İlişkili Haberler

Sağlık Bakanı Ahmet Demircan, "Medeniyetlerin Beşiğinde Anadolu Tıbbı" sloganıyla Türkiye'de ilk kez gerçekleştirilen Uluslararası Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Kongresi'ne katıldı.

Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Sağlık Bakanlığı, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi iş birliğinde gerçekleştirilen kongrede konuşan Sağlık Bakanı Ahmet Demircan, sağlık ile ilgili birikimi "geleneksel tıp" ve "modern tıp" diye ikiye ayırmak yerine bir araya getirip bilimin ışığında insanlığın hizmetine sunmayı amaçladıklarını vurguladı.


“MODERN TIP VE GELENEKSEL TIP BİRLİKTE ELE ALINMALI”

Modern tıbbın yanında geleneksel tıbbı da birlikte ele almak gerektiğini aktaran Demircan, şunları kaydetti:

"Bundan sonraki dönem bilimin ışığında ikisinden de yararlanma dönemidir. Yani geleneksel tıp bir dönem, tarihte insanlığa büyük hizmetler sağladı ve peşinden konvansiyonel modern tıp devreye girdi. Ama artık bundan sonra ikisini birleştirme ve ikisinin de sunduğu imkanlardan insanlığı yararlandırma dönemine giriyoruz. Geleneksel tıp; modern tıbbın alternatifi değildir, onun yerine geçme iddiasında değildir. Zaten birbirlerinin alternatifi olmamalı, onlar birbirlerini tamamlıyor, zaten o nedenle bu ad verilmiş; 'tamamlayıcı tıp'. Geleneksel tıp uygulamalarında kullanılan ürünler, bilimin laboratuvarlarında da mutlaka masaya yatırılmalı. Geleneksel tıbbın sunmuş olduğu geçmişe ait birikimi biz bilimin ışığı altında masada değerlendirip geleceğe ve kendimize hizmet ettirmeliyiz. Geleneksel olanı, moderni; hepsi insanlığın mirasıdır, birbirinin alternatifi değildir, insanlığın hizmetine sunulmalıdır. Biz inanıyor ve biliyoruz ki her derdin bir devası vardır ve onu aramak bulmak bizim görevimizdir."

“STANDARTLARI GELİŞTİRMEK İÇİN TAKİP EDİYORUZ”

Bakanlık olarak yaptıkları mevzuat düzenlemelerinde geleneksel tıp uygulamalarını sağlık sistemine entegre ettiklerini belirten Demircan, şöyle devam etti:

"Uygulama ve uygulayıcı boyutuyla standartlar oluşturduk ve o standartları geliştirmek için takip ediyoruz ve geliştirmeye devam ediyoruz. Geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamalarını merdiven altı uygulamalar olmaktan çıkarmak için elimizden gelen gayreti de sarf ediyoruz. Hem halkımızın sağlığı açısından hem de geleneksel tıpla ilgili istismarların son bulması ve algının düzenlenmesi bakımından bu mutlaka gereklidir. Türkiye entegrasyon ve standardizasyon açısından örnek bir değerlendirme kaydetmiş bulunmaktadır."

“15 DALDA GELENEKSEL VE TAMAMLAYICI TIP HİZMETİ VERİLİYOR”

"Türkiye geleneksel tıp uygulamalarından 15'inin hastanelerde doktorlar tarafından uygulanmasına izin verdi” diye konuşan Bakan, hastaların, geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulaması yapılan hastanelerden ve polikliniklerden hizmet alabileceğini söyledi. 

"SGK KAPSAMINA ALINMASI İLE İLGİLİ ÇALIŞMA YOK"

Geleneksel ve tamamlayıcı tıp hizmetlerinin SGK ödeme kapsamına alınması konusunda ise Demircan, "Şu anda böyle bir çalışma yok ama bu çalışmalardan ilaç üretilebilirse, bugünkü tıbbi anlamda elbette, o zaman ilacın gereği olarak kapsama alınabilir. Şimdilik öyle bir çalışma yok. Şimdi 15 dalda bu hizmeti veriyoruz ve giderek çoğalıyor. Bu eğitimi alan doktorlarımıza, bu uygulama iznini veriyoruz. O doktorlarımız çoğaldıkça bu uygulamaları da genişleteceğiz. Bakanlığımızda bir daire başkanlığı var. Bu yeni bir çalışma. Aslında çok eski bir çalışma, insanlık tarihi kadar eski ama konvansiyonel tıbbın ve modern tıbbın uygulama alanına aldığı ve temasa geçtiği bu çalışma yeni bir çalışma. Dünyanın her yerinde var, insan olan her yerde var. Çünkü insan yeryüzüne geldiği günden beri hastalıklarla karşılaştı, tedavi için bir sürü çalışma yaptı, bir sürü yöntem, malzeme, ilaç üretti. Elbette bunların bir kısmı o gün için yeterliydi, bugün için yeterli değil ama geriye dönüp bakmak lazım. Bu insanlığın mirası. Bunlar neden faydalıydı, ne kadar faydalıydı? Geliştirmek mümkün, yapılan bu şu anda" şeklinde konuştu.

"HEKİM ENDİKASYONU ASAS ALINIYOR"

Geleneksel ve tamamlayıcı tıp hizmetlerinde hekim endikasyonunun esas alındığını vurgulayan Demircan, "Orada gidip tedaviyi alacağı kişi de doktor olmak zorunda. İzin verilmiş olanlar da doktor zaten. Doktorlarımız bu işi yapıyor" ifadelerini kullandı.