş Milletler HIV/AIDS Ortak Programı (UNAIDS)’in yayımladığı küresel HIV ve AIDS istatistikleri 2018 Raporuna¹ dikkat çeken Pozitif-iz Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Çiğdem Şimşek, dünya genelinde 15-24 yaşları arasındaki genç kadınların HIV ile enfekte olma ihtimalinin erkeklerden iki kat fazla olduğunu söyledi.

Dünya genelindeki 36.9 milyon HIV ile enfekte kişinin 18.8 milyonu (%50’si) kadınlardan oluşuyor.²  Her yıl azalması beklenen bu sayı tam tersine hızla artıyor. Şimşek, “Bu nedenle kadınların daha fazla sorumluluk alarak, “HIV’i önlemek benimle başlar” görüşünü benimsemeleri büyük önem taşıyor” diyor ve ekliyor: 

“Çünkü; kadınlar hem biyolojik hem de sosyal nedenlerden dolayı erkeklere göre daha fazla HIV ile enfekte olmaya yatkındırlar. Kadınlar, toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve yoksulluk nedeniyle daha fazla etkilenmektedirler. Kadınlar HIV ve AIDS ile ilgili damgalanmalara da daha fazla maruz kalabilmektedirler. Tüm bu nedenler kadınları hem HIV’e karşı daha savunmasız bırakmakta hem de ayrımcılığa maruz kalma korkusu yüzünden teste gitmelerine, dolayısı ile geç tanı ve tedavi almalarına neden olmaktadır. Bu sorunlar yaşanan bölgeye göre artış gösterebilmekte ve çözümü de güçleşebilmektedir. Tüm bu eşitsizlik ve olumsuzlukları ortadan kaldırmak için kadınların HIV ve AIDS konusunda daha fazla bilgilenmesi gerekmektedir.”

KADINLAR NE YAPABİLİR? 

Çiğdem Şimşek’in, kadınların HIV/AIDS ile mücadelede yapabilecekleri ile ilgili görüşleri ise şöyle:          

“Öncelikle “benim eşim / sevgilim bana hep sadıktır” görüşünden uzaklaşılmalı ve ister evli ister bekâr olsun, cinsel yönden aktif olan ve her cinsel birleşmede kondom kullanmayan tüm kadınların düzenli olarak HIV testi yaptırmalarını önemle tavsiye ediyoruz. Cinsel partner ile güvenli seks ve kondom kullanımı üzerine konuşarak, kondom kullanımı talep edilmeli. Gebe kadınların HIV testi yaptırmaları ve durumlarını öğrenmeleri 2 kat önem taşımaktadır. HIV tanısı alan gebeler, hemen tedaviye başlayarak önce kendi sağlıklarını güvence altına alacak ve böylece bebeğe dikey geçiş ihtimalini de minimize edeceklerdir. Ardından doğum sırasında ve sonrasında yatay geçişi engellemek için (bir süre) bebeğe verilen tedaviye de erişim sağlamış olacaklardır. Teste gitmekten çekinmeyin ve sağlığınızdan haberdar olun. HIV tanısı almanın hayatın sonu olmadığını unutmayın. Günümüzde başarılı ilaçlar sayesinde HIV ile yaşamak ve yaşlanmak mümkündür. HIV pozitifler her işte çalışabilir, evlenebilir ve herkes gibi doğal yollarla (B=B kriterleri dahilinde³)  bebek sahibi olabilirler. Çevrenizi bilgilendirin ve onları da HIV testi yaptırmaları konusunda teşvik edin.” 

HIV TESTİ NERELERDE YAPTIRILABİLİR?

HIV testini, hiçbir kimlik bilginizi vermeden ve ücretsiz olarak, İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa ve Mersin’de bulunan Gönüllü Danışmanlık ve Test Merkezleri’nde yaptırabilirsiniz. Ayrıca bulunduğunuz ildeki devlet ve üniversite hastanelerinde veya özel laboratuvarda da HIV testi için hizmet alabilirsiniz. 

TÜRKİYE’DE HIV RAKAMLARI

Sağlık Bakanlığı verilerine göre, ülkemizde 1985 yılından 31 Aralık 2018 tarihine kadar HIV pozitif olarak tespit edilen 21.520 kişi bulunuyor. 2018 yılında toplam 3356 yeni tanı bildirildi.⁴

1 YILDA HIV TANISI ALANLARIN SAYISI 4 KAT ARTTI

Türkiye, son yıllarda HIV enfeksiyonunun en hızlı arttığı ülkelerden biri oldu. 2011 yılında tanı alan HIV pozitif kişi sayısı 676 iken, 2018 yılında bu sayı dört katından daha fazla artış gösterdi ve 3356 kişi HIV tanısı aldı.⁴ HIV ile enfekte kişilerin % 79,9’u erkek, % 20,1 kadınlardan oluşuyor. En fazla görülen yaş grubu ise 30-34 ve 25-29 aralığında.⁴ 

Kaynaklar:
¹  http://www.unaids.org/en/resources/fact-sheet.
² http://www.unaids.org/sites/default/files/media_asset/women_girls_hiv_en.pdf.
³ https://www.pozitifiz.org/single-post/2018/11/12/BB-Belirlenemeyen-Esittir-Bulasmayan-Ne-Demek.
⁴ https://hsgm.saglik.gov.tr/tr/bulasici-hastaliklar/862-hiv-aids/1135-h%C4%B1v-aids-istatislik.html.

VİDEO: AIDS HASTASI TAMAMEN İYİLEŞTİ (TARİHTE İKİNCİ VAKA)