Ligdeki iniş çıkış potansiyeline iyi örneklerden biri Antalyaspor’la Ankaraspor’un durumu: İlk yarı sona erdiğinde, aradaki 17 puan fark Antalya’yı düşme, Ankara’yı şampiyon adayları arasında gösteriyordu. Dokuz hafta geçti, şimdi 4 puan farkla 9 ve 10. sıralara dizilmiş vaziyetteler. Ankara’nın malûm, şampiyonlukla bir teması kalmadı. Fakat Antalya düşmekten büsbütün kurtulmuş değil.

Bunun zıddı bir örnek de Beşiktaş’la Kayseri. Onların arasındaki fark 17. haftada dörttü. Şimdi 15’e çıktı. Fakat farkın bunca açılması sadece Beşiktaş’ın statüsünde bir değişiklik üretti, Kayseri, 17. haftanın sonunda olduğu gibi, hâlâ 7.

Devre sonunu Bursaspor için de çıkış noktası alarak başka bir şeyi tespit edelim: Bursaspor lider Sivas’ın 12 puan gerisinde, 9. sırada bitirmişti devreyi. 26. haftaya geldiğimizde puan farkı değişmedi ama Bursaspor 6. sıraya yükseldi.

Liderle aynı hızda giderek aksayanları yavaş yavaş geçmeye baladılar ve 26. haftanın sonunda şampiyon adaylarının arkasına takıldılar. Ankara’yı, Gaziantep’i, Kayseri’yi geçtiler. Trabzon, Galatasaray ve Fenerbahçe’yle de arayı kapadılar. Fikstürleri ilginç. Beşiktaş ve Trabzon deplasmanları hariç, üstlerinden rakipleri kalmadı. Ara hâlâ çok açık ama üsttekilerin bunu koruyabileceğine dair işaret de yok. Rehavet belasına takılmayıp istikrarlarını korurlarsa, şaşırtıcı yerlere gelebilirler.

Duraklama devrini nihayet bitirip gerileme devrini başlatan Trabzonspor bu hafta, müzmin duraklama halindeki Fenerbahçe’ye de geçildi. Avni Aker, basbayağı Trabzonspor’un kâbusu: son dört maçında 8 puan boğulup gitmişti, bu hafta 0-0’lık Belediye beraberliğiyle kayıp 10’a çıktı. Daha dikkat çekici olan, Avni Aker’de Trabzon son dört maçta sadece Galatasaray’a gol atabildi – ortasaha oyuncularıyla... Trabzonspor bu düşeduran grafiğiyle lig sonunu Bursaspor’un altında görebilir mi? Fikstür, iki takımı Avni Aker’de karşı karşıya getiriyor, olabilir.

Ya Fenerbahçe? Fenerbahçe Bursa’ya geçtiğimiz hafta konuk oldu ve 2-1 yenildi. Bu hafta ise, Kadıköy’de Eskişehir’i 2-1 yendi. Ama maçı seyredenler, normalde çok olağan sayılacak bu galibiyetin pek de Fenerbahçe’nin performansıyla gelmediğini görmüşlerdir.

Eskişehir’in üstünlüğü, yahut Fenerbahçe’nin durgunluğu diyelim, devre arasında Aziz Yıldırım’ı soyunma odasına indirecek cinstendi. Nitekim ikinci devrede gelen galibiyet başkanın katkısına bağlanıyor, Fenerbahçe’nin toparlandığı söyleniyor. Ben o kadarına bile katılmayacağım; 90 dakikanın tamamında Eskişehir daha iyiydi. Fakat bunun planlanan bir şey olmadığını Rıza Çalımbay’ın sözlerinden anlıyoruz: “Fenerbahçe’ye ezilmedik,” diyor Hoca. Ezdiğinin farkında değil, ezilmediğine bakıyor... Öne çıkmaya çalışan oyuncular, Batuhan’ın röveşataları -meğer önceki akşamdan kalmaymış, sonradan duyduk-, teknik yönetimin basiretsizliği derken, Eskişehir gevşekliğinin bedelini ödedi, Fenerbahçe oynamadan kazandı.

Bunun bir sonucu, takımın şampiyonluk havasına girmesi ve toparlanması olabilir ki, bu durumda ligi sonuna kadar –haftaya bir Galatasaray yenilgisi olmazsa tabii- götürürler. Ama eğer bu galibiyet de bir ivme vermezse, Fenerbahçe de bu oyun şekliyle, ligi Bursaspor’un altında bitirebilir.

Galatasaray’ın Antep galibiyeti de, Sarı kırmızılıların şampiyonluk yarışına inatla yapışacağına dair bir işaret vermedi. Galatasaray’ın fikstürle ilgili avantajları var görünse de, Eskişehir ve Kocaeli’ne Sami Yen’de yenildiklerini unutmamak gerekir. Belli ki Galatasaray için de haftaya oynanacak Fenerbahçe maçı kılavuz olacak. O maçı kazanamazlarsa, Galatasaray’ın da ligi Bursaspor’un üstünde bitireceğinin garantisi olmaz.

Düşme hattında da kritik maçlar vardı bu hafta. En önemlisi, Ankaragücü-Kocaeli’ydi: Hikmet Karaman’la yeniden yapılanan Ankaragücü, yavaş yavaş eskimeye başlayan Erhan Altın’lı Kocaelispor’u 4-0 yendi ve çok ağır bir darbe vurdu. Ankaragücü bu galibiyetle tam beş takımı bir maçlık menzili içine aldı. Büyük ihtimal, bir galibiyetle, düşme potasını terk edebilecek. Yerine gelebilecek takımlar arasında Rıza Çalımbay’ın Eskişehir’i bile var. Bir yenilgiyle haftalardır verdiği emeği heba eden Kocaeli ise, bütün hikâyeye yeniden başlamak zorunda!

4-2’lik Antalya-Gençlerbirliği maçı, Antalya’nın efsaneleri arasına yazılmalı: Antalya 1-0 gerideyken 10 kişi kaldı, kalan 55 dakikada maçı aldı. Gençlerbirliği adına Mustafa Pektemek’i parlatan maçlardan biri oldu ama, takıma faydası olmadı. Antalya da ise bir gol iki asistle Tita, iki gol bir asistle Ali Zitouni parladı. Antalyaspor bu galibiyetle hayli rahatladı. Zaten yükselişlerine yazının başında değinmiştik. Bu sezon ilk kez 10. sıraya yükseliyorlar.

29 puanda kalan Gençlerbirliği ise Aybaba’nın dediği gibi, rahatsız. Hacettepe’yi yenerek puanını 30 yapan Konya’yla haftaya çok kritik bir maça çıkacaklar. Yine bir sorun çıkarsa, Ankaragücü’nü ötede tutmak için Bursa’nın istikrarına duacı olmak zorundalar.