Beko Basketbol Ligi’nin yarı final serilerinin ilk maçları oynandı. Takım olarak kalmayı ve oynamayı başaran iki takım daha bireysel basketbol oynayan takımlara karşılık üstünlük sağladı. Bu maçlarda ne oldu, bundan sonra taraflar kazanmak için ne yapabilir kısaca bir değinelim.

TÜRK TELEKOM- FENERBAHÇE ÜLKER : ( SERİ 0-1) Maç sonucu: 81-86

Seriye genel bakış:

Fenerbahçe Ülker Ankara’daki ilk maçı kazanarak saha avantajını eline geçirmeyi başardı. Geçen sezon finalde karşılaşan bu iki takım istenen kaliteden uzak bir maç oynadılar. Fenerbahçe Ömer Onan’ı özellikle savunma kısmında aradı. Smith ve Preldziç savunmada iyi işler yaparken hücumda fazla rol almadılar. Ömer Aşık’ın sakatlıktan sonraki çekingenliği de devam ediyor. Solomon daha hazır olmadığını, Mirsad’ın buraların ( 14 sayı- 9 ribaund- 5 asist) oyuncusu olduğunu bir kez daha gördük.

Türk Telekom aynı anda iyi oynayacak üç oyuncuyu sahada bulamadı. Tutku ve Serkan hiç maçın içinde kalamadılar. El- Amin katkı gelmeyince sayı farkının açılmasından sonra bireysel oyunlarla sayılar buldu. Telekom’un 4 numara pozisyonunda Bayramoviç dışında düzgün bir oyuncusu olmaması düzenleri etkiledi. Sakatlıktan çıkan Lang ve diğer uzun Asım istenen çizgide olmadılar. Perşembe günü oynanacak maç Türk Telekom’un kaderini belli edecek.

Maçın kısa bir hikayesi:

Fenerbahçe kimsenin beklemediği bir beş ile başlaması ve Türk Telekom’un bunu değerlendirerek skora yansıtamaması ilerleyen dakikalarda başlayan oyuncu değişiklikleri ile ibrenin Fenerbahçe’ye dönmesini sağladı. Maçın kontrolünü elinde tutan Fenerbahçe, üçüncü çeyreği müthiş oynayan El- Amin’in skora denge getirmesine rağmen oyunun idaresini hiç vermedi. Teknik anlamda iki takım da üçlük atışlarda başarılı olurken; Ribaundlarda 37-20 (Fenerbahçe 15 hücum rib.), asistlerde 17-11 Fenerbahçe’nin üstünlüğü oluştu. Fenerbahçe’nin 15 top kaybı tek olumsuz istatistikleri oldu. Fenerbahçe Mrsiç, Green ve Solomon tarafından toplam 42 sayı bularak takım içi dengeleri sağlarken; Telekom top paylaşımını iyi yapamayarak sadece El- Amin 30 sayısı ile maça tutunmaya çalıştı. Özellikle Green, Solomon geldikten sonra maç içi pozisyonlarda kendi insiyatifini kullanmaya başlaması bu maçta da kritik maç şutunu sokmasını sağlamış oldu.

Türk Telekom için neler belirleyici faktör:

• El-Amin üçüncü periyottaki gibi sahne almasını maçın sonunda gerçekleştirmeli ( Maçın sonunda sayılarını düzen içinde bulmadığından çok yorulmuştu).

• Tutku’nun sakatlığı ne durumda onu maçta göreceğiz ama mutlaka iyi oynamalı hem sayı hem de asist katkısı yaparak.

• Serkan gibi bir oyuncunun 19 dakika oynayarak 1 top kullanması fazlası ile düşündürücü! Bunun çözümü tahminimce bire-bir kendisinde gizli.

• Yüzü dönük oynayabilen Dudley, Bayramoviç şut sokabiliyorlar bunu kullanmak için bu ikilinin kullandığı top adetlerini arttırmak gerekiyor. ilk maçta toplam 13 top kullanmışlar. En az toplamlarının 25 olması gerekiyor. Ayrıca Bayramoviç 1x1 oynarken çok beklediği için savunmanın dengesini bozma şansını kaybediyor.

• Ve en son savunma ribaundlarını alarak atacakları kolay basketler takımın güvenini geri getirecektir.

Fenerbahçe Ülker için neler belirleyici faktör:

• Solomon daha hazır olmadığı için Green ile yan yana oynaması bu turu geçmeleri halinde ve Ömer’in sakatlığının geçmemesi durumunda finalde işlerine fazlası ile yarayacaktır.( Efes Pilsen’de Solomon’un C.Smith’i savunması artı getirebilir ama Kerem Tunçeri’nin Green karşısında uzun adam gibi arkası dönük oynayacak olması da dezavantaj olacaktır. Ama hücum düzenleri için iyi bir ikili).

• Giricek sakat olduğu için üç numaralı pozisyonda oynayan Smith ve Preldziç tam istikrarı yakalayamadılar. Gözüken ikisinin de bir an önce daha verimli oynaması gerektiği.

• Mirsad’ın oyun dakikasının iyi ayarlanması ve maçın sonunda mutlaka oyunda olması (Uzunlardan Ömer Aşık ile savunmada daha verimli oynuyor).

• Telekom’un direnci karşısında bundan önce kaybettikleri maçlarda olduğu gibi hücum dengelerini bozarak üçlük atışlara yönelmeleri (üçlük atış adedinin, ikilik atışlardan fazla olması).

• İlk maçı kazanmanın verdiği güvenin sonucu, oyun disiplininden uzaklaşmamaları da seri adına belirleyici olacaktır.

EFES PİLSEN- GALATASARAY C.C: ( SERİ 2-0 ) Maç sonucu 103-77

Seriye genel bakış:

Efes Pilsen sezon içinde iki defa yenmenin sonucu olan 1-0 önde başlamanın avantajını bu maçta fazlası ile yaşadı. Çünkü Galatasaray bu maçın kazanılması gerekliliğini maça çıkarken yaşamaya başlamıştı. Bu maçı kaybetmeleri durumunda bütün sezon iki defa yenilmiş olan Efes Pilsen’i üç defa üst üste yenmek zorunda kalacaklardı. Galatasaray kadro yapısında yine değişikliğe giderek Beşiktaş serisinin geçilmesinde son maçta yer almayan Hosley tercihini kullandı. Bunun doğru bir tercih olduğu konusunda hemfikirim. Efes Pilsen’i yenmek istiyorsanız top ile 1x1 dahil olmak üzere oynayabilen oyunculara ihtiyacınız oluyor. Çünkü Euroleague takımı olan Efes Pilsen gibi takımları yenmek için ya üst düzey oyunculardan kurulu bir düzen oluşturacaksınız ya da daha serbest takım savunmaları yakalanmadan hücumları tercih etmeniz gerekecek. Yine de Galatasaray Hosley’i kadroya almasına rağmen ilk beşte yer vermemeliydi. Maçın ve üçüncü periyodun başı hariç ( El-Amin nasıl Telekom için üçüncü periyotta direnç gösterdiyse, Galatasaray takımında bunu Tolliver attığı sayılar ile gösterdi.) maçın kontrolü hep Efes Pilsen takımında oldu. Sezon içi maçlarında da C.Smith, Galatasaray’ı en çok zorlayan isim olmuştu aynı bu maçta olduğu gibi.

Efes Pilsen 2-3 numaralı oyuncularının etkili olduğu bir günde (sistemlerinin temel kısımlarından) böyle maçları kaybetmesi çok zor. Smith ve Thornton toplam 39 sayı- 15 ribaund- 8 asist yaptılar. Oyun kurucuların da düzenler içinde kalarak oynamaları maçı Efes Pilsen’e getirdi.

Maçın kısa bir hikayesi:

İlk periyotlar takımların savunmalarının ve maçtaki oyun tarzlarını gösterdikleri bir periyot olduğu için daha fazla hücum kısmını düşünerek geçirilir. Ama sonraki süreç maçı kazanmanın zorunluluğundan savunmayı ön plana çıkarır. İki takımın da sezonu bu salonda oynayarak geçirdikleri için şut yüzdeleri savunmanın hayata geçmediği dönem olan maçın ilk yarısında skora yansıdı ( 58-48 Efes Pilsen). Üçüncü periyodun başında skor 63-59’a geldikten sonra bir daha Galatasaray adına maça geri dönüş olmadı. Son 17 dakika skoru 40-18 olarak Efes Pilsen lehine oluştu. Galatasaray aynı farklı kaybettikleri Beşiktaş maçında olduğu gibi Cüneyt’in 11 sayısı dışında sadece 1 asist katkısı bulabildi. Graves’in sezon ortası değişen ( Hosley- Tolliver’ın gelişi) düzen neticesinde kötü yüzde ile oynamaya devam etmesi de onlar adına olumsuz bir gelişme oldu. Efes Pilsen’in oyun içinde değişkenlik gösterebilen bir kadroya sahip olarak oynaması ve 20 asist- 10 top çalma yapmaları onları şu an için en hazır takım görüntüsü vermelerini sağlıyor.

Galatasaray adına belirleyici faktörler:

• Öncelikle ezeli rekabetten dolayı oyuncular Beşiktaş serisine konsantre oldular ama Efes Pilsen’i yenerek seriye devam etmeleri için taraftar desteği bu inançlarını kuvvetlendirecek birinci neden olacaktır.

• Cüneyt’in yanında oynayan Atkins ya da Murat Kaya’nın pozitif oynayarak takım istatistiklerine katkı vermesi

• Sete set hücumda mutlaka Milojeviç’in kullanılması( 15 dakikada 6 sayı-4 ribaund ve en önemlisi 5 asist)

• Son periyoda farkın on sayının altında girilmesine çalışarak son sözü söyleme şansının devam etmesi

• Maç için ideal bir beş tespit edilerek uzun süre bu beş ile oynanma düzeni oluşturulması.( Beşiktaş maçında sonuca böyle gittiler.)

• Savunma ribaundlarında takımca paylaşımın sağlanması.

Efes Pilsen adına belirleyici faktörler:

• Set tempolarını belli bir çizgide tutarak oyuncu kullanma opsiyonlarını artırmaları

• Savunma kaynaklı sayıları atmaya devam etmeleri. Bunun için topun üstündeki baskıyı sağlamaları gerekiyor. Özellikle Sinan oyuna girdikten sonra bundaki başarı çizgileri arttı (Finale çıkmaları durumunda da Solomon veya El-Amin için de Sinan’ın bu agresifliği avantaj olacaktır.)

• İç dış dengesi için içeriden oynamaya çalıştıkları Kaya ve Kerem Gönlüm‘ün bazen dengesiz atış kullanmaları onlara geriye savunma dönüşlerinde problem yaşatabilir.

• Faul çizgisinden yüzdeli atış kullanmaları

• Oyun disiplini ve takım düzenleri açısından istenen çizgideler. Play-off öncesi süreci iyi değerlendirdiler. “Smith ve Thornton iyi günlerinde olmadığında ne yapmalıyız” sorusunun da çözümü hazırsa Efes Pilsen için her şey yolunda demektir.