Paris Günlükleri – 2

Fransa Açık tenis turnuvasında favoriler yola devam ederken bazılarının aksaması gözlerden kaçmadı. Günün en flaş galibiyetinin altınaysa Dinara Safina imza attı.

25.05.2009 - 20:44

Mehmet Sevinç

Roland Garros'ta ikinci gün yıldızlar geçidine sahne oldu. Rafael Nadal ve Roger Federer Phillippe Chatrier'de maçlarını art arda oynarken, Maria Sharapova ve Venus Williams Suzanne Lenglen ve 1 numaralı kortta tenisseverlerle buluştu. Ancak tüm bu yıldızlara rağmen belki de günün maçı, üç numaralı kortta oynandı. İspanyol Feliciano Lopez, Brezilyalı Franco Ferreiro karşısında 2-0 geriye düştüğü maçı beş sette kazanmayı bildi. Lopez dört saat 18 dakika süren bu maçı kazanarak dört maçlık mağlubiyet serisine de son noktayı koymuş oldu. İspanyol tenisçinin böylesine kötü geçen bir dönemde 2-0 geriye düştüğü bir maçı bırakmamış olması takdire şayan.

Lopez'in yurttaşı ve son dört yılın şampiyonu Rafael Nadal ilk turda bekleneni veremese de set kaybetmeden 2. tura yükseldi. Nadal, beklenmedik derecede zorlandığı ilk sette Brezilyalı rakibi Marcos Daniel karşısında ilk seti 7-5 kazandı. Toprak kortta uzmanlaşmış iki ulusun temsilcilerinin turnuvanın başında eşleşmesi çekişmeyi de üst düzeye çıkarırken Brezilyalılar İspanyolları çok zorladı. Dünya sıralamasında 97. basamakta bulunan ve bu yıl sadece beş maç kazanan rakibi karşısında ikinci setin başında tutuk bir oyun ortaya koyan Nadal 3-1 geriye düştü. Fakat üst üste 2 kez servis kırarak avantajı ele geçirdi ve seti 6-4 kazanarak setlerde iki farklı üstünlük yakaladı. Maç boyunca beklenmedik derecede fazla basit hata yapan İspanyol tenisçi üçüncü seti de 6-3 kazanarak adını bir üst tura yazdırırken performansı kafalarda soru işaretleri oluşturdu. Maçı 32 basit hatayla tamamlayan Nadal, Roland Garros'ta üst üste 29. maçını kazanarak Chris Evert'in rekoruna da ortak oldu. Yedi kez Fransa Açık'ta şampiyon olan Evert 1974 – 1981 yılları arasında 29 maç üst üste kazanmış ve Parislilerin gönlünde taht kurmuştu. Nadal Paris'te 29 maç kazanırken sadece yedi set kaybetti.

Philippe Chatrier'de Nadal'dan sonra sıra Federer'e gelmişti. Ekselansları pek iyi bir yıl geçirmese de Madrid Masters finalinde ezeli rakibi Nadal'ı yenmiş olmanın verdiği moralle Paris'teydi. İsviçreli tenisçi maç boyunca üstün bir oyun sergilediği maçı İspanyol Alberto Martin karşısında rahat kazandı. Üç set sonunda 49 winner'a ulaşan Federer, rakibinin servisini beş kez kırdı. Federer'in bu yıl toprakta en çok göze çarpan özelliği, mümkün olduğunca forehand'ini kullanmaya çalışıyor olması. Yavaş zeminde tek el backhand'inin zayıf kaldığını bilen eski bir numara Madrid Masters şampiyonluğuna da bu taktikle ulaşmıştı. İlk tur maçı pek iyi bir gösterge olmasa da Federer'in yarı finale kadar yolu açık görünüyor.

Roland Garros'ta performansı en merak edilen oyunculardan biri hiç kuşkusuz Maria Sharapova. Omuzundaki sakatlık dolayısıyla yaklaşık 10 ay boyunca tekler maçı oynayamayan Rus raket Paris'e gelmeden önce Varşova'daydı. Burada Roland Garros'a hazırlık niteliği taşıyan turnuvada üç maç yapan Sharapova pek iyi bir grafik çizmemişti. Roland Garros'ta da tablo değişmedi. Dünyanın eski bir, günümüzün 102 numarası Belaruslu rakibi Anastasiya Yakimova karşısında ilk seti 6-3 kaybetti ama maçı üç sette kazanmayı bildi. Sharapova günü 29 basit hatayla tamamlarken omuzunu çok zorladı. Rus tenisçinin ilerleyen günlerde işi zor görünüyor. Çünkü hem sakatlığını tam olarak atlatamamış hem de eski formunu bulamamış.

Eski bir numaradan günümüzün bir numarasına geçtiğimizde şapka çıkarttıran bir performans görüyoruz. Geçen senenin finalisti Dinara Safina formda Britanyalı Anne Keotavong karşısında acımasızdı desek abartmış olmayız. Rakibine tek oyunu dahi çok gören Rus tenisçi kendisine güvenen Ntvspor ekibinin de haksız olmadığını henüz ilk maçta göstermiş oldu. Oyunun her yönünde güçlü görünen Safina rakiplerine bir anlamda gözdağı verdi.

Venus Williams ise beklenmedik derecede zor bir ilk tur maçı yaptı. Oyun içinde bir türlü istikrarı yakalayamayan 2002 finalisti Williams Bethani Mattek-Sands karşısında çok zorlandı. 28 yaşına gelen ve üst düzey performans gerektiren Paris toprağı için artık yaşlanmış diyebileceğimiz Williams için turnuvada ikinci haftayı görmek kolay olmayacak.

  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...