1928 yılında kurulan Bucaspor, 1984 yılında Türkiye Üçüncü Ligi'nin kurulmasıyla profesyonel oldu. 6 yıl bu ligde mücadele eden İzmir ekibi, 1990 yılında tarihinde ilk kez 2. Lig'e yükselmişti. 1994 ve 1996 yıllarında play-off'larda iki kez Turkcell Süper Lig'in kapısından dönmüştü.

Geçtiğimiz sezon TFF 2. Lig'de şampiyon olarak Bank Asya 1. Lig'e yükselen Bucaspor, ben dahil sezon başında Turkcell Süper Lig'e çıkacağı kimse tarafından düşünülmüyordu.

37 yaşındaki kaleci Cenk Tekelioğlu, 36 yaşındaki Erman Güraçar, 38 yaşındaki Yılmaz Özlem, 32 yaşındaki Mehmet Polat, 32 yaşındaki Cem Kargın, 31 yaşındaki Murat Karakoç, 33 yaşındaki İzzet Kaya, 33 yaşındaki Yunus Altun ve 32 yaşındaki Yakup Sertkaya ile ilk bakışta ligde tutunmak için bir kadro oluşturduğu izlenimi veriyordu. Tabiki bu oyuncuların bazıları devre arasında kadroya dahil edilmişti, onu da belirtmek lazım.

Bu tecrübeli oyuncuların yanında kısa bir dönem Beşiktaş'a transfer olan ama forma şansı bulamayıp tekrar İzmir'in yolunu tutan 22 yaşındaki kaleci Atilla Özmen, 25 yaşındaki stoper Veli Kızılkaya, 23 yaşındaki sezon başında Kocaelispor'dan transfer edilen defans oyuncusu Serkan Yanık, 25 yaşındaki Erkan Taşkıran, 22 yaşındaki Bekir Yılmaz, 22 yaşındaki Sercan Kaya, 26 yaşındaki Zafer Çevik, 25 yaşındaki Onur Çubukçu, 22 yaşındaki Sivasspor'dan devre arasında kadroya kiralık olarak dahil edilen Mbemba, 21 yaşındaki sezon başında Kocaelispor'dan transfer edilen Berkay Samancı ve 27 yaşındaki tabiri caizse nöbetçi golcü Türker Demirhan'ı da unutmamak lazım.

Sezon başında takımın başında Kemal Kılıç vardı ve büyük maddi sıkıntılar yaşanıyordu İzmir ekibinde. Ligin 7. haftasında Kemal Kılıç görevinden ayrılmış ve yerine bir dönem Bucaspor'da görev yapmış Özcan Kızıltan tekrar göreve çağrılmıtı. Kulüp başkanlığı görevini Erdal Gündoğar yönetiyordu ve o dönem basın sözcülüğü yapan Mehmet Bektur daha sonra başkan olacaktı. Mehmet Bektur'un başkanlığı döneminde devre arasında takımın genç yıldızları transferin gözdesi olmuştu. Özellikle yıllardır transfer döneminde ismi anılan Mehmet Batdal bu oyuncuların başını çekiyordu. Bu sezon büyük bir çıkış yakalayan Sercan Kaya, Bekir Yılmaz ve Veli Kızılkaya da Turkcell Süper Lig takımlarının iştahını kabartıyordu. Bu oyuncuların yanısıra benim gözümden kaçmayan bir isim daha vardı ki takımına Süper Lig yolunda özellikle ligin ikinci yarısında büyük katkı sağlayacak olan Erkan Taşkıran'dı. Sezonun ilk yarısında sadece bir kez ilk onbirde şans bulan sol kanat oyuncusu, özellikle Özcan Kızıltan geldikten sonra tabiri caizse formayı bir kaptı pir kaptı ve kalan tüm maçlarda ilk onbirde forma giydi.

Neyse geçelim yine asıl konumuza. Devre arasında büyük maddi krizler yaşadığı için Bucaspor bazı oyuncularını satıp para kazanma derdindeydi ve bunun ilk adımını genç Bekir Yılmaz'ı Manisaspor'a satarak attı, ancak Bekir sezon sonuna kadar İzmir ekibinde kiralık olarak forma giyecekti. En gözde oyunculardan Mehmet Batdal ise yoğun baskılara rağmen kulübünün istediği takıma gitmemiş, sezon sonunda mukavelesi de biteceği için takımda kalmak istemişti. Bir başka gözde oyuncu Veli Kızılkaya ise sözleşmesini uzatmadığı için uzun bir dönem kadro dışı kalmıştı.

Yaşıtları teknik direktörlük yapan Yılmaz Özlem, bu işi sahanın içinde yapıyor ve tüm duran toplarda ustalığını sezon boyunca gösteriyordu. Kaleci Cenk tecrübenin nasıl bir şey olduğunu sezon boyunca herkese kanıtlarken, Yunus Altun da golcülüğünü ispatlayan bir başka isim oldu.

Sonuç olarak Bucaspor yönetimi krizi iyi yönetmiş ve en azından sene sonuna kadar sular durulmuştu. Belki maddi kriz devam edecekti ama kadro bozulmamış hatta iyi denebilecek takviyeler yapılmıştı.

Tabiri caizse İzmir'in abileri Altay ve Karşıyaka'nın yıllardır Ege'ye Turkcell Süper Lig hasreti çektirdiği lige bu sezon çıkan Bucaspor, tüm İzmir'in gururu oldu.