ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton ile CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu arasında Cumartesi günü gerçekleşen görüşmenin perde arkası basına yansıdı.

ABD Dışişleri Bakanı Clinton, CHP lideri Kılıçdaroğlu'na "Yemin etmeme tavrınızı takip ettik. Arkadaşlarınız için gösterdiğiniz tutumu gayet iyi anladık. Anlaşılır bir tutum" dedi.

ABD Dışişleri Bakanı, "İç ve dış sorunları ana muhalefetin gözünden görmek istiyoruz" dedi. CHP Lideri ise yemin krizini ve tutuklu vekillerin durumunu gündeme getirdi. Mustafa Balbay ve Mehmet Haberal'ın seçildikleri halde meclis'e gelemediğini, 800 gündür içerde olduklarını söyledi. Clinton'ın yanıtı "Gerçekten uzun bir süre" oldu.

Clinton, Meclis'teki yeni dönem ve yeni anayasa hazırlığı konusunda da Kılıçdaroğlu’nun görüşünü sordu. Kılıçdaroğlu, "En temel şartımız hukukun üstünlüğü olacak. Yargı, insan hakları, kadın erkek eşitliği konularında hassas olacağız. İktidardan uzlaşma bekleyeceğiz." dedi.

Görüşmede dış politikanın başlığı ise Ermenistan'la ilişkilerdi. Erivan'la imzalanan protokolleri hatırlatan Clinton, "Bu konuya sanırım soğuk yaklaşıyorsunuz" dedi. CHP lideri bunun üzerine hükümeti eleştirerek "Süreç bizimle paylaşılmadı" dedi.

DEMİRTAŞ: SORUNLARIMIZI KENDİMİZ ÇÖZERİZ
ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton'ın İstanbul'daki görüşmelerinden biri de BDP Grup Başkanı Selahattin Demirtaş ve BDP Milletvekili Gültan Kışanak’laydı.

Demirtaş Clinton'a "Her gün sorun ve sıkıntı yaşayan bir ülke olsak da biz kendi sorunlarımızı çözebilecek güçlü bir demokratik muhalefete, güçlü bir demokratik potansiyele sahibiz" dedi.

Görüşmenin ardından basın mensuplarına açıklama yapan Demirtaş, "Türkiye'deki temel sorunların çözümüne ilişkin olarak parti politikalarımızı paylaştık. Türkiye'deki tüm sorunların, en basitinden en ciddisine kadar tüm sorunların, iç dinamiklerin etkisiyle birlikte çözüm arayışıyla birlikte çözülmesinin mümkün olduğunu kendisiyle paylaştık. Türkiye, kendi sorunlarını uzlaşı ve diyalog içerisinde çözebilecek potansiyele sahiptir. Bunu değerlendirebilmek elbette ki iktidarıyla muhalefetiyle bizlerin elindedir. Bu konuda siyasetin başarılı olması Türkiye siyasetini güçlendirir. Türkiye'de bu potansiyel vardır. Arzuladığımız demokrasiye henüz ulaşmamış olabiliriz, ama bunun inancını, gücünü ve kararlılığını tartışıyoruz. Sorunlarımız olmakla birlikte biz gelecekten umutluyuz. Her gün sorun ve sıkıntı yaşayan bir ülke olsak da biz kendi sorunlarımızı çözebilecek güçlü bir demokratik muhalefete, güçlü bir demokratik potansiyele sahibiz. Görüşlerimizi özetle bu şekilde ifade ettik" diye konuştu.