Mahmut Özgener Almanya'nın Frankfurt kentinde Alman Futbol Federasyonu (DFB) Başkanı Theo Zwanziger ile görüşmesinden sonra gazetecilere yaptığı açıklamada, Türkiye'nin 2016 Avrupa Şampiyonası'na ev sahipliği yapmaya aday olmasına DFB'nin sıcak baktığını, İtalya ve Fransa gibi güçlü adaylar olmasına rağmen bunun için en iddialı adayın Türkiye olduğunu belirtti.

TFF Başkanı Özgener, daha sonra, 2 Türk kardeş tarafından işletilen 'Genco Buzzano' adlı et lokantasında, 'Bankamız' adı altında Türkçe hizmet de veren Deutsche Bank'ın kendi onuruna verdiği yemeğe katıldı.

Özgener, burada yaptığı konuşmada, futbolun sadece Türkiye'de yaşayan Türklerin değil, Avrupa çapında yaşayan Türklerin de en çok sevdiği spor dalı olduğunu, bu nedenle dünyanın 3. büyük spor organizasyonunu düzenlemeye talip olduklarını söyledi.

Adaylık dosyasını 15 Şubat'ta UEFA'ya teslim ettikten sonra hemen oy verecek federasyon başkanlarına yönelik ziyaret turuna başladıklarını, 13 İcra Kurulu üyesinden biri olan Zwanziger'in de, yaklaşık 1000 sayfalık adaylık dosyalarından etkilenmesinin motivasyonlarını artırdığını ifade eden Özgener, "Ev sahibinin açıklanacağı 28 Mayıs'a kadar yurt içi ve yurt dışındaki çalışmalarla 'EURO 2016 için Türkiye zamanı' idealimizi tüm Avrupa'ya yayacağız" dedi.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'den, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'dan ve tüm siyasi partilerden, iş adamlarından bu konuda destek aldıklarını belirten Özgener, Erdoğan'ın 920 milyon euroluk stadyum finansmanı garanti mektubunun kendilerine rakiplerinin önünde önemli bir avantaj sağlamış olduğunu söyledi.

Özgener, 2016 Avrupa Şampiyonası'nın Türkiye'de düzenlenmesini istemelerinin birçok nedeni olduğunu, bugüne kadar bu organizasyona hiç ev sahipliği yapmamış olan Türk halkının bunu bir gurur meselesi yaptığını belirterek, "Türkiye'nin ev sahipliği sayesinde UEFA'nın kültürleri kaynaştırma misyonuna katkıda bulunacağız" diye konuştu.

Dünya tarihinin iki büyük medeniyet noktasını birleştirmesi, farklı inanç ve kültürleri topraklarında yaşatmasının Türkiye'yi Fransa ve İtalya gibi diğer güçlü adaylar karşısında avantajlı kıldığını ifade eden Özgener, dinamik ve büyüyen ekonomisi ile Türkiye'nin, tüm gereksinimleri karşılayabilecek güç ve alt yapıya fazlasıyla sahip olduğunu kaydetti.

Türkiye'de yaş ortalamasının 28.5 olduğuna dikkat çeken Özgener, Türkiye'nin bu sayede dünyanın en büyük gönüllü ordusunu da bünyesinde barındırdığını, iki kıtanın birleştiği coğrafyada Avrupa, Orta Asya ve Orta Doğu'ya yakınlığı ile de yepyeni ve kalabalık bir taraftar profilini statlara çekebilecek potansiyele sahip olduğunu belirtti.

Özgener, Türkiye'nin geleneksel misafirperverliği ve her bütçeye uygun tatil seçenekleri ile misafirlerini mutlu edebilecek yapıya sahip olduğunu ifade ederek, Türkiye'nin rakiplerine göre alt yapı ve istihdam açısından en uygun tercih olduğunu, inşa edilecek yeni statlar, kurulacak akademiler ve sosyal sorumluluk projeleri ile Türkiye'nin her açıdan canlandırılacağını kaydetti.

Turnuva sayesinde çocukların da sarsılmayacak bir bağ ile futbola bağlanacağını belirten Özgener, 3 milyar euroluk ciroya sahip olacak 2016 Avrupa Şampiyonasının Türkiye'yi yeni pazarlara Avrupalı bir ülke olarak pazarlamanın yolunu açacağını, bu heyecanın anlatılabilmesi için çok iyi bir lobi oluşturulması gerektiğini söyledi.

Türklerin coşkusunu gördüklerinde bu turnuvanın ev sahipliğini Türkiye'nin üstlenmesinin zamanının çoktan geldiğini gördüklerini ifade eden Özgener, adaylık sürecinde olduğu gibi Türk futbolunu ilgilendiren tüm projelerde kurumsallığı, uzun vadeyi ve uluslararası standartları ön planda tuttuklarını, yurt içinde kurulan futbol teknik eğitim merkezleri ile Avrupa'da bir Almanya merkezinin kurulmasıyla başlattıkları yetenek taramasının da, vizyonlarının bir parçası olduğunu kaydetti.

Özgener, 4 yıl için 2,3 milyar dolara ulaşan yayın ihalesinin yanı sıra milli maçların ihalesinde de yüzde 87 oranında artış yaşanmasının da kendilerini çok mutlu ettiğini ve 2016 Avrupa Şampiyonası için herkesin desteğini beklediklerini belirterek, "Az önce de belirtmeye çalıştığım gibi bu dev futbol festivalinin ülkemize getirisi sadece futbol konusunda olmayacaktır" dedi.

Deutsche Bank "Bankamız" Genel Müdürü Ergün Akıncı da, TFF ile iş birliği yapmaktan büyük mutluluk duyduklarını ifade ederek, "Sanıyorum bu işbirlikteki en mutlu taraf Almanya'da yaşayan yaklaşık 3 milyon Türk oldu. Çünkü sonuçta bu çalışmayı onlar için gerçekleştirdik. Biz Türk Milli Takımının gücünü, etkisini ve başarısını Deutsche Bank hesap kartı ve Deutsche Bank kredi kartlarına taşıdık" diye konuştu.

Almanya çapında 13 Deutsche Bank şubesinde 26 Türk kökenli uzman müşteri danışmanıyla iki dilli 'Bankamız' hizmetini başlattıklarını hatırlatan Akıncı, şu an 55 Detsche Bank şubesinde yaklaşık 110 uzman müşteri danışmanıyla hizmet verdiklerini, bu hizmetten faydalanan müşteri sayısının da 80 bine ulaştığını sözlerine ekledi.