Sözde Türkiye Futbol Federasyonu’nun açıklamasından bir alıntı:

"Buna göre, EURO 2016 için İstanbul'da Atatürk Olimpiyat Stadı, üstü ve yanları kapatılarak çevresel düzenlemesiyle birlikte şampiyonaya hazır hale getirilecek. İnşaatına devam edilen Türk Telekom Arena da İstanbul'un bir diğer stadı olacak. Kayseri Kadir Has Stadı'nın yanı sıra İzmir, Konya, Antalya, Bursa, Eskişehir ve Ankara'da yapılacak yeni statlar da şampiyonaya hazır hale getirilecek. Tüm bu şehirlerin altyapı yatırımları tamamlanacak, özellikle ulaşım ve konaklama konularında büyük yatırımlar gerçekleştirilecek."

"2012 yılında Polonya-Ukrayna ortaklığıyla yapılacak Avrupa Şampiyonası için bugüne kadar sadece Polonya'da, stadyum, havaalanı, otel, demiryolu ve karayolu gibi altyapı hizmetlerine 20 milyar dolar tutarında yatırım yapıldı. Polonya'da 4, Ukrayna'da ise 4 stadyum tamamlandı.

Türkiye'nin EURO 2016 ev sahipliğini kazandığı takdirde, stadyum harcamalarına 400 milyon Euro, turizm harcamalarına 1 milyar Euro, reklam ve tanıtım harcamalarına 250 milyon Euro yatırım yapılacak."

NTVspor canlı yayınında Trabzonspor’un eski kaptanı, başkanı ve bugünün Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Faruk Nafiz Özak’ın kendisine sorulan ‘Trabzon neden ev sahibi şehirlerden biri değil?’ sorusuna verdiği yarım yamalak cevap, UEFA’nın birtakım kriterleri olduğunu. Bunlara göre otel, ulaşım vs. gibi sebeplerden Trabzon’un kriterlerinin yeterli olmadığını söyleyip lafı geveleyerek Mahmut Özgener’e topu attı eski bayındırlık bakanı Özak. Mahmut Özgener de Trabzon’un Şanlıurfa ile beraber yedek şehir olduğunu söyleyip Trabzon halkını onore (!) etti ve bu yedek şehirlik sürecinden de şehrin yararlanacağını açıklayarak Trabzon halkının yüreğine su serpti (!). Bu ülkenin spor ve futbol ile ilgili en yetkili iki kişisine sesleniyorum. Hiç mi yüzünüz kızarmıyor bu karardan? Nedir Konya’yı, Eskişehir’i hatta Kayseri’yi evsahibi yapan özellik Trabzon’da olmayan? Futbol sevgisi mi, şampiyonluk mu, Avrupa’da Türkiye’yi defalarca temsil etmiş olması mı, yoksa yetiştirdiği tonlarca oyuncu ve antrenör ile bu ülkede futbol denince akla gelen ilk il olması mı? Bir de ek açıklama geldi sözde Türkiye Futfol Federasyonu Başkanı’ndan – başkanlığı sözde değil Mahmut Özgener’in, federasyonu sözde Türkiye’ye ait- ‘Şehirlerin birbirine yakın olması çok önemli.’ Ben hemen size daha güzel bir aday şehir listesi ileteyim sayın başkan: ‘İstanbul 1, İstanbul 2, İstanbul 3, Kocaeli, Bursa, Sakarya, Eskişehir, Manisa, İzmir.’ İnsanları bu kadar saf mı zannediyorsunuz. Ülkenin sadece batısının ve ortasının temsil edildiği bir organizasyonun başına – bir de Antalya var mecburen – nasıl Türkiye kelimesini koyabiliyorsunuz? 2002’de İngiltere-Arjantin maçının da oynandığı Sapporo en yakın aday şehre kaç kilometredir bilir misiniz? Peki Kore’deki Seogwipo adasının? Braga’ya gidip kale arkasında tribün yerine dağ olan statta maç seyrettiniz mi? Leipzig veya Innsbruck’te kaç otel var biliyor musunuz? Lyiv ve Gdansk’a neyle gidilir? En basit tabiriyle Türkiye Futbolu adına tarihinin en önemli organizasyonunda Trabzon şehrine maç koymamak utançtır. Bu tip şampiyonalar zaten maç oynanacak şehrin altyapısının gelişmesi için bir fırsat. 20 milyar euro imiş Polonya Ukrayna 2012 altyapı bütçesi. Ne kadar kötü durumdaymış ki Trabzon milyarlarca dolar ve 7 sene yeterli olmayacak düzeltmek için? Kayseri’ye, Galatasaray’a, Rize’ye, Konya’ya yapılan statları yıllardır doğrudüzgün hiçbir yatırımın yapılmadığı Trabzon’a yapsaydınız ya bahaneyle. Hem doldurmak için bedava yemek dağıtıp, servis kaldırıp, 1TL’ye bilet satmaya da ihtiyacınız yok. Orası öyle bir yer ki futbol ile yatıp kalkıyor zaten. Bilmiyor musunuz bu insanların hayatındaki futbol aşkını. Bunu bile ödüllendirmekten bu kadar uzakken nasıl kendinize Türkiye’nin Futbol Federasyonu diyebiliyorsunuz.

Son sözüm de duayen kaptan, başkan, milletvekili, bakan Faruk Nafiz Özak’a. Olmadı Faruk Bey, hem de hiç olmadı. Bu insanlar sizden bu şehre iltimas geçmenizi istemedi, en azından hakkımız korunur diye düşünmüşlerdi. Hoş böylesine net bir konuda haklarının korunması için size de ihtiyaç yoktu ya. Yazıklar olsun Türkiye’deki spor ve futbol yönetimine. Eski Gençlik Spor Genel Müdürü, TOKİ Başkanı, Spor Bakanı, Eski Federasyon Başkanı hepiniz Trabzonlusunuz, bu şehrin Konya’ya Kayseri’ye göre binlerce defa daha fazla hakettiği bir futbol organizasyonunda Urfa ile aynı kefeye koyulması içinizi acıtmadı mı? Helal olsun hepinize.

Aşağıda buna benzer bir şekilde 2012 adaylığı sırasında yine Trabzon’u gündeme almayan – ne zarar vermişse bu şehir Türkiye’de futbola bu kadar – Levent Bıçakçı federasyonu için yazdığım yazı var. Zaman geçiyor zihniyet değişmiyor. Kendi ülkeme karşı herhangi bir şekilde başka bir ülkeyi destekleyeceğimi hiç düşünmemiştim ama Türkiye’nin bu organizasyona ev sahipliği yapmamasını diliyorum. Konya’daki İngiltere-İspanya maçını evinden izleyen Trabzon halkını görüp bunu kabullenirsem Türkiye’de futbola olan inancım biter çünkü.