PLT nedir? PLT (Trombosit) değeri kaç olmalıdır? Düşüklüğü ile yüksekliği nedenleri ve belirtileri

PLT olarak da adlandırılan trombositler, kanda çeşitli kimyasal reaksiyonların yürütülmesi için önemli görevler üstlenir. Trombosit sayısı, kişiden kişiye ve günden güne önemli farklılıklar gösterebilir. Peki, PLT nedir? PLT (Trombosit) değeri kaç olmalıdır? Düşüklüğü ile yüksekliği nedenleri ve belirtileri nelerdir? İşte ayrıntılar...

PLT nedir? PLT (Trombosit) değeri kaç olmalıdır? Düşüklüğü ile yüksekliği nedenleri ve belirtileri

TROMBOSİT (PLT) NEDİR?

Trombosit ne demek sorusu, kan pulcukları ya da plateletler olarak da bilinen bir tür kan hücresi grubu olarak yanıtlanabilir. iliğinde üretilen trombositler, kanda çeşitli kimyasal reaksiyonların yürütülmesi için önemli görevler üstlenir.

Kanın pıhtılaşması, damar hasarlarının onarılması ve yaraların iyileştirilmesi gibi birçok durumda trombositler, çeşitli şekillerde farklılaşarak oluşan travmanın derhal kapatılmasını sağlar. Böylelikle kan kaybının önüne geçilirken hasar gören dokuların onarımı için gereken ortam hazırlanmış olur.

Trombosit sayısının normalden daha düşük olması durumunda kan damarları yaralanmaya ve kanamaya yatkın hale geleceğinden yaralanmalarda aşırı kan kaybı görülebilir, yara iyileşmesi gecikebilir ve kanın pıhtılaşma süresi uzar.

TROMBOSİT (PLT) NORMAL DEĞERİ NEDİR?

Trombosit sayısı, kişiden kişiye ve günden güne önemli farklılıklar gösterebilir. Ancak sağlıklı yetişkin bireylerde ortalama trombosit sayısının 150.000 ile 450.000 hücre/mL aralığında olması beklenir.

Dolayısıyla PLT değeri kaç olmalı sorusu 150 ile 450 bin trombosit arası olarak yanıtlanabilir. Çeşitli hastalıklar, kullanılan bazı ilaçlar, yaş, cinsiyet ve gebelik durumu gibi birçok faktör, bu değerlerde değişikliklere yol açabilir.

Bu nedenle kan sonuçlarındaki trombosit sayısı bireye özgü olacak şekilde hekim tarafından değerlendirilmelidir. Bazı durumlarda sınıra yakın olan düşüklük ve yükseklikler herhangi bir olumsuzluk teşkil etmez. Ancak belirgin trombosit düşüklüğü ve yüksekliği durumunda bu sorunun nedeni mutlaka araştırılmalıdır.

TROMBOSİT (PLT) DÜŞÜKLÜĞÜ NEDİR?

sayımında trombosit değerinin 150.000 hücre/mL’den daha düşük çıkması, kanda PLT düşüklüğü olarak adlandırılır. Bu durumun bir diğer ismi ise trombositopenidir. Kanda trombosit değerinin düşük olmasının altında yatan birçok sorunu söz konusu olabilir.

Trombosit üretiminin azalması, trombosit yıkımının artması, kanın normalden daha seyreltik olması gibi durumlarda birim kandaki trombosit sayısı düşeceğinden trombositopeni durumu ortaya çıkabilir.

Bazı hastalıkların yanı sıra kullanılan bazı ilaçlar, beslenme veya alınan bazı tedaviler trombosit sayısını düşürücü etki gösterebilir.

TROMBOSİT DÜŞÜKLÜĞÜ NEDENLERİ

Trombosit düşüklüğü tespit edilen hastalarda bu duruma yol açabilecek pek çok durum söz konusudur. Bunlardan bazıları şu şekildedir:

-Akut veya kronik çeşitli hastalıklar
-Gebelik
-Kan nakli
-Sepsis (mikroorganizmaların kan dolaşımına karışması ile görülen kan zehirlenmesi durumu)
-Kullanılan bazı ilaçların yan etkileri
-Folik asit veya B12 vitamininin eksikliğine bağlı olarak gelişen anemiler
-Aplastik anemi
-İmmünolojik veya romatolojik hastalıklar
-Çeşitli kanser türleri (özellikle hematolojik kanserler)
-Uzun süreli ve aşırı alkol kullanımı
-Zehirlenme, toksik maddelere veya radyasyona maruz kalma
-Kemoterapi ve radyoterapi gibi kanser tedavileri
-Kemik iliğine ilişkin hastalıklar
-Viral enfeksiyonlar.

TROMBOSİT DÜŞÜKLÜĞÜ BELİRTİLERİ

Kanda PLT değerleri düştüğünde bu durum kişide çeşitli belirtilere neden olabilir. Trombosit değeri ne kadar düşükse, belirtiler de genellikle o kadar şiddetli şekilde hissedilir. Bazı trombositopeni belirtileri şunlardır:

-Vücudun çeşitli bölgelerinde mor, kırmızı veya kahverengi renge sahip morarma ya da renk değişiklikleri
-Aralıklı olarak gelişen burun ve diş eti kanamaları
-Yara iyileşmesinin gecikmesi
-Kanın pıhtılaşmasının zorlaşması
-Ciltte kırmızı veya mor renkli beneklenmeler (Peteşi)
-İdrarda kan görülmesi
-Makattan kan gelmesi, kanlı dışkılama veya siyah renkli dışkı (melena) görünümü
-Kanlı kusma (Hematemez)
-İç kanamalar

TROMBOSİT (PLT) YÜKSEKLİĞİ NEDİR?

Kanda PLT yüksekliği, trombosit sayısının 450.000 hücre/mL’den daha yüksek olması durumudur.

Trombosit yüksekliği veya trombositoz olarak adlandırılan bu durumun gelişiminde trombositopeninin tam tersi şekilde kanda pıhtılaşma eğilimi artar.

Kan hücrelerinin üretimi ve miktarının düzenlenmesi ile ilişkili olan mekanizmalarda veya hormonal dengede oluşan sorunlar, trombosit üretiminde artışa neden olabilir. Yine benzer şekilde kullanılan bazı ilaçlar veya kişide bulunan çeşitli hastalıklar trombosit sayısının yükselmesinde etkili olabilir.

TROMBOSİT YÜKSEKLİĞİ NEDENLERİ

Trombosit yüksekliği veya trombositoz durumuna yol açabilecek çeşitli nedenler söz konusudur. Bunlardan bazıları şu şekildedir:

-Kandaki sıvı oranının düşmesine bağlı olarak trombosit oranının artmış olması (kanın yoğunlaşmış olması)
-Fizyolojik olarak trombosit üretiminin fazla olması
-Demir mineralinin yetersizliğine bağlı olarak trombosit üretiminin artması
-Trombosit yıkımında görev alan dalağın fonksiyonunu yitirmesi veya dalağın splenektomi operasyonuyla alınmış olması
-Kemik iliğinde bulunan tümörler
-İnflamatuar bağırsak hastalıkları
-Romatizmal hastalıklar
-Çeşitli kanser türleri
-Hemoliz (kırmızı kan hücrelerinin yıkımı)
-Kullanılan bazı ilaçlar.

TROMBOSİT YÜKSEKLİĞİ BELİRTİLERİ

Kanda PLT değeri yüksekliği kişilerde genellikle herhangi bir belirtiye neden olmaz. Bu nedenle çoğu durumda kan sayımı sonuçlarında tesadüfi olarak saptanır.

Ciddi bir trombositoz durumu var ise hastada baş dönmesi, baş ağrısı, göğüs ağrısı, görme bozuklukları, el ve ayak şişmesi, uyuşukluk, dalak şişliği ve kaşıntı gibi çeşitli semptomlar ortaya çıkabilir.

Yüksek trombosit sayısına bağlı olarak vücudun çeşitli bölgelerinde pıhtılaşma sorunu meydana gelebileceğinden belirtiler pıhtılaşmanın oluştuğu bölgede yoğunlaşır.

Söz konusu pıhtılaşmalar kalp ve beyin damarlarında da meydana gelebileceğinden ciddi trombositozlarda kalp krizi ve felç gibi riskler de söz konusudur. Bu nedenle belirgin trombosit yükselmelerinde tıbbi tedavi uygulanması oldukça önemlidir.

NTV’yi sosyal medyadan takip edin

Twitter Facebook

Sayfa Yükleniyor...