'All is well that ends well.'

Beşiktaş, Sivas, Galatasaray, Fenerbahçe ve Bursaspor'un fikstürlerine baktığımda Trabzonspor'un şampiyonluk şansı da var Avrupa'ya gidememe şansı da.

Haberler 11.05.2009 - 12:16

'Sonu iyi biten herşey iyidir', Shakespeare' in bir oyununun ismi. Trabzonspor'un bu sene saha içinde ve dışında yaşadığı her türlü olayın tatlı birer anı olarak hatırlanmasının tek yolu takımın kalan maçlarını kazanarak ligi en azından şampiyonlar ligi bileti alarak bitirmesi.

Benim içinse bu sezon sonuç ne olursa olsun ciddi bir hayalkırıklığıyla hatırlanacak. Tam doğru üçlüyü; doğru yönetim, doğru teknik direktör, doğru futbolcuları bulduk derken neden olduğunu da anlayamadığım – belki de anlamak istemediğim bir şekilde – Ersun Yanal'ı gönderen yönetimin bana yaşattığı hayalkırıklığının tarifi çok zor. Nuri Albayrak yönetimi gibi son derece vasat ve kabiliyetsiz bir yönetimin bile Ziya Doğan'ın arkasında nasıl dirayetli bir şekilde durduğunu düşündüğümde 'Demek ki gözümde Sadri Şener ve yönetimini çok fazla büyütmüşüm.' diyorum. Şimdi ise ortada Şenol Güneş, Giray Bulak, Ünal Karaman isimleri dolaşıyor. Bir ara Louis Van Gaal dendi, neyse ki o Bayern Munchen ile çabucak anlaştı da saçmasapan bir beklentiye girmedi camia. Ne farkeder ki Van Gaal takımın başına geçse. Van Gaal'in kenara çıkıp direktif vermemesi de problem olur, sürekli not tutması da. Çok biliyor ya 200'lük kelime haznesi ile televizyonda yorum yapan ve köşe yazarı olan Trabzonspor ilgilileri.

Ersun Yanal'I desteklemeyi anlayamıyor çoğu Trabzonspor taraftarı. Onların gözünde Ersun Yanal; Trabzon'lu olmayan, çok para alan, kenardan takıma bir türlü gerekli müdaheleleri yapamayan, Sivasspor'u yenemeyen, gözünün üzerinde kaşı olan bir teknik direktör. Ya diğerleri farklı mıydı? Trabzonspor'un son yıllarına baktığımda Ziya Doğan'ın ikinci dönemi ve Sadi Tekelioğlu hariç 'Son derece başarısız.' diyebileceğiniz bir teknik direktör var mı? Şenol Güneş, Giray Bulak, Samet Aybaba, Vahid Halilhodzic… Gidin daha gerilere hatta Yılmaz Vural, George Leekens… Hepsi mi başarısızdı? Ne değişecek ki şimdi? İsterse takımın başına Mourinho'yu, Guardiola'yi getir, doyar mı sanıyorsunuz Trabzon'daki yerel basın. Ersun Yanal benim için inanılması, ısrarla arkasında durulması gereken, bir sistemi bir planı olan bir hocaydı. Sadri Şener de bu vizyona sonuna kadar destek verebilecek bir başkandı ama yine olmadı. Üstelik takımın sezon başı koyduğu hedefi yakalamasına rağmen. Yollar ligin bitmesine 5 hafta kala ayrıldı hem de Trabzonspor'un hala şampiyonluk şansı bile sürüyorken. Bu takım kalan maçlarının tamamını kazanamazsa benim bir numaralı sorumlum Sadri Şener ve yönetimidir. Kimse bana Ersun Yanal ile bunun gerçekleşmeyeceğini söyleyemez. Ersun Yanal bir vizyondu, Trabzon halkının ve Trabzonspor camiasının 25 seneden sonra artık birtakım şeyleri anladığını gösterecekti ama o da olmadı. Hem de Sadri Şener ve yönetimi ile, Trabzonspor'un üzerindeki ölü toprağını attıran hemen hemen her kulvarda taraftarın içine su serpen bu yönetim ile.

Ahmet Özen ile kalan 3 hafta
Trabzonspor'da görevi mecburen teslim alan hocanın kalıp çalıştığı görülmemiştir. Orhan Çıkrıkçı, İhsan Derelioğlu, Turgay Semercioğlu, Ahmet Özen'in ilk dönemi vs. Bu nedenle ben kendisinin önümüzdeki sene takımın başında kalma ihtimalini 'sıfır' olarak değerlendiriyorum. Geçtiğimiz hafta Kayserispor maçında 4-1'lik güzel bir galibiyetle başladı Ahmet hoca. Hoş sahada her zamankinden farklı bir futbol yoktu. Hatta şapkadan tavşan çıkarır gibi oynattığı Tayfun ve Ferhat sahanın açık ara en kötü oyuncularıydı ama olsun. Bu defa şans yanındaydı Trabzonspor'un. Gökhan Ünal'ın direğe ve kaleciye çarpıp filelerle buluşan ikinci goldeki şans Ersun Yanal'ın görevde kaldığı sürece bir kere yüzüne gülmedi mesela. İlk golde savunmanın hediye ettigi Umut'un attığı gol de aynı şekilde. Umalım ki uğursuzluk (!) Ersun Yanal'dadır, onu gönderen Trabzonspor şansını da yanına alır kalan haftalarda.

Bu hafta Kocaeli'nde de durum çok farklı değildi. Ortasahada Selçuk'un yokluğunda Colman'ın liderliğinde tutuk bir ilkyarı, rakibin sürekli geldiği Ferhat'ın kanadı, takımın bu seneki en iyi oyuncusu Cale'nin fırsatçılığıyla bulunan ve takımı rahatlatan ikinci gol. İkinci yarı ise Trabzonspor'un doğru oyuncu değişiklikleriyle istediği futbolu sahaya yansıttığı ve Alanzinho'nun oyunda kaldığı 10 dakikada gerçek futbolunu ortaya koyduğu bir 45 dakika yaşandı Kocaeli'nde. Ersun Yanal'a 'Alanzinho'nu da al git.' diyen taraftarlar her topu aldığında rakip kaleye giden, son derece kolay adam eksilten bu oyuncuyu seyrederken ne hissettiler acaba?

Geriye 3 hafta kaldı. Trabzonspor'un 3 maçı da gayet zor. UEFA'yi hedefleyen taş gibi bir Bursaspor ile oynayıp kendi evinde çok iyi sonuçlar alan ve düşmemeye oynayan taraftarı ile bütünleşmiş bir Eskişehirspor ile karşılaşıp, bu senenin derbi takımı Fenerbahçe ile sezonu kapatacak. Beşiktaş, Sivas, Galatasaray, Fenerbahçe ve Bursaspor'un fikstürlerine baktığımda Trabzonspor'un şampiyonluk şansı da var Avrupa'ya gidememe şansı da. Bu denli kritik bir dönemde bu takımı sıfırdan kuran teknik direktörünü gönderen yönetime tekrar selamım olsun.

LigTV HD mi?
Trabzonspor'un maçları HD – yüksek çözünürlükte - yayınlanmıyor. Sivasspor deplasmanındaki maç HD yayınlandı ama onun dışında Trabzon'da oynanan maçlarda Konya, Denizli, İBB, Kayseri HD yayın yok. 16*9 yayın var ancak yayın HD değil. Hangi maç HD hangisi değil anlamakta zorlanıyorsanız maç yayınlanırken sağ alttaki logoyu takip ederek anlayabilirsiniz. Dün Kocaeli maçı da HD yayınlanmadı. Sivas'a rahatlıkla gidebilen HD kameraların Trabzon'a neden bir türlü gidemediğini anlamış değilim. HD kutu almadan once 'LigTV maçları HD yayınlayacak.' demeyip 'LigTV üç büyüklerin maçlarını HD yayınlayacak.' denseydi ben de ona göre davranırdım.

Trabzonspor'un basket takımı da var
Trabzonspor'un henüz geçen sene kurulmuş ve bu sene de 2.ligde playoff oynama başarısını göstermiş bir basket takımı var. Playoff maçlarında 4 takım arasında 3. olan takım birinci lige yükselmeyi kılpayı kaçırdı ancak Trabzon camiasının da bu takıma biraz daha sahip çıkması lazım. Bütün yük Saner Ayar'ın üzerinde. Bu takımın sadece Saner Ayar'ın değil tüm Trabzon halkının ve yönetim kurulunun takımı olduğunu hatırlamak gerekiyor heralde.

Bülent Uygun
Biliyorsunuz 'Sivas'taki başarının sırrı ne?' diye sorulmuştu Bülent Hoca'ya bir süre önce. O da 'İstanbul'da Reina, Laila var, bizde ise 'la ilahe illallah' var.' demişti. SMS ile soruyu yapıştırdı Maraton'da izleyici: 'Sivas'a Laila mı açıldı?'

Sayfa Yükleniyor...