''Karadeniz Ülkeleri Meme ve Servikal Kanser Koalisyonu'' toplantısına katılan Akdağ, daha sonra düzenlenen basın toplantısında, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

İlişkili Haberler


Bir gazetecinin ''İstanbul'da bu yıl 24 kızamık vakası olduğu açıklandı. Bundan haberiniz yok muydu? Salgın tehlikesi var mı?'' sorusu üzerine Bakan Akdağ, ''2001 ve 2002 yıllarında Türkiye'deki kızamık vakası sayısını biliyor musunuz?'' diye sordu.

Sağlıkta Dönüşüm Programı ve o programın getirdiği yüksek koruyucu önlemler alınmadan önce, 2001 yılında Türkiye'de 31 bin kızamık vakası olduğunu anımsatan Akdağ, Türkiye'de kızamık vakası olmadığına dair açıklamayı yaptığı zaman sonrasındaki günlerde az sayıda da olsa kızamık vakası olacağını bilmediğini vurguladı. Akdağ, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Türkiye'de biz çocuklarımızda kızamık beklemiyoruz. İstanbul'daki vakalar bize Avrupa'dan bulaşmış vakalar. Avrupa'da birçok ülkede salgınlar var ama Türkiye'de bir salgın yok. Görülen kızamık vakaları da bizim kampanya yaptığımız ve aşıladığımız yaş grubundan daha önceki yıllarda doğan kişiler, 1975 ile 1990 arasında doğanlar. Çocuklarımızı çok yüksek oranda aşılıyoruz ve onları yüksek oranda koruyoruz. Bizden önceki yıllarda yapılmamış aşıların sonucu bu. Dikkat ederseniz çocuklarımıza bulaşmıyor. Yani daha üst yaş grubuna bulaşıyor. Bize göre endişe edilecek bir şey yok. Türkiye'de yüksek koruyucu tedbirler aldığımız için kızamık tamamen kontrol altındaki bir hastalıktır. Ancak 1975 ile 1990 arası doğanlar için ne kadar risk olabilir önümüzdeki yıllarda, onu da bilim adamlarımız araştırıyor. Bize verecekleri bilgiye göre hareket edeceğiz.''

1990 ÖNCESİNDE TEK DOZ AŞI YAPILIYORDU
Akdağ, ''Koruyucu önlemler az da onun için kızamık salgını yaşandı'' diyenlerin biraz insaf etmeleri gerektiğini dile getirerek, Türkiye'nin bu hususta çok başarılı bir ülke olduğunu vurguladı. Kızamık her tartışıldığında 1990 öncesi tek doz aşı uygulamasının da gündeme geldiğini ifade eden Akdağ, kimseye tek doz yapıldığı için zarar gelmeyeceğini, tek doz yetersiz kaldığı için kızamık olanlara zarar geldiğini belirtti.

O yıllarda o günkü bilimsel veriler çerçevesinde kızamık aşısının 9 aylıkken tek doz yapıldığını ve tekrarlanmadığını anımsatan Akdağ, dolayısıyla o dönemde çocuklarda çok sayıda kızamık görüldüğünü, kızamığın da beyin hasarı dahil birçok hastalığa neden olabildiğini kaydetti.

DOMUZ GRİBİ SALGINI BEKLENMİYOR
''Domuz gribi ile ilgili verilere baktığımızda, bu hastalığa yakalanan 29 kişi görünüyor? Domuz gribi ile ilgili durum nedir?'' sorusu üzerine Akdağ, ''Türkiye'de domuz gribi ile ilgili bilim adamları bir salgın beklemiyor ama mevsimsel olarak dolaşan grip virüslerinden biri de geçen yıldan intikal etmiş olan domuz gribi virüsü. O da diğer grip virüsleri gibi hastalık yapabiliyor. Gribe karşı korunmak için risk gruplarının zamanında aşı yaptırması gerekir. Devletimiz risk gruplarına bu aşıyı ücretsiz olarak yapmaktadır'' şeklinde konuştu.

Bir gazetecinin, ''Kızamıktan korumak için 1975-1990 arası doğanlar için özel bir aşılama düşünülüyor mu? Sizin bir çağrınız olabilir mi?'' diye sorduğu Akdağ, bilimsel heyetin o hususta bir saha araştırması yapılmasını öngördüğünü, o araştırmanın sonucuna göre hareket edeceklerini belirtti.

Akdağ, ''İthal hayvanlarla ilgili deli dana hastalığı noktasında bir tehlike var mı?'' sorusuna da o konuyla ilgili Tarım ve Köyişleri Bakanlığının genelgesine herkesin uyması gerektiği ve bakanlığın yol göstericiliğinde meseleyi değerlendirecekleri yanıtını verdi.

Sağlık Bakanı Akdağ, Libya'dan tahliye edilen Türk vatandaşlarının sağlık durumuna ilişkin soru üzerine de''Genel anlamda iyi. Hastaneye yatırdığımız birkaç vaka oldu ama çok ağır vaka yok'' dedi.