Bahçeli: Batum şuursuz bir siyasetçi

MHP lideri Bahçeli, Süheyl Batum’un sözleriyle ilgili, “CHP yöneticisinin sözleri, talihsiz olduğu kadar, şuurunu kaybeden bir siyasetçinin hezeyanlarından başka bir anlama gelmemektedir” dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) siyasetten uzak kalması ve kışlasında yalnızca ülke güvenliğine odaklanmasının ''tartışma götürmez bir mecburiyet'' olduğunu ifade etti.

''Ancak siyasetin de elini askerden uzak tutması ve günlük polemiklerin içine çekmek için sinsi tertipler içinde bulunmaması, vatanımızın selameti için elzemdir'' diyen Bahçeli, şunları söyledi:

''AKP'nin asker üzerinden yürüttüğü istismar politikalarının yanı sıra CHP de benzeri bir tutum takınmış ve incitici, kışkırtıcı ve tahrik edici bir üslup benimsemiştir. Bir tarafta TSK'yı hakir gören ve darbeci yaftasını vuran AKP zihniyeti varken, öbür tarafta demokratik sürece askeri dahil etmeye çalışan ve siyaseti yönlendirmesini arzulayan bir ana muhalefet anlayışı yer almıştır. Türk siyaseti bu iki seviye yoksunu ve istismarcı partiden yorulmuştur ve oynanan karşılıklı oyundan dolayı tahrip olmuştur.

Son olarak CHP'nin bir genel başkan yardımcısının sözleri bu çerçevede son örneği teşkil etmiştir. Söz konusu CHP yöneticisinin 'Koca bir askeri yıktılar, meğer kağıttan kaplanmış, biz bunu asker zannetmişiz' sözleri, talihsiz olduğu kadar, şuurunu kaybeden bir siyasetçinin hezeyanlarından başka bir anlama gelmemektedir.

Tavsiyemiz, bu CHP'li yöneticinin askerden ne beklediğini açıklıkla ortaya koyması; demokrasinin ve sandığın erdemine inanmıyorsa bundan sonra siyaset yapıp yapmama konusunda kendisini bir kez daha gözden geçirmesidir.''

''TSK kağıttan kaplan değil, binlerce yıllık geçmişiyle Türk milletinin en güçlü kudretlerinden birisidir'' diyen Bahçeli, ''Bunu anlamayan ve seviyesi yerlerde sürünen siyasetlerine kaldıraç olarak askeri kullanmayı amaçlayanlar hedeflerine asla ulaşamayacaklardır. İzledikleri çarpık siyasetleri için askerden medet uman, destek bekleyen ve demokratik siyasi yönetimlerin vesayet altında olmasını içten içe dileyen siyasi zihniyetler, her fırsatta demokrasinin yıldırımlarıyla çarpılacaklardır.

Beklentimiz hem CHP'nin hem de AKP'nin elini TSK'dan bir an önce çekmeleri ve siyasetin içine sokmaktan vazgeçmeleridir'' diye konuştu.

HAŞİM KILIÇ'IN SÖZLERİ
İktidar tarafından ''yargının siyasallaştırılmasına dönük çabaların hızında bir eksilme ve gerileme olmadığını'' savunan Bahçeli, Anayasa Mahkemesi Başkanı'nın ''iktidar zihniyetini aratmayacak yorumlarının kaygılarını daha da artırdığını'' ifade etti.

Belirli aralıklarla ''manidar'' açıklamalar yapan Mahkeme Başkanı'nın, ''yargının yandaş hale getirilmesine yönelik düşünce ve kaygıların dile getirilmesini demokrasi ahlakıyla bağdaştırmaması ve bunu yargı mensuplarına saygısızlık olarak görmesi''nin, ''temelsiz ve içi boş bir itham'' olduğunu söyleyen Devlet Bahçeli, ''Biz demokrasi ahlakının nasıl olacağını ve içeriğinin nelerden oluşacağını Anayasa Mahkemesi Başkanı'ndan öğrenecek ve duyacak değiliz. Kaldı ki yetki ve sınırını aşarak siyasetin alanına girmesi, taşıdığı sorumlulukla asla uyuşmamaktadır ve AKP'nin değirmenine su taşıyayım derken adalete darbe vurduğunu görmesi ve anlaması lazımdır'' dedi.

Var olan olumsuzluklarda Mahkeme Başkanı'nın da payı ve sorumluluğu olduğunu ve ''gerekli nedameti göstermesinin ahlaki tutarlılık gereği olacağını'' ifade eden Bahçeli, ''Anayasa Mahkemesi Başkanı'nın tarafsızlığında ve bağımsız duruşunda uzun zamandır gedikler açıldığı hepimizin malumudur. Bununla beraber AKP'nin sözde yargı reformlarını meşrulaştırmaya çalışmak ve bunu övmek, Anayasa Mahkemesi Başkanı'na düşen bir görev değildir ve olmamalıdır'' diye konuştu.

Bahçeli, yargının kapsamlı bir reforma tabi tutulmasını içtenlik ve samimiyetle istediklerini belirterek, ''Hedefimizde tam bağımsız yargı, etkin ve iyi işleyen adalet mekanizması bulunmaktadır'' dedi.

‘AKP’YE RAĞMEN KIBRIS TÜRK’TÜR’
Kuzey Kıbrıs'ta yapılan bir protestoya haddinden fazla öfkelenen Başbakan Erdoğan'ın ''hakaretamiz sözlerle ve hoşgörüsüz kaba üslubuyla Kıbrıslı soydaşları rencide ettiğini ve töhmet altında bıraktığını'' öne süren Bahçeli, ''Düne kadar Başbakan'ın koruyucu kanatları altında beslenen ve başı okşanarak cesaretlendirilen Kıbrıs'taki bazı mahfiller, ne gariptir ki bugün 'ye 'çek git' demektedir'' ifadesini kullandı.

Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Bunlar 2004 yılında da 'Yes Be Annem' diyerek Annan Planına destek vermişlerdir ve AKP ile aynı safta buluşmuşlardır. Buna rağmen, Başbakan Erdoğan'ın soğukkanlılığını ve basiretini kaybedercesine hiddetlenmesi ve tüm Kıbrıslı soydaşlarımızı suçlayıcı ifadeler kullanması, asıl niyetini deşifre etmesi bakımından kayda değerdir. Kıbrıslı kardeşlerimize 'besleme' diyerek hakaret eden ve orada seçimle işbaşına gelen yönetimi küçültücü beyanlarda bulunan Başbakan'ın sözlerini şiddetle telin ettiğimizi buradan duyuruyorum.

Ülkemizde herkesle kavga eden, üniversite öğrencisini mahkemeye veren, çiftçimize 'ananı da al git' diyen, sinirli, gergin, kızgın ve tahammülsüz Başbakan'ın Kıbrıslı kardeşlerimize 'besleme' demeye asla hakkı yoktur. Başbakan Erdoğan, ille de bir besleme örneği ve siması arıyorsa çevresine bakması yeterlidir ve devletin kaynaklarını hortumlayan yandaşlarının tam da bu sıfata layık olduğunu açıklıkla görebilecektir.

Sevsin ya da sevmesin, beğensin ya da beğenmesin, katılsın ya da katılmasın Kıbrıslı soydaşlarımızın her biri bizim için önemlidir ve onlara yönelik kötü söz misliyle sahibine ait olacaktır.

Herkes bilmelidir ki; AKP'ye rağmen Kıbrıs Türk'tür ve inşallah sonsuza kadar Türk kalacaktır.

Kuzey Kıbrıs, Türk vatanının ayrılmaz bir parçası olarak varlığını sürdürecektir ve oradaki soydaşlarımızın aldıkları her yardım analarının ak sütü gibi helalleridir ve bunu da sorgulamaya siyasi taşeronların hiçbir şekilde gücü yetmeyecektir.

Yunanistan'a gelince 'dostum, kardeşim' diye hitap eden; ancak sıra Kıbrıslı kardeşlerimize gelince 'besleme' diyerek hakları olan yardımı çok gören AKP zihniyetinin Türklüğün alevinde yanıp kül olması inşallah yakındır.

Rumlara şirin görünmeye çabalayan, Ermenilere el açan ve Brüksel kapılarında aman dileyen, Washington'dan kumanda edilen AKP zihniyetinin sonu artık gelmiştir.''

Sayfa Yükleniyor...