Çocukluk çağındaki beslenmenin, çocuğun erişkin yaşta genetik potansiyeline uygun vücut yapısına ulaşmasında ve sağlıklı olmasında rol oynadığını belirten Memorial Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Dicle İnanç, obezite, kanser ve damar sertliğine karşı anne sütünün önemine dikkat çekti

"Dünya Sağlık Örgütü [DSÖ], anne sütü ile beslenmenin 2 yaşına kadar sürdürülmesini önermektedir. İlk 6 ay sadece anne sütü ile beslenen bebeklerde başta enfeksiyon hastalıkları olmak üzere birçok hastalığın görülme sıklığı azalmakta, beyin gelişimi daha iyi olmaktadır. Yine anne sütü ile beslenen çocuklarda ileri yaşlarda allerji, obezite, tip 1 diyabet, kanser, ateroskleroz [damar sertliği] gibi hastalıklara daha az rastlanmaktadır." 

BEDEN KİTLE ENDEKSİ 95'İN ÜZERİNDEYSE, OBEZ
Obezitenin (şişmanlık) enerji alımının, enerji harcamasını aştığı durumlarda ortaya çıktığını, aşırı ve orantısız yağ depolanması olduğunu söyleyen Dr. Dicle İnanç, çocuklarda obeziteyle ilgili bilgi verdi ve önerilerde bulundu.

"Obez çocukların büyük bir bölümünde altta yatan önemli bir neden bulunmaz, bunlar “basit veya eksojen obezite” olarak adlandırılır. Hormonal, genetik veya diğer nedenlerden dolayı ortaya çıkan obeziteye ise “sekonder ikincil obezite veya endojen obezite” denir. Yaşla değişebilmekle birlikte normal kişilerde vücut ağırlığının 1\4 -1\ 6 arasında değişen bir oranı yağ dokusudur. Yağ dokusu ilk 2 yaşta fazladır, bu dönemden sonra giderek azalır ve 7-8 yaşlarından sonra tekrar artmaya başlar ve çocuk ergenlik dönemine girmeye hazır hale gelir.

Çocuklarda obezitenin değerlendirilmesinde boya göre ağırlık ve vücut yağ kitlesini yansıtan ölçümler kullanılır. Buna göre tanımlama yapılacak olursa obezite; çocuğun ağırlığının boyuna uyan ideal ağırlıktan %20 fazla olmasıdır. Vücuttaki yağ kitlesini direkt olarak ölçen yöntemler zor ve pahalı olduğundan, sonuçları direkt yöntemlere paralellik gösteren “beden kitle indeksi” (BKİ) kullanılır. Bu indeks vücut ağırlığının boyun metre cinsinden karesine bölünmesi ile elde edilir (ağırlık/boy2). Çocuklar için yaşa ve cinse göre geliştirilmiş BKİ persentil eğrileri vardır. Bu eğrilere göre değerlendirildiğinde BKİ›95 olan çocuklar obez olarak kabul edilirler.

OBEZİTE YAŞAM SÜRESİNİ AZALTIR
Şişmanlık ile hipertansiyon, kardiyovasküler hastalıklar, diyabet gibi birçok hastalık arasında her yaş grubunda sıkı bir ilişki olduğu, şişman kişilerde yaşam süresinin kısaldığı, ayrıca erişkin şişmanların büyük çoğunluğunda bu durumun başlangıcının çocukluk yaşlarına uzandığı iyi bilinmektedir. Bu nedenle çocukluk yaşlarındaki şişmanlık günümüzde önemli bir toplum sağlığı sorunudur. Toplum sağlığının geleceği yönünden büyük risk taşıyan bu durum nedeniyle rutin sağlık kontrollerinde çocukların vücut ağırlığı ve ağırlıktaki artış çocuk doktorları tarafından dikkatle izlenmeli ve gerekli önlemler alınmalı, aileler bu konuda mutlaka uyarılmalıdır.

OBEZİTEDE ROLÜ OLAN FAKTÖRLER
1-Genetik Faktörler; bazı çocuklar ailesel olarak obeziteye daha yatkındır.
2-Çevresel Faktörler: Aktivite azlığı, ailenin gelir durumu, hareket azlığı, TV seyretme.
3-Beslenme Bozukluğu, fazla kalori alınması.
4-Psikolojik Faktörler; aile içi ve arkadaş çevresindeki olumsuzluklar.

Obezite tanısında çocuğun boya göre tartısı kadar vücut yağı oranı, çocuğun boyu ve anne-babasının tartısı da önemlidir.

OBEZ ÇOCUK DAHA ERKEN ERGEN OLUYOR
Obez çocuklar genellikle ergenliğe daha erken girerler, yaşıtlarına göre uzun boylu olsalar bile, epifiz kıkırdakları daha erken kapanarak biraz daha kısa boylu olabilirler. Özellikle obez kızlarda insülin direnci gelişerek yumurtalık kistleri gelişebilir ve ileride adet düzensizlikleri ve aşırı tüylenme görülebilir. Karaciğerde yağlanma ve safra taşı oluşumu daha sıkdır. Obez çocuklarda boyun ve göğüs bölgesindeki aşırı yağ birikimi solunum yollarına baskı yapar ve uykuda soluk alıp verme bozulabilir, obstruktif uyku apne sendromu gelişir ve uykusuz kalan çocukların okul başarısı düşer.

YAŞA UYGUN DİYET VE AKTİVİTE PROGRAMI
Tedavide yaşa uygun kalorili ve diyetisyen kontrolünde bir diyet ve aktivitenin arttırılması esastır. Bu dönemde ayrıca büyüme ve gelişmelerinin düzenli olarak izlenmesi de önemlidir. Aktivite arttırılması için öncelikle televizyon ve bilgisayar başında geçirilen saatlerin azaltılması gereklidir. Bu sürenin günde toplam 1,5–2 saati geçmemesi uygundur. Çocukların doğal aktivitelerini yapabilecekleri ortamların hazırlanması çok önemlidir. Obezite nedeniyle kendisiyle ya da çevresiyle sorun yaşayan obez çocuğun yemek ve aktivite alışkanlıklarında önemli değişiklikler yapması kolay olmayabilir. Bunun için aile ve yakın çevre desteğine ihtiyaç vardır.

OBEZİTEYİ ÖNLEMEYE YÖNELİK YAŞAM TARZI ÖNERİLERİ
• Yaşamın ilk 6 ayında bebekler yalnız anne sütü ile beslenmeli,
• Bebek doyduktan sonra mamayı bitirmek için zorlanmamalı,
• Çocukluk çağında yüksek kalorili gıdalardan kaçınılmalı,
• Şekerli ve gazlı içecekler yerine su, ayran, süt tercih edilmeli,
• Çocuklara sebze yemekleri, baklagiller ve salata yeme alışkanlığı kazandırılmalı,
• Düzenli öğünler halinde yemek yeme alışkanlığı edinilmeli (3 ana 3 ara), öğün atlanmamalı (özellikle kahvaltı),
• Yemekler yavaş ve iyice çiğnenerek yenmeli, gelişigüzel atıştırmalardan kaçınılmalı,
• Bol su içilmeli,
• Hazır besinlerden uzak durulmalı,
• Çocukların okul kantinlerinden beslenmesi önlenmeli, mümkünse kantinlerde satılanlar denetlenmeli,
• Asansör yerine merdiven kullanılmalı,
• Yakın mesafelere yürüyerek gitmeli,
• Televizyon ve bilgisayar başında geçirilen süre kısıtlanmalı,
• Her fırsatta ve hafta sonları spor yapmalı,
• Beden eğitimi dersleri özendirilmeli ve artırılmalı,
• Çocuklar erken yaşlardan itibaren anne ve babalarının beslenme tarzını taklit ettiğinden, ebeveynler olarak iyi örnek olunmalı.