Müzik eleştirmeni Mehmet Tez, bu haftasonu yapılan CHp Kurultayı'nı farklı bir açıdan ele aldı. İşte Mehmet Tez'in o yazısı:

''Hep konsere festivale gidecek değilim ya, bu sefer de Kurultay’dan bildiriyorum. Delege coşkulu, heyecanlı, aksiyona hazır. Bana kalırsa sosyal demokratlar mesajdan çok aksiyon görmek istiyor

Ankara Arena’ya giderken ışıklarda davulcularla zurnacılar bekliyor. İstanbul’da ışıklarda beklerken gelip camı silen çocuklar gibi davulcu ve zurnacı delegelere salona girerken eşlik edip bozuk paralarınıza talip oluyor. Asmalımescit’te keman, darbuka, klarnet varsa burada da davul zurna var. “Halilim” eşliğinde girdiğim Kurultay’da aldığım notlar şöyle:

- Ankara Arena çok güzel bir salonmuş. Lobisi güzel geniş, dedikoduya müsait. Çay da veriliyor daha ne olsun. Ama almak mümkün değil. Neyse ki genel başkan konuşmaya başladı da bir çayını içtim CHP’nin.

- CHP’liler coşkuyla gelmiş salon tıklım tıklım. Konser ve festival tecrübelerimden hareketle şunu söyleyebilirim: Millet sahnede bir AC/DC, bir Ozzy Osbourne tarzı aksiyon ve şov görmek istiyor. Ama Kılıçdaroğlu onlara tek gitarla romantik şarkılar söylüyor. Bunun gibi bir şey yani ortam.

- Bir delege “Kılıçdaroğlu coşturamıyor” dedi. “Bizim halk doğru dürüst fırça atamayan adama oy vermez” dedi. Dertli delege.

- Neyse ki ikinci konuşmasında Kılıçdaroğlu 12 Eylül’den hesap sorma, YÖK’ü ve barajı kaldırma ve özgürlüklere dair somut vaatleriyle tempoyu yükseltti. Yani “yeni albümden şarkıları” ilk yarıda söyledi. “En çok bilinen hit”leri sona sakladı.

- ”Sarı Saçlım Mavi Gözlüm” şarkısını o kadar çok dinledim ki bir ara delege oldum sandım. Sık sık dışarı davul-zurna dinlemeye çıkıp halka karıştım. Millet ekmek derdinde. Köfteci, seyyar dönerci bol. Burgulu “meşhur” tatlı zaten olmazsa olmaz. Simitçi gümüş yüzükçü, tesbihçi yanında kravatçı büyük hizmet. Ortalık “sayın başkan” dolu çünkü, façamız düzgün olsun.

- Adını vermek istemeyen delege bana yanlışlıkla “başkanım” dedi. Siyasette bu başkanım “Abi” ya da “Hocam” gibi bir şey. Yanlış anlamayın.

Sarı saçlı starbaks bardaklı diplomatın “Oh My God” hayreti
- Şarkıdaki gibi sarı saçlı mavi gözlü delege pek görmedim. Ama diplomat ve kordiplomat kapısında onlardan çok miktarda vardı. Elinde Starbaks bardağıyla salona, hele de alt kata giren diplomatlar “Oh my God” bakışlarıyla hayatta kalmaya çalışıyordu. Onlar da acemi işte benim gibi.

- Biri kafama karanfil attı.

- Bir gün Ayşe Arman gibi kılık değiştirip delege olmaya karar verirsem yapacağım ilk şey siyah bir palto almak. Burada siyah paltosu olmayana selam vermiyorlar. Her taraf siyah ve lacivert takım elbise. Ayakkabılar siyah pide dediğimiz uzun burunlulardan. Sigara ve telefon standart aksesuar. Tesbih yükselişte.

Kadın delege sayısı az. Çanta ve partiyi temsil eden herhangi bir aksesuar vazgeçilmezi kadın delegenin.

- Bunca yıl konsere festivale gittim, dünyanın her yerinde ünlü sanatçıları izledim, şunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim: Bir rock yıldızıyla popüler bir siyasetçi arasında temelde hiçbir fark yok. Televizyona azıcık da olsa çıkan, siması hafiften tanınan her CHP’li rock yıldızı gibi takılıyor.

‘Çarşı grubu’ İzmir delegesi
- VİP gazetecilerin locası çok kıyaktı. Kurultay’da “loca keyfi”. Benimkisi halkın arasında “delege keyfi”.

- İzmirliler CHP içinde en fazla ses çıkaran grup. CHP’nin “çarşı grubu” gibiler. Özellikle belediye başkanları Aziz Kocaoğlu Divan başkanı olarak sahneye çıktığında ortalığı inlettiler. Ama sloganlar daha yayaya şaşaşa düzeyinde.

- Böyle tuvalet en son lisede gördüm. Ortalık savaş alanı gibi sigara dumanından göz gözü görmüyor. Sayın delegeler burada nikotin ihtiyaçlarını gideriyor.

- Televizyonda ne gördünüz bilmiyorum ama benim için kurultaya damgasını vuran cümleyi Karayalçın sesli sunucu, Kılıçdaroğlu konuşmaya çıkarken söyledi:

- “Değerli sosyal demokratlar! Genel Başkanımız Kılıçdaroğlu’na yol arkadaşı olmaya hazır mısınız?

- Eveeettt!

- O halde kenara çekilin başkanımız geçemiyor.''