İlişkili Haberler

Trafik kazasında hayatını kaybeden Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun son yolculuğuna uğurlandı.

Sultanahmet Camisi'ndeki cenaze namazına ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da katıldı.

Haluk Dursun'un sözlerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dicle’nin kuzularını çakallara yedirmeyeceğiz" dedi.

GALATASARAY LİSESİ'NDE TÖREN

Geçirdiği trafik kazası sonucu yaşamını yitiren Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Dursun için mezun olduğu Galatasaray Lisesi'nde anma töreni düzenlendi.

Törene Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Beyoğlu Belediye Başkanı Haydar Ali Yıldız, Dursun'un kızı Nilay Dursun ile okul arkadaşları ve sevenleri katıldı.

Bakan Ersoy, törende yaptığı konuşmada, Haluk Dursun'un sözlerinden alıntı yaparak, "Memleketin kara yazısını değiştirmek için durmadan koşturmalıyız. Biz hep birlikte Anadoluyuz. (Dursun) Bir yurt gezisinde karış karış, ilçe ilçe Anadolu'da incelemelerde bulunurken, bu satırları paylaşmıştı. Ülkesine, tarihine, kültürüne ve tüm kalbiyle inandığı genç kuşaklara adanmış bir hayat, aşık bir yürek. Değerli dostum Haluk Hoca, bu varoluş felsefesiyle, yine memleketi için koştururken, bizi derin bir keder içinde bırakarak aramızdan ayrıldı" ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Dursun'u son yolculuğuna uğurlamak üzere bir araya geldiklerini kaydeden Ersoy, şunları kaydetti:

"Galatasaray Lisesi'nin önünde, kıymetli mesai arkadaşım Haluk Dursun'u, gençlik heyecanı ile memleket sevdasını harman etmiş, kendisi için, ülkesi için güzel ve aydınlık bir gelecek düşlerken görür gibiyim. Bir akademisyen, bürokrat, kültür insanı olarak görev aldığı makamlarda gerçekleştirdiği çalışmalar, hayata geçirdiği projeler ve ilham olduğu gençlerle, düşlerinin çoğunu gerçekleştirdi Profesör Dursun, Haluk Hoca, Haluk Ağabey, Haluk Bey... Çoğunu diyorum, çünkü beraberce yapmayı planladığımız birçok proje vardı masamızın üzerinde."

"ONUN YAŞAMINI SIĞDIRDIĞI KADİM MEDENİYETLER, İMPARATORLUKLAR VE BİR BÜYÜK CUMHURİYET TARİHİ OLDU"

Bakan Ersoy, Haluk Dursun'un tarihe çok büyük bir önem verdiğine de dikkati çekerek, "Günceli de yakından takip eder, gelenekselle çağdaşı özenli bir yaklaşımla buluştururdu. Bilinçli ve donanımlı bir nesil yetiştirmek adına, bir yandan projeler hayata geçirirken, bir yandan da genç kuşaklarla, onların ortamında, onların yöntemleriyle iletişim kurdu. Dijital medyaya büyük bir ustalıkla dahil oldu. Hem yetişkinlere hem gençlere, bu mecradan önemli ve ince mesajlar verdi" ifadelerini kullandı.

Haluk Dursun'un tarihi ve kültürel değerlerle memleketi, dünü ve yarınıyla anlattığını dile getiren Ersoy, şöyle devam etti:

"Gün oldu Şırnak'tan şöyle seslendi, 'Biz hep Kato Dağları'nda dolaşıp, Faraşin Yaylası'nda yaylayacağız. Şunu herkes bilsin ki, kuzuları daima kollayıp çakallara kaptırmayacağız.' Gün oldu yollarda vatandaşla bir lokma ekmeğe ortak oldu ve şöyle seslendi, 'Van ile Hakkari arasında, yol üzerinde, bir güzel subaşı bulunmuş tarihi köprünün dibinde, kalenin karşısında. Gazete kağıdı serili, otlu peynir sofrasında bölge hakkında değerlendirmeler yapıyoruz.' Bakarsanız doğum tarihine 62 yaşındaydı Haluk Dursun ama onun yaşamını sığdırdığı kadim medeniyetler, imparatorluklar ve bir büyük cumhuriyet tarihi oldu."

"YAPTIĞI HER HİZMET İÇİN KENDİSİNE MİNNETARIZ"

Ersoy, Dursun'un bütün görevlerini başarıyla yürüttüğünü kaydederek, sözlerini şöyle tamamladı:

"İçişleri Bakanlığındaki görevlerinden, bakanlığımız bünyesinde başarıyla yürüttüğü birçok göreve, Miniatürk Projesi'nden, Ayasofya Müzesi ve Topkapı Sarayı Müzesi'nde gerçekleştirdiği birçok yeniliğe, son olarak Kültür ve Turizm Bakanlığı Bakan Yardımcısı unvanıyla imzasını attığı çalışmalara kadar, bu vatan için yaptığı her hizmet için minnettarız. Bir düşün insanı, bir bürokrat ve bir dost olarak ona gönül borcumuz sonsuz. Kıymetli mesai arkadaşım, değerli hocam, üzerine titrediğin bu gençlik bize sevdalısı olduğun bu memleket, projelerin ve usta kaleminden dökülen yapıtların hep güvendiğin ve inandığın Türk gençliğine emanet. Kuzuları daima kollayıp çakallara kaptırmayacağız. Mekanın cennet olsun."

"ONUN ÖĞRETİLERİNİ GENÇLERİMİZLE BİRLİKTE, YARINLARA EBEDİYETE TAŞIYACAĞIZ"

Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu da Dursun'un her yönüyle örnek bir kişiliğe sahip olduğuna işaret ederek, "Bir ağabeyi, hocayı, devlet adamını ve bu kutsal bayrağın aşığı bir insanı elim bir trafik kazasında kaybettik ve ahirete yolcu etmenin vesilesiyle bir aradayız. Ahmet Haluk Dursun hocamız, gerçekten gençlerimizi, gençliğimizi çok önemseyen, onlar için her imkanını feda eden bir ağabeyimizdi. Bizler de onun tabiriyle Dicle'nin kuzularını çakallara kaptırmamanın yolunda tüm gücümüzle çalışacağız. Hem bakanlık hem bireyler olarak onun öğretilerini gençlerimizle birlikte, yarınlara ebediyete taşıyacağız" değerlendirmesini yaptı.

Kasapoğlu, başsağlığı dileğinde bulunarak, "Başta değerli ailesinin, milletimizin başı sağ olsun. Rabbim sabır versin. Mekanı cennet olsun, Allah rahmet eylesin." ifadelerine yer verdi.

"ÜZÜNTÜLÜ OLAN İNSANLARDAN, ÜZÜNTÜYE KENDİNİ BIRAKANLARDAN HOŞLANMAZDI"

Haluk Dursun'un kızı Nilay Dursun da üzüntüsünü dile getirerek, "Benim babam, herkesin hocası. Haberini aldığımız andan beri herkes benim kadar üzülüyor. Bir şekilde bana bunu bildiriyor. Herkesin onu ne kadar çok sevdiğini görmek bizi de sevindiriyor. Herkese çok teşekkür ediyoruz. O her zaman üzüntülü olan insanlardan, üzüntüye kendini bırakanlardan hoşlanmazdı. Tabii ki devletimiz ve milletimizle ilgili bütün önemli şeyleri devlet büyüklerimiz söylediler. Ama onun canıgönülden en sevdiği şey, gençlerdi ve derdi ki, 'Milletinizi, kültürünüzü tanıyın. Her zaman merak edin, merak bir insandaki en önemli özelliktir. Çok okuyun, çok gezin, okuyarak gezin. Sizler de bilenlerle bilmeyenler, onu mutlu edebilmek için okumaya, öğrenmeye, onun öğretilerini takip etmeye devam edin.' " diye konuştu.

Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Mustafa Cengiz ise cenaze törenlerinde konuşmanın zorluğuna değinerek, "Rahmetli Haluk Hocam bir ateş gibi düştü. Önce tabii ki ailesini yaktı bu ateş, sonra bütün camiamızı yaktı. Lisemizi, bizleri, bütün camiayı ve üçüncü olarak devletimizi yaktı bu ateş" dedi.

Cengiz, "Lütfen çocuklarımızı devlette çalışmaya yönlendirelim. Maalesef son yıllarda devletimize hizmete aday, neredeyse meccani, bilabedel çalışacak bir kuşak giderek eksilmekte. Bu bağlamda ben Ahmet Hocamı sadece Galatasarayımızın değil aynı zamanda, devletimizin de bir şehidi olarak görüyorum. Hatırası önünde saygıyla eğiliyorum. Ruhu şad olsun." diye konuştu.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan törende, Dursun'un kızı ile yakınları taziyeleri kabul etti. Dursun'un tabutunun, Türk bayrağı ve Galatasaray bayrağına sarılı olması dikkati çekti.

MUSALLA TAŞINA SEVENLERİNİN OMZUNDA TAŞINDI

Prof. Dr. Dursun için Sultanahmet Camisi'nde ikinde vakti cenaze töreni düzenlendi.

Dursun'un camiye getirilen cenazesi, musalla taşına kadar sevenlerinin omuzlarında tekbirler eşliğinde taşındı.

Cenaze namazı öncesinde Dursun için, Sultanahmet Camisi Müezzini İbrahim Altuntaş ile Ayasofya Müzesinde görevli müezzin tarafından karşılıklı olarak sela okundu. Ardından törenin yapılacağı Sultanahmet Camisi'nde Kur'an-ı Kerim tilavet edildi.

Törene, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanı Mustafa Şentop, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, İletişim Başkanı Prof. Dr. Fahrettin Altun, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Mahir Ünal, Hayati Yazıcı, Fatma Betül Sayan Kaya, eski TBMM Başkanı Köksal Toptan, eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcıları Nadir Alpaslan ile Serdar Çam, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, İstanbul İl Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan, Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu Başkanvekili Prof. Dr. İskender Pala, İl Kültür ve Turizm Müdürü Coşkun Yılmaz, İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak, Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu, Topkapı Sarayı Müzesi Başkanı Mustafa Sabri Küçükaşçı, Ayasofya Müzesi Müdürü Hayrullah Cengiz, araştırmacı-yazar Beşir Ayvazoğlu, akademisyen Uğur Derman, müzisyen Ahmet Şahin ile milletvekilleri, belediye başkanları, akademisyenler, sanatçılar, vatandaşlar ve öğrencileri katıldı.

Ayrıca törene Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, AK Parti İzmir Milletvekili Binali Yıldırım, Galatasaray Kulübü Başkanı Mustafa Cengiz de çelenk gönderdi.

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, cenaze namazını kıldırdıktan sonra Dursun için helallik istedi.

"DİCLE'NİN KUZULARINI ALLAH'IN İZNİYLE ÇAKALLARA YEDİRTMEYECEĞİZ"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, namazın ardından yaptığı konuşmada, Dursun'a rahmet, ailesine ve ilim dünyasına başsağlığı dileklerini iletti.

Hazreti Peygamber'in "Alimin ölümü alemin ölümü gibidir." hadisini anımsatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bunlardan bir tanesini daha yaşıyoruz. Haluk Hocamız bizim önemli bir rol arkadaşımız oldu. Kültürde, sanatta, edebiyatta, tarihçi olarak tarihte bizimle yol yürüdü. Bu yol yürüyüşü esnasında da gerçekten onun dürüstlüğü, duruşu, vakarı örnekti. Hele hele gurbetteki o öğrencilerimize her ay tarih dersleri vermek üzere oraya gidiş, gelişleri... Özellikle bir Tuna aşığı olması hasebiyle, Tuna dersleri çok çok anlamlıydı, faklıydı. Son zamanlar da özellikle Dicle'nin kuzularına da aşkı vardı. 'Dicle'nin kuzularını çakallara yedirtmeyeceğiz.' diye bir yaklaşımı vardı. Haluk Hoca hiç endişe etme Dicle'nin kuzularını Allah'ın izniyle biz de çakallara yedirtmeyeceğiz. Bu vaadini biz aynen devam ettireceğiz. Onların karşısındaki o dik duruşumuz aynen devam edecek. Bizler, özellikle Haluk Hocamızın yola çıktığı o günden eserinde de ifade ettiği gibi şimdi aynı yere kendisini uğurluyoruz. Makamı cennet olsun. Rabbim inşallah o izi sürenlerden bizleri de eylesin. Allah yar ve yardımcımız olsun. Ruhu için el-Fatiha."

Törende, Topkapı Sarayı Müzesi Başkanı Mustafa Sabri Küçükaşçı da bir konuşma yaptı. Küçükaşçı, Ankara Sosyal Bilimler Lisesi'nden bir öğrencinin Haluk Dursun'un ölümüne "tarih düşürdüğü"nü belirterek, söz konusu eseri okudu, Milli Türk Talebe Birliği'nin 1976'daki bir etkinliğinde Dursun ve Erdoğan'ın ortak anısını anlattı.

Dursun'un naaşı Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da omuz verdiği cemaat tarafından cenaze aracına kadar taşındı.

Dursun'un cenazesi, Kocaeli'nin Körfez ilçesinde toprağa verildi.

İstanbul Sultanahmet Camisi'nde ikindi vaktinde kılınan cenaze namazının ardından Dursun'un Türk bayrağına sarılı naaşı, İstanbul Büyükşehir Belediyesine ait cenaze nakil aracıyla Hereke Asri Mezarlığına getirildi.

Dursun'un cenazesi, okunan Kuran-ı Kerim tilaveti, tekbir ve dualarla aile kabristanlığına defnedildi.

Törene, Haluk Dursun'un kardeşleri Haldun ve Feridun Dursun ve Hale Yöntem, eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, AK Parti Kocaeli Milletvekili Fikri Işık, Kocaeli Valisi Hüseyin Aksoy, Yalova Valisi Muammer Erol, Milli Savunma Bakan Yardımcısı Muhsin Dere, AK Parti Eskişehir Milletvekili Nabi Avcı, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Osman Arslan, ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Halis Aygün, Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu, Körfez Belediye Başkanı Şener Söğüt ile yakınlarının yanı sıra diğer ilgililer ve vatandaşlar katıldı.