İlişkili Haberler

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi ve İstanbul Kanuni Sultan Süleyman SUAM Ortopedi ve Travmatoloji Kliniği Sorumlusu Doç. Dr. Cemil Ertürk ve ekibi tarafından geliştirilen yöntemle, diz protezi ameliyatına olan gereksinim 5-10 yıl daha geciktirilebiliyor. 

Uygulamayla hastaların ameliyat nedeniyle yaşayabileceği iş gücü kaybı önlenebilirken, hasta memnuniyetini artırma, ülke ekonomisine fayda sağlama gibi noktalarda da önemli avantajlar sağlanabiliyor.

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde uygulanan ve yurt dışından da çok sayıda hastanın uygulama için başvurduğu yöntemin, sağlık turizmi açısından da önemli bir katma değer sağladığına işaret ediliyor. 

"100 HASTADAN 40'I DİZ EKLEMİ ŞİKAYETİYLE BAŞVURUYOR"

Yöntemi, ekibiyle yürüttükleri bilimsel çalışma sonucunda geliştirdiklerini söyleyen ve uygulamayla, diz protezi ameliyatına olan gereksinimin 5-10 yıl daha geciktirilebildiğine işaret eden Ertürk, "Diz protezi ameliyatı olan hastalar ilk ameliyattan ortalama 10-15 yıl sonra ikinci bir revizyon ameliyatına daha gereksinim duyar. Erken yaşta yapılan diz protezi ameliyatlarında daha sık revizyon ihtiyacından kaçınmak için bu yöntemi geliştirdik" diye konuştu. 

Doç. Dr. Ertürk, Türkiye'de en sık görülen ortopedik sorunların başında diz eklemindeki kireçlenme probleminin geldiğini dile getirerek, şunları kaydetti:

"100 hastadan 40'ı diz eklemi şikayetiyle ortopedi polikliniğine başvurmaktadır. Bu çalışmamızda diz kireçlenmeleri için daha önce uygulanan iki ayrı enjeksiyon tedavisini birleştirerek, aynı anda hastanın dizine uyguladık. Diz kireçlenmesinde (diz osteoartritinde) rahatsızlığın nedeni, hem diz eklem içerisindeki hem de eklem çevresindeki bozukluklardır. Eğer sadece diz ekleminin içine yönelik enjeksiyon tedavisi uygulanırsa, diz ekleminin çevresi tedavisiz kaldığı için sonuç başarısız olacaktır. Bu nedenle yaptığımız bilimsel çalışmada, diz ekleminin içine enjeksiyon yaptığımız seansta, dizin eklem kapsülünün çevresindeki ağrılı tetik noktalara da ağrı kesici enjeksiyonlar yaptık. Diz osteoartriti konusunda daha önce yaptığımız birçok uluslararası literatüre kazandırdığımız bilimsel çalışmaların ışığında, dünyada ilk defa yapılan karşılaştırmalı ileriye dönük bu çalışmamız, dünya çapında diz cerrahisi alanında yayın yapan Knee Surgery Sports Traumatology Arthroscopy Dergisi'nde kanıtı en yüksek derecede kabul edilerek, Uluslararası Tıp Literatürüne girdi. Bu makale dünyaca ünlü birçok dergiden atıf almaktadır."

"YÖNTEMLE REVİZYON AMELİYATLARINA GEREKSİNİM DE KISITLANIYOR"

Doç. Dr. Ertürk, ayrıca bu çalışmanın Türk Ortopedi ve Travmatoloji Birliği Derneği ile Türkiye Spor Yaralanmaları Artroskopi ve Diz Cerrahisi Derneği tarafından da birincilik ödülüne layık görüldüğünü aktararak, "Yurt içi ve yurt dışından birçok hasta TÜBİTAK tarafından da bilimsel olarak teşvik edilen bu makalemizi kendi ülkesinde yayımlanan uluslararası dergilerde okuyarak, tedavi için hastanemiz ortopedi polikliniğine gelmektedir. Yurt dışından hastanemize başvuru sayısında gözle görülür bir artış var." diye konuştu.

İşlemin ortalama üç ila beş tekrar şeklinde yapıldığını ifade eden Ertürk, sözlerini şöyle tamamladı:

"Bir diz protezi ameliyatının ülkemize ortalama maliyeti 10 bin TL civarında. Bu rakam ülke çapında milyon dolarlarla ifade edilmektedir. Bu nedenle, 50-80 yaş arasındaki diz kireçlenmesi bulunan hasta grubuna eklem içine ve dışına yaptığımız ilaç uygulamasıyla diz protezi ihtiyacını 5-10 yıl kadar geciktirmiş oluyoruz. Bu uygulamayla hastalarda hem iş gücü kaybını önlüyoruz hem hasta memnuniyetini arttırıyoruz hem de ülke ekonomisine ciddi bir ekonomik fayda sağlıyoruz. Ayrıca revizyon ameliyatlarına gereksinimi de kısıtlıyoruz. Hastanemizde yapılan bu tedavi için kliniğimize özellikle yurt dışından çok sayıda hasta başvuruyor ve tam olarak iyileşerek memnun bir şekilde ülkelerine dönüyorlar."