Bakan Soylu'dan, AİHM'in Demirtaş kararına tepki

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) "Selahattin Demirtaş tahliye edilsin" kararına ilişkin ''Demirtaş teröristtir. AİHM'in, hangi sebeple olursa olsun aldığı karar boşlukta bir karardır, hiçbir anlamı yoktur'' dedi. Bakan Soylu, Van'da 3 bin 251 personelin katılımıyla ''Yıldırım-17 Besta Operasyonu''nun başlatıldığını da açıkladı.

ntv.com.tr - Anadolu Ajansı 24.12.2020 - 10:39 | Son Güncelleme : 24.12.2020 - 10:43

Bakan Soylu'dan, AİHM'in Demirtaş kararına tepki

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı Şehit Altuğ Verdi Toplantı Salonu'nda telekonferans yöntemiyle düzenlenen "İl Emniyet Müdürleri ile Değerlendirme Toplantısı"na katıldı.

VAN'DA 3 BİN 251 PERSONELLE TERÖR OPERASYONU

"Dün akşam itibarıyla 3 bin 251 personelle birlikte sahaya sızan Van Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığımızın koordinasyonunda, jandarma özel harekatımız (JÖH), polis özel harekatımız (PÖH) ve güvenlik korucularımızın içinde bulunduğu Yıldırım-17 Besta Operasyonu başladı" diyen Soylu, operasyona katılan personele Allah'tan kolaylık diledi.

Soylu, bu topraklarda huzur, güvenlik, kardeşlik, birlik ve beraberliği tesis etmek, terör örgütlerine gerekli cezayı verebilmek ve onları bu topraklardan ebediyen söküp atabilmek için operasyonların sürdüğünü bildirdi.

Bakan Soylu, "Her zaman onlarla birlikteyiz. Allah muhafaza etsin, bizi onlara da bu millete de mahcup etmesin. Bütün dualarımız, ayaklarına tek bir taşın değmemesi üzerinedir. İnşallah bu operasyonu da başarılı bir şekilde bitirirler" ifadelerini kullandı.

"AİHM'İN ALDIĞI KARAR BOŞLUKTA BİR KARARDIR"

Avrupa'nın PKK'ya karşı tavrını eleştiren Soylu, "evrensel" diye tarif ettikleri hukuk kurallarının, terör konusunda Türkiye'ye başka, Avrupalı'ya başka çalıştığını söyledi.

Türkiye'nin bunu anlamasının, tasvip etmesinin ve buna teslim olmasının mümkün olmadığını vurgulayan Soylu, şunları kaydetti:

"Kobani dahil olmak üzere, Kobani'den önce ve sonra kendisi, kardeşleri, sözde siyaset arkadaşlarıyla birlikte Türkiye'nin ekonomik, siyasi, milli birlik, huzur, güven, refah, kalkınma ortamına terörist saldırılar gerçekleştiren, bunu bir gün olsun bile kınamayan, Meclis'te o partiye siyasi çağrılar yapılmasına rağmen 'PKK'yı kınayın, eleştirin' denmesine rağmen, bir kez PKK ile ilgili herhangi bir açıklamada bulunmayan, tam tersine onları gönüllendiren, iştahlandıran ve onlara destek veren, onların ideolojik altyapısını siyasi bir organla meşrulaştırmaya çalışan Selahattin Demirtaş teröristtir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) hangi sebeple olursa olsun, almış olduğu karar, boşlukta bir karardır, hiçbir anlamı söz konusu değildir. Türkiye'nin hukuk sisteminin, idari yapısının yıllardır şahit olduğu, milletinin özellikle karşı karşıya kaldığı bu hali, Türkiye düşmanlığı üzerinden sergilemeye çalışan Avrupa temizleyemez, temizleyemeyecektir. Bu ikircikli tutumların hiçbir faydası da söz konusu değildir."

Soylu, terör, göç ve uyuşturucunun herkesin sorunu olduğunu, 21. yüzyılın teknolojik imkanlarının güvenliği tesisle görevli kurumlara yardım etmesinin yanı sıra yeni tehditler de ürettiğini söyledi.

Sorunun, aynı sorunlara aynı gözlükle bakılamaması olduğuna dikkati çeken Soylu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) ETA'ya bakarken başka, PKK'ya bakarken başka bir gözlük kullandığını belirtti.

Soylu, "Düne kadar 'Sadece ETA'yı kınamamak bile kapatılma sebebidir.' diyerek Batasuna Partisini kapatan Mahkeme, bugün PKK iltisaklı siyasetçileri, belediye başkanlarını, bunlara ilişkin kararlarımızı değerlendirirken ikircikli ve terör örgütlerine cesaret verici kararlar almaktan rahatsız olmamaktadır" dedi.

İtalya ve Fransa'da belediye başkanlarının görevden alınarak yerlerine kayyum atandığını, Yunanistan'da ise parti kapatıldığına işaret eden Soylu, bunlara kimsenin sesinin çıkmadığını ancak aynı norm ve ilkelerle terörle mücadele eden Türkiye'ye karşı durumun böyle olmadığını dile getirdi.

Bu örnekleri muhataplarına anlattıklarını ancak çabalarının karşılık bulmadığını belirten Soylu, Avrupa'nın bu bakışını değiştirmesi gerektiğini söyledi.

Soylu, DAEŞ ile PKK'ya karşı tavrındaki farklılığa dikkati çektiği Avrupa'nın çok büyük bir yanlışın içinde olduğunu ifade etti.

"EMNİYET TEŞKİLATI, ÇOK CİDDİ GAYRET ORTAYA KOYDU"

Yoğun güvenlik gündemi içindeyken 2020'de yeni tip corona virüs (Covid-19) salgını ve deprem, sel gibi afetlerle karşılaşıldığını belirten Soylu, Emniyet Teşkilatının, gerek salgın gerek afetlerle mücadelede kamu düzeninin devamı konusunda çok ciddi gayret ortaya koyduğunu söyledi.

Soylu, Türk Polis Teşkilatının en başarılı döneminde olduğuna dikkati çekerek, tüm personele minnet ve şükranlarını sundu.

Afetlerde arama kurtarma çalışmalarına katılmak üzere kurulan Polis Arama Kurtarma (PAK) timlerinin göreve başladığını açıklayan Soylu, polisin sadece güvenlik anlamında değil, araç ve gereçleriyle afetlere hazır hale getirildiğini bildirdi. Soylu, polislerin, salgın döneminde kendisine verilen tüm görevleri hakkıyla yerine getirdiğini ve getirmeye devam ettiğini vurguladı.

Polis, jandarma, çarşı ve mahalle bekçilerine karşı yoğun bir iftira atıp onları itibarsızlaştırmaya çalışan zihniyetle mücadele ettiklerini belirten Soylu, bu girişimlerin masumane olmadığını söyledi. Bunları, FETÖ kalıntılarının ve alışkanlığının tezahürü olarak değerlendiren Soylu, nereden yönlendirildiklerini iyi bildikleri bu güruhun, yıl boyunca bu karalama kampanyalarına devam ettiğini dile getirdi.

Son olarak "Uşak Emniyet Müdürlüğünde kadınlara çıplak arama yapıldığı" iddialarının yeniden gündeme getirildiğini anımsatan Soylu, bu iddianın, yaklaşık 2,5 ay önce ve 5 gün önce Valilik ve Emniyet Müdürlüğü tarafından yalanlandığını, konuyla ilgili kamera kayıtlarının ortaya konulduğunu ancak CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun bu iddiayı dün yine gündeme getirdiğini ifade etti.

Soylu, "Türk Polis Teşkilatına bu iftirayı atan ispatlamazsa namussuzdur, şerefsizdir, haysiyetsizdir, alçaktır. Bunu Meclis kürsüsüne taşımak da kelimenin tam anlamıyla acizliktir" dedi.

Soylu, söz konusu iddiayla ilgili, "Kimin peşine takılıyorsunuz? Bir terör örgütünün siyasi kanadında, FETÖ'cü terörist olduğu herkes tarafından bilinen, sözde bir milletvekilinin sözlerinin peşine takılıyorsunuz. (Ömer Faruk) Gergerlioğlu denilen fersude, FETÖ'cü bir teröristtir. Üzerinde sadece milletvekilliği zırhı var. Müptezel. FETÖ'nün kurgusuyla sözlerini ifade etmektedir" şeklinde konuştu.

Soylu, Gergerlioğlu'nun terörist olduğuyla ilgili defalarca suç duyurusunda bulunduklarını kayederek, bunun gereğinin yerine getirilmesi için yargıya çağrı yaptı.

"Cezaevlerinde çıplak arama yapılsın mı yapılmasın mı?" şeklindeki tartışmalara değinen Soylu, bununla ilgili yönetmelik bulunduğunu söyledi.

Soylu, jandarma personelinin, cezaevlerine getirilenlerin üzerinde yaptığı aramalarda ele geçirilen malzemeler arasında tabanca, telefon, uyuşturucu, suç aleti ve SIM kart gibi yasaklı maddelerin olduğunu söyledi.

Sayfa Yükleniyor...