Erözgün, yaptığı yazılı açıklamada, Anayasa'nın 90. maddesi gereği kanun hükmünde olan BM Siyasi ve Medeni Haklar Sözleşmesi'nin 17. maddesinde, ''Hiç kimsenin özel hayatına, ailesine, evine ya da haberleşmesine keyfi ya da yasadışı olarak müdahale edilemeyeceği, hiç kimsenin şeref ve itibarına yasal olmayan tecavüzlerde bulunulamayacağı, herkesin bu gibi müdahalelere ya da tecavüzlere karşı yasalarca korunma hakkının bulunduğunun'' kurala bağlandığını ifade etti.

AB Temel Haklar Şartı ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nde de paralel düzenlemelere yer verildiğini belirten Erözgün, parmak iziyle mesai takibi uygulamasının yasalara aykırı olduğunu, bu uygulamanın derhal sonlandırılması gerektiğini savundu.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 81. maddesi ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 21. maddesi hükümlerine göre parmak izlerinin alınabileceğini ve ancak mahkeme, hakim, Cumhuriyet savcısı ve kolluk kuvvetlerince kullanılabileceğini belirten Erözgün, Sağlık Bakanlığı’na yazılı başvuruda bulunarak, parmak iziyle mesai takibi uygulamasının sonlandırılmasını, var olan kanun ve yönetmelik hükümlerinde gerekli yasal düzenlemelerin yapılmasını talep ettiklerini kaydetti.