CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal, Habertürk'te katıldığı canlı yayında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

"AK Parti'ye mi geçeceksiniz?" sorusuna Baykal, "AK Parti, Türkiye'nin bir siyasi partisidir. Kötü bir şey söylemek istemem ama ben bütün siyasi yaşamımı belli bir çizgide geliştirmiş bir insanım. 1992 yılında kapatılan CHP'nin ikinci kurucu başkanı olma onuruna eriştim. Böyle bir ortama çekilmiş olmaktan üzüntü duyuyorum" yanıtını verdi.

Baykal, yeni anayasa çalışmalarına ilişkin soruyu ise "Anayasa'nın dokunulmamış 60-70 maddesi kalmıştır. Şimdi bu konuyu sürekli gündemde tutanların bir amacı var. 'Başkanlık sistemini geçirmektir. CHP, o masaya hiç oturmamalıydı, kalkması gayet doğal. Bu, bir oyun çünkü. Sen başkanlık istiyorsun ama birileri de istemiyor, bu belli. Buna alet olmak istemiyorlar" dedi.

CHP yönetimine yaptığı eleştiriler hatırlatılarak, "Kılıçdaroğlu'dan onursal başkanlık talep ettiniz mi?" sorusunun yöneltildiği Baykal, şu değerlendirmede bulundu:
"Benim, Sayın Kılıçdaroğlu'ndan kendimle ilgili hiçbir talebim olmamıştır. Sayın Kılıçdaroğlu'nun bu konuda gerekeni ifade edeceğinden eminim. Tabii çevresinde bu laflar niye dolaşıyor, ayrı bir iştir. Onursal başkanlık konusu şudur: Partide bir yönetim sorunu olduğunu CHP'liler kendileri arasında sürekli konuşuyor. Bu, benim de kanaatimdir. İyi yönetilmiyor parti, çok açık, her konuda... Bir yönetim toparlanması ihtiyacını CHP'nin deneyimli, birikimli, sorumlu, aklı başında pek çok insanı kendi arasında konuşuyor. O insanlardan bana gelip, 'Bu onursal başkanlık mekanizmasını harekete geçirelim'. Daha önce 'eş başkanlık', arkasından 'onursal başkanlık' diye konuştular ve son olarak kurultaydan önce bana bazı partililerimiz gelerek, 'Bir onursal başkanlık yaratalım, sen de orada bulun, katkını yap, yanlışa müdahale etmen gerekebilir' dedi.

Bana teklif edildi, ben Kılıçdaroğlu'na böyle bir teklif yapmadım, kimseye de yapmadım. Bana bir değerli ardaşımız bu teklifi yaptı, ben de ona, 'Bu konunun takdirini yapacak olan sayın genel başkandır, benim böyle bir talebim olmaz' dedim."
"CHP'ye tekrar genel başkan olmak istiyor musunuz?" sorusu üzerine Baykal, "Hayır, CHP'ye genel başkan olmak istemiyorum. CHP'ye genel başkan olmayı değil, CHP'li kalabilmeyi başararak, CHP üyesi olarak ölebilmeyi diliyorum. CHP'nin genel başkanlarının hiçbirisi, CHP'li olarak ölmeyi başaramamıştır. Atatürk, CHP'li olarak ölmedi, İsmet İnönü, rahmetli Ecevit de CHP'li olarak ölmedi. Ben CHP'li olarak, sade bir üye olarak ölmek istiyorum" ifadelerini kullandı.

CHP'nin ikinci kurucu genel başkanı olduğunu anımsatan Baykal, Türkiye'nin bulunduğu ortamda gerçek CHP'ye ihtiyaç olduğunu söyledi.

"Kılıçdaroğlu'nun partinin başından ayrılması gerektiğini mi söylüyorsunuz?" sorusuna, Baykal şu karşılığı verdi:

"Sayın Kılıçdaroğlu'nun anlayışının CHP'de ciddi yönetim değişikliğine yönelik olduğunu biliyorum. Bunu kimse inkar etmiyor. Ben, artık oyalanmayalım, zamanı harcamayalım, zaman çok kıymetlidir, bir an önce yapalım, bir an önce yeni bir yönetim şekillensin, derlensin, toparlansın, yeterince zamanı olsun ve Türkiye'yi seçime götürsün istiyorum. Ben yeni bir yönetim gerektiğine inanıyorum, herkes de inanıyor. Bu yeni yönetim birisine karşı bir yönetim değildir.

Sayın Kılıçdaroğlu, 6 yıl bu partide çok önemli bir görev yerine getirmiştir, bir kriz döneminde partiyi derleyip, toparlamıştır. Ben de dışarıdan elimden geldiğince iyi niyetli, yapıcı katkı anlayışı içerisinde davrandım ve bir deneme yaptık.
Yeni başlangıca ihtiyaç olduğu kanısındayım. Bunu 'Ben hayata geçireceğim' demiyorum. Partinin dinamiklerinin, reflekslerinin, kadrolarının içinden yenilenmenin olmaması mümkün değildir."

Deniz Baykal, yeni başlangıçta Kılıçdaroğlu'nun da yer alması gerektiğini ifade etti.
CHP'de "bir milletvekilinin Meclis'teki odasında bulunan Atatürk'ün fotoğrafını indirdiği" iddasıyla ilgili tartışmalar yapıldığını anımsatan Baykal, "Bu konuyu yönetirken olayı olduktan iki ay sonraya kadar bekletmişsek, o süreç içerisinde iş dallanıp budaklanmışsa, al sana bir yönetim zafiyeti" dedi.

"Partinin belli bir mezhepsel kimliğe yakın durmasından rahatsız mısınız?" sorusuna karşılık Antalya Milletvekili Baykal, CHP'nin hiçkimseyi dışlamayan anlayış içinde olması gerektiğini dile getirdi.