NTV

'Boz' klonlarımız dünyaya geldi

Anadolu Ajansı

Türkiye

Anadolu sığırlarından Boz ırkına mensup dişi ikizlere Ece ve Ecem adları takıldı.

TÜBİTAK, İstanbul (İÜ) ve Uludağ üniversiteleri iş birliğinde yürütülen ''Anadolu Yerli Sığırlarının Klonlanması'' projesi kapsamında dünyada ilk defa Anadolu yerli sığırlarından biri olan ''Boz'' ırkının dişisi klonlandı. İkiz olarak doğan buzağılara ''Ece'' ve ''Ecem'' isimleri verildi.

Proje kapsamında, beş yaşındaki boz ırk dişinin doku parçasından TÜBİTAK, Marmara Araştırma Merkezi, Gen Mühendisliği ve Biyoteknoloji Enstitüsünde üretilen embriyonun, İÜ'deki taşıyıcı anneye aktarılması sonucu klonlanan dişi yavru buzağılar, İÜ Veteriner Fakültesi Döllenme ve Suni Tohumlama Bölümünde dünyaya geldi.

Proje ve doğum hakkında AA muhabirine bilgi veren proje yöneticisi TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi Gen Mühendisliği ve Biyoteknoloji Enstitüsü Başuzmanı Doç. Dr. Sezen Arat, ''Anadolu Yerli Sığırlarının Klonlanması'' projesi kapsamında yaklaşık dört buçuk ay önce dünyada ilk defa Anadolu yerli sığırlarından biri olan ''Boz'' ırkın klonlandığını hatırlattı.

Projenin, yerli sığırların ileri tarihlerde yok olması halinde geriye getirilebilme şanslarının olup olmadığını anlamayı amaçladığını kaydeden Doç. Dr. Arat, birkaç yerli ırk seçtiklerini, bunlardan birinin de ''Boz'' ırkı olduğunu ifade etti.

Doç. Dr. Arat, ''Dünyada ilk defa Anadolu yerli sığırlarından biri olan 'Boz' ırkının dişisini klonlandık. Bunlar, ayrıca Türkiye'nin ilk dişi klon buzağılarıdır'' dedi.

İkiz buzağıların, 20'şer kilogram olarak doğduklarını ve çok sağlıklı olduklarını belirten Doç. Dr. Arat, ''Aslında iki embriyo transfer etmiştik alıcıya. Gebelik kontrollerinde bir tanesini fark etmiştik. İkiz olması bizim içinde sürpriz oldu. Tahmin etmiyorduk. Genelde ikiz klonlarda sorunlar olabiliyor. Ama bizim ikizlerimiz çok hareketliler'' diye konuştu.

Proje kapsamında embriyoların TÜBİTAK MAM Gen Mühendisliği ve Biyoteknoloji Araştırma Merkezi labarotuvarında üretildiğini dile getiren Doç. Dr. Arat, daha sonra embriyoların, Uludağ ve İstanbul üniversitelerindeki taşıyıcı annelere transfer edildiğini aktardı.

Taşıyıcı annelerin, tamamen farklı ırklardan olduğunu kaydeden Doç. Dr. Arat, taşıyıcı anneleri seçerken sağlıklı olmaları, kuvvetleri ve embriyoyu taşıyabilecek nitelikte olmalarına dikkat ettiklerini ifade etti.

İKİZ BUZAĞILARA ''ECE'' VE ''ECEM'' İSİMLERİ VERİLDİ
Doğumun taşıyıcı annenin 280 günlük hamileliği sonucu gerçekleştiğini, ''Efe''nin ise 274'inci günde dünyaya geldiğini anlatan Doç. Arat, ikizlerin sezeryanla yaşama merhaba dediğini, taşıyıcı annenin sağlık durumun ise iyi olduğunu belirtti.

İkizlere ''Ece'' ve 'Ecem'' isimlerini verdiklerini söyleyen Doç. Dr. Arat, ''Aslında Ece ismini bulmuştuk. Ama ikiz doğunca uyumlu olsun diye Ecem ismini de diğer buzağıya koyduk. Ece, halk arasında, özellikle köylerde kullanılan bir isim. İleri gelen ve güçlü anlamına geliyor'' diye konuştu.

İkizlerin bakımının İÜ Veteriner Fakültesinde yapılacağını anlatan Doç. Dr. Arat, konuşmasında şunlara yer verdi:

''Türkiye klonlama çalışmalarında dünyada başarıyı yakalamış durumda. Zaten klonlamada başarı binde 5 ile yüzde 10 arasındadır. Bizim bu çalışmadaki başarımız ise yüzde 12,5. Klon hayvanların sağlıklı olması çok önemli. Çünkü doğan klonların bir kısmı kısa bir süre sonra hayatını kaybedebilir. Klonlama yöntemiyle iki tane daha buzağı doğacak. Onların doğumu, Şubat veya Mart gibi. Proje kapsamında amacımız, tek erkek klon buzağı Efe ile dişi buzağıları çiftleştirerek, yavru almak. Çünkü projenin ana hedefi, nesillerinin tükenmesi halinde Anadolu yerli sığırlarını, klonlama teknolojisiyle geri getirip getirmeyeceğimizi görmekti. Bundan sonraki çalışmamız Efe'yi dişi buzağılarla çiftleştirip normal yavru elde edebilmek. Ancak bu çalışma bir veya iki yıl sonra olabilecek.''

''EFE'' BUZAĞININ SAĞLIK DURUM İYİ
Proje kapsamında dört buçuk ay önce doğan ve dünyada ilk defa Anadolu yerli sığırlarından biri olan ''Boz'' ırkından klonlanan buzağının, sağlık durumu hakkında bilgi veren Doç. Dr. Arat, Efe'nin 20 kilogram olarak dünyaya geldiğini, şimdi ise 90 kilograma ulaştığını kaydetti.

Doç. Dr. Arat, normal gelişimini devam ettiren, çok sağlıklı ve iştahlı olan Efe'nin doğduğundaki kahverengi görünümünün, ırkının özelliğine dönerek boz renge dönüştüğünü söyledi.

Efe'nin, dört yaşındaki bir boğanın klonu olduğunu anımsatan Doç. Dr. Arat, ilk iki ay sütle beslenen buzağının, daha sonra ot ve yemeye başladıklarını dile getirdi.