NTV

Erbakan'ın son anları

Türkiye
Erbakan'ın son anları

'Hoca'nın 40 yıllık arkadaşı, hastanedeki son anlarını anlattı: Son namazını göz imasıyla kıldı, hemşirelere 'dualarınızı bekliyorum' dedi. Yasin okunurken gözlerini kapadı.

Eski başbakanlardan Milli Görüş lideri merhum Necmettin Erbakan'ın 40 yıldır yanında bulunan ve son anlarına tanık olan İbrahim Titiz, hastanedeki son dakikaları gazetecilerle paylaştı.

Erbakan'ın son namazı olan sabah namazını hastalığı sebebiyle göz imasıyla kıldığını belirten Titiz, gördüklerini aktardı:

''Kendisi namazını hiç aksatmadı. Bizden bir kişiye tuğla parçası veya kiremit getirmemizi istedi. Abdest alıp namazını kılacağını söyledi. Devamlı başucunda bu kiremit bulunuyordu. Namazlarını aksatmadan teyemmüm abdesti ile kılıyordu.''

Erbakan'ın, vefat ettiği gün olan 27 Şubatta bilincinin saat 08.50'ye kadar açık olduğunu anlatan Titiz, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Bilincini bu vakte kadar hiç kaybetmedi. Yapılan bütün müdahaleleri biliyordu. Son namazı olan sabah namazını da göz hareketleriyle kıldı. Rahatsızdı, bir taraftan müdahale yapılıyordu. Ancak diğer zamanlarda kalkıyordu, oturuyordu, getirmiş olduğumuz kiremitle teyemmümünü alıp namazını öyle kılıyordu. Hocamızın yanında ayrıca bizi çağırması için bir zil bulunuyordu. Biz yan odada ikamet ediyorduk. Kendisi bir ihtiyaç duyduğu zaman bu zile basarak bizi çağırıyordu. Bizde kendisine yardımcı oluyorduk.''

Erbakan'ın yoğun bakıma alındıktan sonra baş ucunda Diyanet İşleri Eski Başkanı Lütfü Doğan Hoca'nın sürekli Yasin-i Şerif okuduğunu ifade eden Titiz, ''Hocamız yoğun bakıma alındıktan sonra, çocukları ve Lütfü Doğan Hocamız yanına alındı. Lütfü Doğan Hocamız üç kere Yasin-i Şerif okudu. Hocamız, Yasin-i Şerif okunurken gözlerini kapadı'' diye konuştu.

HEMŞİRELERE 'DUANIZI BEKLİYORUM' DEDİ
Bilincinin açık olduğu son ana kadar Erbakan'ın o kendine has nezaketinden ödün vermediğini vurgulayan Titiz, sözlerini şöyle tamamladı:

"Kendisini muayene eden doktorlara, hemşirelere ve bizlere her fırsatta teşekkür ediyor, sürekli 'dualarınızı bekliyorum' diyordu.''