Manyetik alanda doğum kontrolü

Manyetik alan oluşturarak gebeliği önleyen ilk yerli malı rahim içi cihazı yapan Doç. Dr. Önder Çelik, "Ulusal ve uluslararası çalışmalar bir an önce başlarsa cihazın kullanıma girme süreci hızlanır" dedi.

15.03.2010 - 10:01

Manyetik alanda doğum kontrolü

İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi'nde geliştirilen “Intra Uterin Magnet" (IUM) yani rahim içi cihaz, dışı silikonla kaplı olduğu için statik manyetik alan üretiyor, sperm DNA'sı cihazın üretmiş olduğu bu manyetik alan tarafından etkileniyor ve sperm hareket yönünü değiştiriyor. Böylece manyetik alanla sperm ve yumurtaların bir araya gelmesi engelleniyor ve gebeliğin önü kesiliyor.

İlk yerli malı rahim içi cihaz özelliğini taşıyan IUM, laboratuvar ortamında ve hayvan deneylerinde başarılı oldu, insan spermlerine etkisinden de olumlu sonuçlar alınan çalışma, “Eur J Contracept Reprod Health Care” dergisinde yayınlandı.


Ntvmsnbc, IUM'in mucidi, İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı Öğretim üyesi Doç. Dr. Önder Çelik'e, tıp camiasında heyecan yaratan cihazın avantajlarını, dezavantajlarını ve insan kullanımına ne zaman sunulacağını sordu. 

Doç. Çelik, varolan rahim içi araçların gebeliği önlemede başarılı olduklarını, ancak cihazlara rağmen istenmeyen gebeliklerle karşıldığını söyledi ve hareket noktalarını, "Bir rahim içi cihaz dizaynı geliştirerek, bu cihazın hiçbir şekilde gebeliğe izin vermemesi gerektiği düşüncesinden yola çıktık ve yaklaşık 4 yıllık çalışmanın sonunda Intra Uterin Magnet'i ortaya çıkardık" sözleriyle özetledi.

SPERMLE YUMURTANIN BULUŞMASINI ENGELLİYOR
Spermin yönünü değiştiren yeni cihazın, bakırlı rahim içi araçların tüm özelliklerine sahip olduğunu belirten Doç. Çelik, "Ancak bu cihazı bakırlı cihazlardan ayıran en önemli özelliği manyetik alan üretmesi. Sperm ve yumurtanın bu manyetik alana takılarak bir araya gelmesinin engellenmesi ve gebelik oluşumunun bloke edilmesi önemli ve farklı bir özellik" dedi.

Doç. Çelik, diğer spirallerin az da olsa istenmeyen gebeliklere neden olduğunu, yani işlevini tam olarak yerine getiremediğini söylüyor. Biz de kendisine, "Klasik doğum kontrol yöntemlerine rağmen gebe kalma oranı nedir, sizin geliştirdiğiniz cihazının gebeliği yüzde yüz önlediğini söyleyebilir miyiz, yoksa bunda da bir takım sapmalar olabilir mi?" sorusunu yöneltiyouz. Doç. Çelik'in cevabı:  

KORUNMA YÖNTEMLERİNİN ETKİNLİĞİNİ PEARL İNDEKSİ BELİRLİYOR
"Bakırlı rahim içi cihazların etkinliği oldukça yüksek olup dünyada en çok tercih edilen korunma yöntemlerinden biridir. Gebelikten korunma yöntemlerinin etkinliği Pearl indeksi ile karşılaştırılır. Bu indekse göre 100 kadın bir yıl boyunca bir yöntem uyguladığında oluşan gebelik sayısını verir. Bir kadın yılı, 12 aydır (siklus). 100 kadın yılı ise 100x12= 1200 siklus eder. Pearl indeksi ne kadar yüksek ise o kadar çok istenmeyen gebeliğe yol açıyor demektir. Bakırlı rahim içi cihazların Pearl indeksi 0.1-1.5 arasında olup gayet etkin bir koruma sağlar. Kondomda bu oranı yaklaşık olarak 2 iken, doğum kontrol hap larında 0.1, takvim yönteminde 9.0 ve tüplerin bağlanmasında 0.2’dir. Bizim cihazımız henüz insan kullanımı olmadığı için gebeliği önleme oranı vermek olası değildir. Etki mekanizması bakırlı araçlara benzemekle birlikte ek olarak statik bir manyetik alan oluşturması olası etkinliğini güçlendiren yeni bir özelliktir."

  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...