Yaşanan kriz sonrası Fenerbahçe ile yollarını ayıran Alex de Souza basın toplantısı düzenledi.

Alex 127 dakika süren toplantısında Teknik Direktör Aykut Kocaman, Başkan Aziz Yıldırım, yönetici Ali Yıldırım ve medya hakkında samimi açıklamalar yaptı.

Kendi hatalarının da olduğunu itiraf eden Alex, Kocaman'la yaşadığı sorunlar hakkında da detaylı bilgi verdi.

"Sizlerle beraber geçirdiğim süre için en derinden teşekkür ederim" diyerek sözlerine başlayan Alex şunları kaydetti: "Pazartesi günü sözleşmemi feshettikten sonra taraftarın gösterdiği reaksiyonu rüyalarımda bile göremezdim, onlara çok teşekkür ediyorum. Çocukken bile son hafta ağladığım kadar ağlamamışımdır, çok duygulandım. En içten dileklerim bunlar, Fenerbahçe taraftarının bundan sonraki süreçte mutlu olmasını diliyorum. Bana çok iyi davrandılar.

Samet'e teşekkür etmek istiyorum. Geçen hafta havaalanından bugünkü istifaya kadar çok zor bir süreç geçirdi. Hiç kolay günler geçirmedi.

İki çok önemli maçın geçmesini bekledim. Çok şükür ki lehimize sonuçlandı. O yüzden toplantı için bugünü seçtim. Bazı yorumlar okuduğum için bunu söyleme gereğini hissettim. Önemli olan takımdır, bu iki maçın atlatılmasını istedim. Kulübün toplantısında ne söyleneceği beni endişelendirmiyor. Öyle ya da böyle başkan ve Kocaman'la konuşarak çözdük.

TWITTER'I YANLIŞ KULLANDIM
Fenerbahçe'de başarılı bir dönem geçirdiğimi düşünüyorum. Sanırım bu işin beş tane bacağı vardı. Kendim, Aykut Kocaman, Ali Yıldırım, başkan ve basın. Başınıza bir şeyler geliyorsa bunda sizin de dahiliniz vardır, kendi hatalarım da olduğunu biliyorum. En büyük hatam kulübü yaralayacak davranışlarda bulunmam oldu. Twitter'ı yanlış bir şekilde kullandım. Bazı insanlara mesajlar göndermeseydim daha iyiydi. Mesajın içeriğinde hata yoktu ama göndermeseydim, bende kalsaydı daha iyi olacaktı. Mahmut vasıtasıyla verilen borcu yoktur kağıdı var. O konuda Ali Yıldırım'la tartışmamız olmuştu. O konuda da öyle davranmasaydım diye düşünüyorum geriye baktığımda. Özellikle bundan dolayı 'para için oynuyor' gibi şeylere maruz kaldım. Kaptan olarak primlerin eşit dağıtılması gerektiğini düşünüyorum. Zamanında bu belgeyi imzalamış olsaydım bu düşünceyi engellemiş olabilirdim. Para düşkünü olsaydım kulüp tarafından bana yapılan ayrı çalış önerisine ayrı çalışarak yapardım. Mayıs'a kadar maaşımı alırdım. Ama insanlar hak ettiği parayı almalı. Bunlar durumun bu hale gelmesine kadar içtenlikle kabul ettiğim hatalarım.

TEKNİK DİREKTÖR OLUNCA PROBLEMLER BAŞLADI
Aykut Kocaman'la ilk tanışmamız yönetici olarak olmuştu. Aragones'le son maçımızda Trabzon maçını kazansaydık 7 Temmuz'a kadar tatilde olacaktık. Ben tatildeyken Aragones ayrıldı, Kocaman sportif direktör olarak göreve başladı. Dönüş tarihinin değişiklik bilgisi bana ulaştı. 20-22 Haziran civarı Samet arayıp geri dönüş tarihinin bir hafta öncesine çekildiğini söyledi. Ama ben programımı ona göre ayarladığımı dönemeyeceğimi söyledim. 7 Temmuz'da döndüğümde Daum'un odasına gittim ve gecikmeden dolayı özür diledim. Kendisi de sorun olmadığını söyledi. Beni de tanışmak için Kocaman'ın yanına gönderdi. Kendisiyle tanıştım, ilk söylediği şeylerden biri 'sen kaptansın, senin de gelmen gerekirdi' dedi. Ben de kendisine haklı olduğumu söyledim. Ve kendisine şunu ilave ettim. Yılın 11 ayını burada geçiriyorum, bana verilen ilk programa göre gitmiştim. Bu şekilde ilk tanışmamız gerçekleşti. Yönetici olarak bir sene çok az kontağımız oldu. Ondan sonra teknik direktör oldu. Teknik direktör olduğunda da problemlerimiz başladı. Kendisiyle birçok kere futbol üzerine görüşmemiz oldu, hepsini kabul ettim ama hiçbirine katılmadığımı söyledim. Futbol görüşümüz çok farklıydı. Benim görüşüme göre futbol takımı sürekli gelişmesi gereken bir takım. Bu da antrenmanlarla sağlanır. Bir oyuncu aynı performansla gidiyorsa bunda bir yanlışlık vardır. O da 'burası Türkiye, antrenmanlar gelişmek için değildir' diye yanıt verdi. Özellikle takımın gol attığı zamanlarda hocanın sevince katılmaması kafamda soru işaretleri ol