Devlet Bahçeli'den Oktay Vural açıklaması

MHP Lideri Bahçeli, bir gazetecinin, partisinin grup başkanvekili Oktay Vural ile aralarında bir soğukluk olup olmadığına yönelik sorusunu yanıtladı: ''Nereden çıkarıyorsunuz bunları? Bizi bölmeye çalışıyorsunuz, CHP'yi karmakarışık ediyorsunuz, şimdi de Pelikan stratejisiyle ortalığı karıştırıyorsunuz.''

Anadolu Ajansı 03.05.2016 - 10:41 | Son Güncelleme : 03.05.2016 - 12:28

Devlet Bahçeli'den Oktay Vural açıklaması

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuştu.

Bahçeli, Türkiye'nin, risklerin katlandığı, belirsizliklerin koyulaştığı travmatik bir dönemden geçtiğini savundu.

Ülkenin, kör bir terör çıkmazında, kandan göz gözü görmeyen dar bir koridorda olduğunu öne süren Bahçeli, "İktidarın gaflet ve yanlışlarıyla derlenen ve dirilen terör, cinayetlerini artan oranda tırmandırmaktadır. Sancılı gelişmeler milletimizi tedirgin ettiği kadar yormakta ve kaygılandırmaktadır" diye konuştu.

Küresel ve bölgesel ayak oyunlarının doğrudan doğruya vatanı ve mukaddesatı hedef aldığını belirten Bahçeli, "Hükümetin düne kadar terörizme tartışmalı bakışı, bölücülüğü tersinden okuması, pazarlık ve tavizlerle günü kurtarma çabası bugünkü hüsran tablosunu hazırlamıştır. Mücadele yerine müzakerenin tercihi melun ve melanet emelleri canlandırmış, başımıza da bela etmiştir" iddiasında bulundu.

Terörle mücadelede verilen kayıpların büyük üzüntü yarattığını dile getiren Bahçeli, "Kahramanlığın kitabını yazan evlatlarımıza vahşice, kahpece, kalleşçe kast edilmiştir. Bu terör eylemlerini nefretle lanetliyorum. Hiçbir terörist saldırının amacına ulaşamayacağını, hiçbir Türkiye düşmanı emelin sonuç alamayacağını güçlü ve kararlı bir şekilde ifade ediyorum. Aziz şehitlerimize Allah'tan rahmet, ailelerine, silah arkadaşlarına ve milletimize sabır ve başsağlığı dileklerimi iletiyorum. Yaralı kardeşlerimize ise acil şifalar temenni ediyorum" dedi.

"TÜRKİYE, ORTADOĞU'DAKİ TÜM İSTİKRARSIZLIKLARI İTHAL ETMİŞ DURUMDADIR"

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, terör örgütlerinin her bir yandan Türkiye'yi abluka altına aldığını, Doğu ve Güneydoğu illerinde asayişin çok düşük seviyelerde olduğunu, hiç kimsenin can güvenliğinin garantisinin bulunmadığını ileri sürdü.

Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Sınır ötesinden ateşlenen ve yerçekiminden dolayı düştüğü dalga geçer gibi söylenen roketlerin ne zaman can alacağı, bombaların ne zaman patlayacağı belirsizdir. Türkiye, Ortadoğu’daki tüm istikrarsızlıkları ithal etmiş durumdadır. Siyasetten ekonomiye, sosyal ve kültürel hayattan ticaret, sanat ve spora kadar zarar görmemiş, zaaf geçirmemiş hiçbir alan hemen hemen kalmamıştır. Maalesef iktidardaki dağınıklık ve koordinasyon eksiklikleri endişelerimizi daha da artırmaktadır. Terör Bursa'dan Manisa'ya, Giresun'dan Mardin'e, İstanbul'dan Kilis'e kadar girmedik, etki etmedik, provokasyon yapmadık yer ve bölge bırakmamıştır. PKK ve IŞİD saldırılarını eş zamanlı düzenlemektedir."

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun geçen hafta bir demecinde, "Bizim esas amacımız 98 kilometrelik Menbiç bölgesini IŞİD'ten temizlemektir" ifadesini kullandığını belirten Bahçeli, Sayın Bakan sanıyorum düşünmeden konuşmuş, telaşının kurbanı olmuştur. Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin esas amacı önce vatanını ve milletini korumaktır, diğer gayeler yalnızca ikinci planda olmalıdır. Madem iş bu noktaya gelmiştir, madem Menbiç'in IŞİD'ten temizliği yapılacaktır, o halde beklenen nedir, bu zaman kaybı niyedir?" diye konuştu.

Bahçeli, Türkiye Cumhuriyeti'nin egemen bir devlet olduğunu vurgulayarak, "Milli, üniter ve güçlü bir devlet sınırlarını hiç kimsenin himmet ve desteğine ihtiyaç duymadan koruyacak, siyasi tasarruf ve stratejilerini bizzat kendisi tayin edecektir. Türkiye’nin sınır emniyetini temin edebilmek için ABD’ye el açılması, avuç ovuşturulması onur kırıcı, yürek yaralayıcıdır" dedi.

MERKEL'İN TÜRKİYE ZİYARETLERİ

Devlet Bahçeli, Almanya'ya İncirlik'ten üs verilmesiyle ilgili haberlerin üzerinde hassasiyetle durulması gerektiğini söyledi.

Almanya Başbakanı Angela Merkel'in Türkiye'ye niçin sık sık geldiğinin de böylece netleştiğini savunan Bahçeli, "Almanya Başbakanı'nın mülteci kamplarını ziyareti aslında gerçek niyetin örtülmesinden başka bir şey değildir. Görüldüğü kadarıyla Merkel, İncirlik'e yerleşebilmek için vize muafiyetiyle birlikte parasal imkanları havuç olarak kullanmaktadır. Üzüntümüz, AKP'nin bu oyuna gelmesi, bu tuzağa düşmesidir" değerlendirmesinde bulundu.

IŞİD ile mücadelede Hükümetin elinde sınır ötesi harekat için tezkerenin var olduğunu ifade eden Bahçeli, "Vatanımıza kast eden hainlerin ve canilerin inlerinde, üredikleri bataklıklarında imha edilmesinin önünde hukuken mani bir hal de yoktur. Türkiye Cumhuriyeti meşru müdafaa konusunda hiçbir odak veya güçten izin ve icazet almayacak, aksini düşünenler de ancak havasını alacaklardır. Vakit geç olmadan, toprak bütünlüğümüze, tarihi hak ve çıkarlarımıza, insan varlığımıza düşmanlık yapan hangi pis örgüt varsa hepsinin cezası verilmeli, toptan yok edilmelidir" diye konuştu.

"EMPERYALİZM YİNE HARİTA BAŞINDA"

Devlet Bahçeli, küresel güç merkezlerinin, Türkiye'nin de içinde bulunduğu geniş bir coğrafya üzerinde sinsi bir planlama yapmakta olduğunu belirtti.

Geçen hafta Bağdat ve Erbil'i ziyaret eden ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden'in kendi askerlerine yaptığı konuşmasında, malum ve çarpıcı gerçekleri daha da teyit etiğini dile getiren Bahçeli, şunları kaydetti:

"Biden'in, Irak için 'Bunlar tarihte suni sınırlar çizdiğimiz, birbirinden tamamen ayrı etnik, dini, kültürel gruplardan suni devletler yarattığımız, bunu alın birlikte yaşayın dediğimiz yerler' itirafında bulunmuştur. Elinde Türkmen kanı bulunan peşmerge başı, Biden'i yüzsüzce ağırlamış, Tuzhurmatu'da dökülen masum soydaş kanının hesabını sormak ise hiç kimsenin aklına gelmemiştir. Uluslararası toplum Irak'ın muhtemel parçalanmasını nasıl yöneteceği üzerine fikirler çerçevesinde kafa yormaktadır. Ya konfederasyon ya bölünme dayatması Irak'ın önüne koyulan iki zalim seçenek olarak karşımızdadır. Emperyalizm yine harita başında, yine zulüm peşindedir."

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın ABD ziyaretinin ve Türk siyasetindeki çalkantıların, güncellenen bildik projelerin ara durakları şeklinde değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Bahçeli, "Irak ve Suriye’deki bölünme dalgasının Türk vatanına sıçrayacağını şimdiden öngörmek için kahin olmaya lüzum da yoktur. PKK ve IŞİD gibi terör çeteleri bu maksatla kiralanmışlardır. Küresel vahşet projeleri Türk ve Müslüman coğrafyasına sadece ölüm vaat etmektedir. Biden'in küstahça ifadeleri, ABD yönetiminin PYD-YPG konusunda tutarsız ve çelişkili açıklamaları fazla söze gerek bırakmamaktadır. ABD, Ortadoğu'nun kuytu köşelerinde büyük Kürdistan’ın beşiğini sallamakta, insan ve toprak temelli yıkımın önünü vicdansızca açmaktadır" ifadelerini kullandı.

Bahçeli, yüz yıl önce Türkiye üzerinde hesap yapanların, benzer bahane ve kılıflarla tekrar faal hale geçtiklerini söyledi.

Başbakan Davutoğlu'nun,"Ya Kut'ül Amare kazanacak ya Sykes Picot. Bütün meselemiz bölgeyi bütünleştirmek" sözlerini anımsatan Bahçeli, şöyle konuştu:

"Davutoğlu'nun tarih bilgi ve yorumuna diyeceğim bir şey yoktur. Yine de bilinmesini isterim ki, biz, Kut'ül Amare'de kazandık, diğer cephelerde fedakarlıkla, cefakarlıkla mücadele ettik ama Mondros'ta belimizi büktüler, Sevr'de idamımıza hükmettiler. Gerçekten de Kut'ül Amare'de yendiğimiz muhasım güçlere, çok geçmeden boyun büktük, işgallerine uğradık. O zaman Davutoğlu'nun sözlerini düzeltmek lazımdır. Sykes Picot'un kazanmaması için Türk milletinin var olması şarttır. Biz Düvel-i Muazzama'nın oyunlarına Samsun'da itiraz ettik, İnönü zaferleriyle reddettik, Sakarya'da durdurduk, Büyük Taarruz'la püskürttük. Ya zafer ya zillet ya kahramanlık ya kölelik ya milliyetçilik ya da teslimiyetçilik... Sayın Davutoğlu bilsin ki bizim görüşlerimiz de bunlardır."

Bahçeli, tarihin kendileri için de 1919'da başlamadığını, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın hakkının bulunduğunu ancak Türk milletinin binlerce yıllık tarihini görmezden gelmek, yok saymak, hatta inkara kalkışmanın en büyük suç ve vebal olacağını savundu.

Bahçeli, "Ancak 1919, Türk tarihinin övünç madalyası, ağırlık merkezi, bağımsızlık iradesinin emperyalizme meydan okumasıdır. Tarihi bir bütün olarak ele almak gerekiyorken, 1919’u örtülü olarak küçümsemek, küçültmek, değersizleştirmek doğru ve hakkaniyetli bir tavır da sayılamayacaktır. 1919, Kut'ül Amare'de yarım kalan milli ülküleri ruhunda özümsemiş, Çanakkale'yi kalbinde taşımış, Türk asırlarını pusula yapmış milliyetçi bir şuurun anısı ve ebedi hatırasıdır" değerlendirmesinde bulundu.

"HDP, TBMM'Yİ TERÖRİZE ETMEKTEDİR"

Devlet Bahçeli, dosyası bulunan milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasıyla ilgili sürecin, resmen şiddete hapsolduğunu dile getirdi.

Bahçeli, şöyle devam etti:

"HDP'liler hem TBMM Genel Kurulu'nda hem de komisyon çalışmalarında çok iyi bildikleri terör yöntemlerini utanmandan, sıkılmadan kullanmaktadır. Gazi Meclisimizin yasama faaliyetlerinin kavgalarla kesintiye uğraması utanç vericidir. Millet iradesinin tecelli ettiği TBMM'de tekme tokat kavga sahneleri şiddetin hangi boyutlara ulaştığını göstermesi bakımından oldukça çarpıcıdır. HDP, TBMM'yi terörize etmektedir. Uzak Doğu Asya ülkelerinin meclislerinde yaşanan arbedeler TBMM'de adeta olağanlaşmıştır. Şüphesiz kaybeden demokrasimizdir. Halen Meclis'te milletvekillerine ait 600’e yakın fezleke vardır. Parti olarak, yasama ve denetleme dışındaki dokunulmazlıkların kaldırılmasından yana olduğumuzu zaten açıklamıştık.

Ne var ki bu kaos ortamında terörle mücadelenin bütün yönleriyle sürdürülmesi gerekirken fezleke tartışması bu mücadeleyi savsaklayabilecektir. Milletvekili dokunulmazlığının, milli vicdanının kabul edeceği makul esaslara bağlanması, TBMM içerisindeki yasama ve denetleme faaliyetlerinin dışında kalan hususlardaki dokunulmazlıkların kaldırılması gerektiğine inanmaktayız. En doğrusu, öncelikle PKK sevici sözde milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması, milli iradenin tecelli yeri olan TBMM'nin ve milletvekilliğinin terörizmin propaganda alanı ve vasıtası haline getirilmesinin önlenmesidir. Meclis'te terör propagandası yapan, kürsülerde nefret kusan, komisyon çalışmalarını sabote eden, Genel Kurul'u karıştıran, her değerimize söven hainlerin dokunulmazlığını kaldırmak artık en büyük milli görevler arasındadır."

TBMM'nin itibarına yakışmayan, saygınlığına gölge düşüren, kavgaları çıkaranların millet vicdanında çoktan mahkum olduğunu da belirten Bahçeli, "Dokunulmazlık konusu süratle sonuçlandırılmalı, HDP'lilerin dışarıdan getirdiği yedek militanlarıyla birlikte Kandil taşeronları adalete mutlaka teslim edilmelidir. Milliyetçi Hareket Partisi'nin durduğu yer belli, aldığı tavır nettir. Şimdi söz ve karar sırası AKP ile CHP'dedir ve Türk milleti her şeyi izlemektedir" diye konuştu.

"TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİNİN HAKLI DAVASINI ENGELLEYEMEYECEKLER"

Bahçeli, 3 Mayıs Milliyetçiler Günü'nün 72. yıl dönümü olduğunu anımsattı. Milliyetçiliğin 1944 yılı şahlanışına, 'milli birliğin düşmanı', 'hayalcilik', 'ütopya' denildiğini anımsatan Bahçeli, şöyle devam etti:

"Üç beş kendini bilmezin nümayişi diyerek değersizleştirmeye kalkıştılar. İthal malı anarşi cereyanları ithamlarıyla sulandırmaya, memleket havasını bulandıranların fesadı sözleriyle mahkum etmeyi denediler. Ne var ki çok şükür başaramadılar. İnanıyor ve biliyorum ki bugün de başaramayacaklar, bu suru aşamayacaklardır. Şimdi dönüp geriye baktığımızda kimin haklı, kimin haksız olduğunu tarihin hakemliğinde, milletimizin hakimliğinde çok açık şekilde görmek mümkündür. Özellikle belirtmek isterim ki Türkçülükle milliyetçiliği iki ayrı kutba koyup sanal medya üzerinden fitne ve dedikodu imali yapanlar kesinkes iyi niyetli değillerdir.

Türkçülüğü milliyetçiliğe rakipmiş veya antiteziymiş gibi gören ve gösteren zavallıların bozguncu ve edepsiz telaşları hiçbir şekilde maya tutmayacaktır. Türk milliyetçiliğinin fikri ve siyasi mücadelesinde nereden nereye geldiğini aklı körleşmemiş, zekası paslanmamış herkes itiraf edecektir. Çok şükür Türk milliyetçiliğinin haklı davasını dün engelleyemediler, bugün de emellerine muvaffak olamayacaklardır. 3 Mayıs'ın emanetleri her daim bizimledir. 72 yıl önce, milliyetçiliğin varlık mücadelesini korkmadan veren, ülkülerini çekinmeden savunan ve şu anda hayatta olmayan büyüklerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet diliyor, hepsini şükranla anıyorum."

MHP Genel Başkanı Bahçeli, Türk milliyetçiliğinin geçmişte yaşanılan acılardan ve ihanetlerden ders çıkardığını vurgulayarak, "Aziz milletimiz, son yurduna, şehit kanıyla çizilmiş sınırlarına, asli unsurun ocağına gözleri ve hatıraları arkada kalarak dönmüştür. Şimdi ise ya bu vatanda yaşayacağız ya da bu vatan uğruna seve seve can vereceğiz. Ya bu topraklar ve üzerinde yaşayan millet bir ve kardeşçe kalacağız ya da Türk milletinin kayıplarına yenilerinin eklemlenmesini izleyeceğiz. Onun için diyoruz ki bu topraklar Türk vatanıdır, öyle de kalacaktır" diye konuştu.

BAHÇELİ'DEN OKTAY VURAL SORUNA YANIT

Bahçeli, grup toplantısının ardından gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

Devlet Bahçeli, bir gazetecinin, "MHP milletvekilleri arasında sizi desteklemek için bir deklarasyon hazırlandığı, bazı milletvekillerinin ise imzalamadığı yönünde haberler var. Böyle bir deklarasyon var mı?" sorusu üzerine, böyle bir deklarasyon görmediğini bildirdi.

Bahçeli, ancak ne varsa bazı çevrelerden öğrendiklerine işaret ederek, "Şimdi inceleyin var mı böyle bir şey" yanıtını verdi.

"MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural ile arasında bir soğukluk olduğuna dair" haberlerin anımsatılması üzerine Bahçeli, şöyle dedi:

"Oktay Bey, çok değerli bir kardeşimizdir. Meclis'te beni temsil eden grup başkanvekilidir. Onunla aramızda soğukluk olabilir mi? Nereden çıkarıyorsunuz bunları?

"BİZİ BÖLMEYE ÇALIŞIYORSUNUZ, CHP'Yİ KARMAKARIŞIK EDİYORSUNUZ"

Bizi bölmeye çalışıyorsunuz, CHP'yi karmakarışık ediyorsunuz, şimdi de Pelikan stratejisiyle ortalığı karıştırıyorsunuz. Sizin göreviniz nedir? Hiç mi düşünceniz olumlu olmayacak Hiç mi bütünleştirici olmayacak Basın demek, Türkiye'yi inkar etmek demek midir? Buna dikkat edin."

Bahçeli, bir gazetecinin, "AK Parti'de kaynayan kazan olduğu söyleniyor" demesi üzerine, başka partilerin iç işlerine karışmadıklarını, dedikodu yapmadıklarını, fitnenin yayılmasına da katkı sağlamadıklarını, kendilerinin MHP olduğunu kaydetti.

''BUNLAR, ZAVALLI İNSANLAR HALİNE GELMİŞTİR''

HDP'li milletvekillerinin, dokunulmazlıklara ilişkin anayasa değişikliği teklifi görüşmelerinin yapıldığı TBMM Anayasa Komisyonunu, "Öcalan lehine Kürtçe slogan atarak ve marş söyleyerek terk ettikleri"nin anımsatılması üzerine Bahçeli, bunun, cinnet hali olduğunu belirtti. Bahçeli, "Gazi Meclis'te bulunacaksın, İmralı'daki caniyi burada öveceksin. Bunun konuşulması dahi doğru değildir. Bunlar, zavallı insanlar haline gelmiştir" ifadesini kullandı.

Sayfa Yükleniyor...