İSTANBUL - Kısa adı PMS (Premenstural Sendrom) olan adet öncesi sendromu, adetten yaklaşık bir hafta önce başlayan, kanamayla birlikte de hafifleyip kaybolan bir dönem ve kadınların yaklaşık yarısının, yaşamının bir döneminde karşısına çıkıyor. PMS yaşayan her 100 kadından 10’u bu dönemi "dayanılmaz" şeklinde tanımlıyor. Psikiyatrist Prof. Dr. Sedat Özkan, “Kadınlar buna mahkum değildir ve birçok ailede kadının PMS olması dikkate alınmadığı için gereksiz huzursuzluklar,ilişkilerde bozulmalar ve psikiyatrik rahatsızlıklar ortaya çıkar” diyor.

PMS, memede şişlik ve ağrı, sıvı birikimi, karın şişliği ve ağrı, başağrısı, kilo artışı, baş dönmesi, sersemlik hissi, karbonhidrat açlığı, iştah değişikliği, şekerli gıdalara isteğinin artması, bulantı, diyare, kabızlık, akne gibi fiziksel belirtilerle seyrediyor. Asıl dayanılmaz olan belirtileriyse psikolojik:Sıkıntı, huzursuzluk, gerginlik, bitkinlik, üzüntü, intihar düşünceleri, öfke, dikkat azalması, uyku bozukluğu, cinsel arzuda değişikler en sık görülenleri. PMS davranışlara da yansıyor. Tepkileri denetleme güçlüğü, hırçınlık, sosyal geri çekilme, ilgi azlığı, ağlama krizleri gibi. Tabii ki bu belirtilerin birkaçının bile birlikte görülmesi günlük hayatı darma duman etmeye yetiyor.

KADININ RUH SAĞLIĞINI VE SOSYAL İLİŞKİLERİNİ BOZUYOR
Prof. Dr. Özkan, "Tüm bunlar kadının ruh sağlığını ve sosyal ilişkilerini bozuyor. İşteki verimliliğini düşürüyor. Rollerini yerine getirmesini güçleştiriyor. Kadının ev içi ve toplumdaki huzursuzluk ve çatışmaları da bu dönemin daha şiddetli ve sıkıntılı geçmesine neden oluyor" diyerek şu bilgileri veriyor: "PMS kadının hormonları, beyni ve psikolojisi arasındaki bir etkileşim sonucu ortaya çıkar. Hormonlar, beyin kimyası ve psikoloji ilişkisi hipokrattan bu yana bilinir. Kişinin psikolojik durumundaki gerilme ve sarsılmalar hormonlarını etkiler, hormonlarda ki bozulmada beyni etkileyerek davranışa yansır. bu anlamda PMS hormonlar, beyin kimyası ve psikoloji bağlamında ve etkileşiminde ortaya çıkan bir nörohormonal ve psikolojik bir durumdur."

PMS’NİN PSİKOLOJİK BİR ZEMİNİ VAR
PMS en sık 30’lu yaşlarda görülüyor. Ancak ilk adet görmeyle menopoz arasında her yaşta ortaya çıkabilir. Konuyla ilgili son yıllarda yapılan araştırmalar, kadınların yüzde 50-90’ının birden fazla PMS belirtisi yaşadığını gösteriyor. Yüzde 20-40’ında bu dönemdeki yakınmalar yaşamlarını etkileyecek düzeyde. Kadınların yüzde 10’unda klinik bir sendrom olarak ortaya çıkıyor ve bir atipik depresyon ve kaygı bozukluğu şeklinde kendisini gösteriyor. Öte yandan kadınlarda görülen psikiyatrik bozuklukların çoğunluğunun adetle ilgili olduğu biliniyor.

Kadınlarda psikiyatrik sendromların; adet öncesinde, gebelikte, doğum sonrasında, jinekolojik ameliyat sonrasında veya menapoz sonrasında ortaya çıkabildiğine vurgu yapan Prof. Özkan, "Kadının kendisi, yakın çevresi, eşi ve ailesi tarafından bunun bir tıbbi psikolojik durum olduğu mutlaka dikkate alınmalıdır" uyarısında bulunuyor. PMS'nin bir kez ortaya çıktıktan sonra kolaylıkla kendi kendine düzelmediğini aktaran Özkan, tedavi yöntemleri ve bu dönemde kadına yaklaşım monusunda şunları söylüyor:

'TOPLUMSAL BİLİNÇ ARTMALI'
"Adet öncesi gerginlik sendromu, tıbbi psikiyatrik işbirliği içinde ele alınıp tedavi edilmelidir.Tedavide dirençli durumlarda B6 ve B12 vitaminleri verilir bunlarda yeterli olmazsa psikotrop ilaç verilebilir. Çok düşük düzeyde verilebilecek bazı psikiyatri ilaçları birçok kadında aslında sorunu halleder. Eğer o da yararlı olmazsa özellikle memedeki şişkinliğin çok fazla olduğu kadınlarda ödem belirtisi vardır. Düşük ihtimalle de olsa aslında beyinde de bir ödem gelişebilir. Bu tür ileri vakalarda da düşük doz antiödem ilaçlarından büyük ölçüde yararlanılabilir.

Basit yaşamsal ve ilaç düzenlemeleri ile vakaların %90’ından fazlası stabilize olur. Onun için toplumda, kadınlarda ve ailelerinde bu farkındalık, bilinç ve içgörünün gelişmesi gerekir. Kişi bu problem ile baş edemiyor ise Konsültasyon Liyezon Psikiyatrisi uzmanına başvurmasını öneririm. Kadın Doğum Psikiyatrisi, Konsültasyon Liyezon Psikiyatrisi’nin özel bir alt dalıdır. Tedavide hormon tedavisi, ilaç tedavisi, psikiyatrik tedavi ve psikososyal düzenlemeler bir bütün olarak ele alınmalıdır. Psikoterapi, grup tedavileri gibi tedavilerde faydalı olabilmektedir.

PMS'DE BU GIDALARDAN UZAK DURUN
Adet döneminin özellikle ikinci yarısında rafine şeker, tuz, kırmızı et, çikolata, şarap, turşu fındık, fıstık, aşırı alkol, çay, kahve tüketimini azaltılması gerekiyor. Balık, sebze ve meyve tercih edilmeli, az ve sık yemek yenmeli, egzersiz ve gevşeme hareketleri yapılmalı.