Avrupa Ligleri'nde yine birbirinden heyecanlı maçlar vardı. İşte haftanın değerlendirmesi:

LYON ERİYOR
Peş peşe 7 şampiyonluğun ardından galiba Lyon, Claude Puel yönetiminde 8'inci zaferi istemiyor. Üst üste 3 resmi maç mağlubiyetinin ardından Auxerre'i ağırladı lider. Ama 3 oldu 4. Jelen'in ve Kahlenberg'in golleri, Hengbart'ın kaçırdığı penaltı 2-0'lık Auxerre galibiyetini getirdi. Hem de Lyon'un iki büyük rakibi PSG ve Marsilya'nın birbirleriyle oynadığı haftada.

Fransa'nın en şiddetli rekabetinde konuk Marsilya, sezon başından bu yana yöneticilerinin verdiği şampiyonluk sözünü yerine getirmek için olsa gerek 3-1 galip geldi. Özellikle Camara'nın gördüğü kırmızı kart, PSG'yi yıktı. Türkiye'de kazandığı şampiyonluğa rağmen kimselere yaranamayan Marsilya Teknik Direktörü Gerets, "İyi oynadık ama bu sezonki en iyi performansımız değildi" diye konuştu. Bordeaux da kazanınca zirve sıkıştı.

LIVERPOOL GERİ Mİ DÖNDÜ?
Liverpool, Manchester United deplasmanına, "Tamam mı devam mı" sorusuyla gitti. Düşünün Rafa Benitez bile, "Old Trafford'da kazanamazsak şampiyon olamayız" diyordu. Bir de üstüne tartışmalı bir penaltıyla yenik duruma düştüler. Ama işte Gerrard ve Torres'in akıllara durgunluk veren oyunları ve galiba United'ın, "Yenilsek de olur" ruh hali farklı galibiyeti getirdi. Tabii iki Liverpool maçında da atılan Vidiç'in plakasını almayı unutmayalım.

Chelsea, Hiddink yönetiminde galibiyet serisini sürdürdü. Arsenal de hazır Aston Villa kendi evinde Tottenham'a yenilmişken farklı Blackburn galibiyetiyle rahat bir nefes aldı. Amaç belli ki Şampiyonlar Ligi vizesi almak. Ve tabii Arshavin'i Premier Lig'de görmek çok güzelmiş!

YİNE IBO YİNE IBO
Güntekin Onay'ın dediği gibi Zlatan Ibrahimoviç, haksız rekabet yaratıyor. Inter, Fiorentina önünde onun golleriyle 3 puanı aldı. Frikik golünde topun hızını ölçmek pek de kolay değildi sanırım. Inter'in yakın dostları Milan ve Juventus nispeten daha kolay galibiyetlerle ortalığı yıkıp geçtiler. Sanıyorum Inzaghi 100 yaşına da gelse gol atmayı sürdürecek.

BARÇA-REAL REKABETİ HIZINI KORUDU
Real Madrid, tarihi anlamı yüksek olan maçta Athletic Bilbao'yu deplasmanda 5-2 yendi. ben şaşırdım. Herhalde anlamsız bir şekilde Casillas'ı iterek kırmızı kart gören Yeste de şaşırmıştı. Ya da devrenin sonunda kendisine yakışmayan bir gol yiyen Casillas da. Avrupa Şampiyonası'nda bize kalesini açan Cech'ten sonra milli maçta bu kez Casillas'tan benzer hatalar bekliyoruz. Şaka bir yana Robben'in ve Huntelaar'ın buram buram portakal kokan performanslarına alkış tutuyoruz.

Barcelona, Almeria'da sakin sakin galip geldi. Maç belki 10-0 da bitebilirdi ama 2-0 da gerekli 3 puanı getirdi. Özellikle Krkiç'in attığı ikinci golü anlatmak mümkün değil. O ne paslaşma dostlar! 6 puanlık fark korundu. İşlem tamam!

HERTHA'YA BAK HERTHA'YA
Galatasaray karşısında onları beğenmedik. Alman spor yazarı Uli Hesse Lichtenberger'e göre, "Hertha ile oynayan ve kaybeden takımlar ne olduğunu anlamıyor. Kazanabilecekleri bir maçı kaybettiklerini düşünüyorlar hep". Bu kez de Leverkusen'i devirdiler. 4 puanlık farkı koruyorlar. Artık Bayern düşünsün.

Bayern Münih, son 2 haftadır Avrupa'da ve ligde gol yağdırıyor rakiplerine. Hem de Toni yokken. Bu hafta da öyle oldu olmasına ama Klose'nin sakatlanması yıktı mağrur Bavyeralılar'ı. Sezonu kapatmış olabşleceği söyleniyor Dünya Kupası gol kralının.