O maçlar başlayınca hayat duruyor, bitince yer yerinden oynuyor... Türk futbolunun iki büyük takımı Fenerbahçe ile Galatasaray gazozuna bile oynasa izleyenler hop oturup hop kalkıyor.

Futbol tarihinin tozlu sayfalarını aralayınca bu güzel rekabetten küçük bir öykü çıkıyor. Biri sarı-kırmızı, diğeri sarı-lacivert...

İki rakip takım için mücadele etseler de, onları birbirine bağlayan bir şey var: Yazı

İki takımın 17 Ocak 1909'da Papazın Çayırı'nda ilk kez karşı karşıya geldikleri maçta gülen taraf 2-0'la Galatasaray oldu. O maçta golleri atan, takımın kaptanı da olan Emin Bülent Serdaroğlu'ydu. O gollerle adını derbi tarihine yazdırdı.

SOL KANADIN ŞAİRİ

Sol kanatta oynuyordu ama o aslında dizelerin kanatlarında geziniyordu. Şiirde Fecr-i Ati Topluluğu kurucularından olan Serdaroğlu için Ahmet Haşim şu yorumu yapmıştı: "Türk şiirinin üstünden bir kuyruklu yıldız gibi geçti."

ATATÜRK'E ŞİİR OKUDU
1910'da yazdığı Kin şiirini 1932 yılında Dolmabahçe Sarayı'ndaki bir yemekte Atatürk'e kendi ağzından okudu.

DERBİNİN GOL KRALLARINDAN
Galatasaray'ın kuruluşundan 1914 yılına kadar Galatasaray'ın formasını giydi. Derbi tarihinde, 12'yle en çok gol atan futbolculardan biri oldu. İki ezeli rakip Serdaroğlu'nun attığı ilk golden bu yana 'şiir gibi oynuyor', milyonlarca insan onları soluksuz izliyor...

EN ÇOK DERBİ GÖREN FENERLİ
Kıtanın öte yakasındaki öykü ise sarı-lacivert... Fenerbahçe adına en çok Galatasaray derbisi gören futbolcu Esat Kaner'in (Şeref Has'la aynı sayıda derbi gördü) öyküsü...

1932'den 1947'ye kadar tam 15 yıl Fenerbahçe formasını terletti. Kısacık boyuna ve çelimsiz vücut yapısına rağmen yıllarca başarılı performans sergiledi. Çok iyi zıplaması, görenleri hayrete düşürüyordu. Yıllarca Fenerbahçe'nin kaptanlığını yaptı.

DEFANSİF GOL KRALI
Defans ve orta sahada oynayabilen Kaner, 368 maçta tam 75 gol attı. 1936-37 sezonunda Fenerbahçe şampiyon olurken gol kralı oldu. Aslında defansif oyuncuydu ama forvet oynayarak gol kralı da oldu.

AA'NIN EMEKTARI
Tüm bu sayısal veriler aslında onun 'haber'iydi. Çünkü o bir gazeteciydi. Aynı dönemde birbirlerine karşı oynayamasalar da Emin Bülent Serdaroğlu'yla ortak bir yönleri vardı. Kaner'in de yazıyla arası iyiydi, bir gazeteciydi. Anadolu Ajansı'nda yıllarca çalıştı, oradan emekliye ayrıldı. Kaner'in çalışmaları ona Basın Şeref Kartı'nı getirdi. Gollerini sarı-lacivert formayla atarken, bir yandan da haberleri kovalıyordu çevikliğiyle. 1933'te girdiği Anadolu Ajansı'nda emekli oluncaya kadar çalıştı. 1984'te öldüğünde Türkiye Gazeteciler Cemiyeti onun için gazetelere ölüm ilanı verdi.

Cemiyetin sitesinde Kaner için şunlar yazıyor: Mesleğe Anadolu Ajansı’nda başladı ve emekli oluncaya kadar bu kuruluşta sürdürdü. Futbolda milli formayı giydi.

Biri şair... Biri gazeteci.. Onların öyküsü satır aralarından yeşil sahalara taşıyor..