İsrail'in kanlı baskınına hedef olduktan sonra gözaltına alınan ve uzun bir bekleyişin ardından İstanbul'a dönebilen 466 yardım gönüllüsünü Atatürk Havalimanı'nda yüzlerce kişi bekliyordu.

İlişkili Haberler


Aralarında 50 kadar yabancının da bulunduğu gönüllüleri taşıyan uçaklar alana indiğinde büyük bir sevinç yaşandı. Ancak uçaklarda baskında yaşamını yitiren 9 Türk vatandaşının tabutları da vardı.

Tabutlar kriminal inceleme için Adli Tıp Kurumu'na götürüldü. Cenazeleri taşıyan 5 Adli Tıp Kurumu cenaze nakil aracı, sloganlar arasında kuruma giriş yaptı.

Adli Tıp, ön raporunda 9 kişinin ateşli silahlarla vurularak öldürüldüğünü açıkladı. Ön raporda, "1 kişi yakın mesafeden vuruldu, diğer vakaların durumu 1 ay içinde netleşecek" ifadesi yer aldı.

Saldırıya maruz kalan yardım gönüllülerinden bazıları da havaalanından doğruca Adli Tıp Kurumu'na geçti. Sağlık kontrolünden geçirilen aktvisitler, yaşadıklarını anlattı.

Fevzi Çorluk, Adli Tıp'tan ayrılırken gazetecilere gemiye ses ve gaz bombası atıldığını ve gerçek mermiler kullanıldığını söyledi.

Çorluk, ''78 milde saldırı yapıldı. İnsanlar şoka girdi. Çok ızdırap çektik. Ama asıl korkan onlardı. Bir kişinin alnının ortasına ateş etmişler. Hapishanede birçok eziyet yaptılar. Gemide bizi bir gün beklettiler. Yaklaşık 30-35 saat yemek vermediler. Krakerle beslendik. Tuvalet ihtiyacımızı gidermek için bir saat beklettiler'' diye konuştu.

Aktivist Halit Tekin de gemilerde silah bulunmadığını, İsrailli askerlerin, gemilerdeki demirlerin silah olarak kullanıldığını iddia ettiğini dile getirdi. Çok kötü şartlar altında gözaltında tutulduklarını belirten Tekin, şunları söyledi:

''Limanda bizi 42 saat beklettiler. Uyku yok, yemek yok. Yaşadıklarımı anlatamıyorum. 100 kişinin kalacağı yerde 500 kişi kaldık. Cezaevinde 10 kişinin kalacağı yerde 50 kişi kaldık. Sağlığımızı bir tarafa bıraktık, artık canımızı düşünür olduk. Tekmelerin, silah kabzalarının nereden geleceğini bilemiyorsunuz. 10 kişinin etrafında 100 tane İsrail askeri. Her yerde şiddet uyguladılar.''