Tüberküloz yani halk arasında bilinen adıyla verem, vücut direncinin düşmesini fırsat bilen sinsi hastalık olarak tanımlanıyor. 3-9 Ocak Verem Savaşı Eğitim ve Propaganda Haftası nedeniyle hastalığının nedenleri ve korunma yöntemleri hakkında bilgi veren Memorial Hastanesi Göğüs Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Füsun Soysal, çok önemli bir noktaya dikkat çekti. Dr. Soysal, tüberkülozun sağlıksız beslenme ve bilinçsiz diyetler ile tetiklendiğini söyledi.

"Uzun süreli ve bilinçsiz olarak yapılan diyetler, yıpratıcıdır ve vücut direncini düşürür. Çünkü beslenme yetersizlikleri ortaya çıkar. Diyetlerinde sebze, meyve ve etten yoksun bir beslenme programı uygulayanlar için verem büyük bir tehlike oluşturur. Vücut direncinin düştüğü bu dönemlerde vücuda alınacak bir verem mikrobu, hastalığı hortlatır. Diyette yalnızca vücut direnci düşmez, yaşanan zayıflama stresi de vücudu yıpratır."

ŞOFÖRLER VE ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİ RİSK GRUBUNDA
Stres, uykusuzluk ve beslenme eksikliğinin hastalığın en önemli nedenlerinden olduğunu vurgulayan Dr. Soysal, şunları söyledi.

"Çünkü bu nedenlerle vücut direnci düşer. Verem önceden; içki ve sigara kullanan, iyi beslenmeyen insanların hastalığı olarak bilinirdi. Ancak son zamanlarda, zayıflama uğruna özellikle şok ve uzun süreli diyetler yapan bayanlarda, otobüs, minibüs gibi toplu taşıma araçları ile taksi şoförlerinde, ev hanımlarında, üniversite öğrencilerinde çok fazla görülmeye başlandı.

KIŞIN TOPLU TAŞIMA ARAÇLARINA DİKKAT
Toplu taşıma araçları, otobüs ve minibüs şoförleri ile taksi şoförleri verem tehdidi altında. Çünkü özellikle kış aylarında camların kapalı olduğu havasız ve kalabalık bir ortamda, öksürük ve aksırık ile verem mikrobu saçan hastalar nedeniyle, bu mikrobu vücuduna rahatlıkla alabilir. Vücut direnci düştüğü anda da hastalık ortaya çıkmaktadır.

VEREM MİKROBU ORTAYA ÇIKACAĞI ANI KOLLAR
Öğrenciler arasında da verem çok fazla görülmekte. Üniversite yurtlarında kalan ve toplu yaşamın getirdiği sağlıksız koşullardan etkilenen öğrenciler, bu mikrobu birbirlerine rahatlıkla bulaştırabiliyor. Özellikle sınav döneminde çok fazla uykusuz kalmaları, kötü ve sağlıksız beslenmeleri vücut dirençlerini düşürür. Bu durum da vücuda herhangi bir sebeple alınan verem mikrobunun hastalığa dönüşmesinde etkili olur. Çünkü verem mikrobunu vücuduna alan herkeste bu hastalık ortaya çıkmaz. Mikrop vücuttayken, direnç düştüğü anda hastalık; akciğer, dalak, göz ve beyin zarına yerleşebilmektedir. 

Risk grubunda ev kadınları da ilk sıralarda yer alıyor. Ev kadınlarının da bu hastalıktan etkilenmelerinin en önemli nedeni, zorlaşan yaşam koşullarının beraberinde getirdiği stres ve kötü beslenme. Vücudun direncini artıran tüm besinlerden dengeli bir biçimde alamamak, verem tehlikesini artırır.

ANİ KİLO KAYBI VE BALGAM ÖNEMLİ İŞARET
Tüberküloz aşısının 8 ila 10 yıl koruma kapasitesi vardır. Ancak bu yüzde yüz değil. Tüberküloz mikrobu çok küçük olduğu için bu mikrobu taşıyan kişilerle birlikteyken çok kalın maske kullanılmalıdır. Korunmanın en iyi yolu, vücut direncini düşürmemektir. Uykuya dikkat etmek, dengeli ve iyi beslenmek, olabildiğince stresten uzak durmak gerekir. Balgam, iştahsızlık, halsizlik, özellikle gece terlemesi ve kilo kaybı olan kişiler mutlaka bir akciğer grafisi çektirmelidir.

DÜZENLİ İLAÇ TEDAVİSİ ŞART
Genellikle tüberküloz hastaları düzenli tedavi görmüyorlar. İki ay ilaçlarını alıp kendilerini iyi hissettiklerinde tedaviyi bırakıyorlar. Tüberküloz, bir yıl düzenli ilaç tedavisi gerektiren bir hastalıktır. Eğer bir sene boyunca düzenli tedavi yapılmazsa, nüksedebilir. Tüberküloz mikrobu, kullanılan ilaçlara karşı direnç kazanır. Türkiye’de, dirençlenen mikroplarla yeniden başlayan tüberkülozların da sayıları artmaya başlamıştır. Böylelikle tüberküloz hastalığının tedavisi daha da zor hale gelmiştir. Yurt dışında ise vaka sayısı bizden çok daha az olduğu için tedavi için 6 aylık süre yeterli olabilmektedir.