Mehmet Fuat’ın “Elini sürdüğü şeyi şiire çeviriyor” diye tanımladığı şair İlhan Berk'i geçen yıl 28 Ağustos'ta yitirmiştik. "Başkalarını bilmem, yazmak benim için cehennemdir" diyen Berk'le ölümünden önce yaptığımız söyleşide, yazmayı düşündüğü kitaplardan şöyle sözetmişti:

"Yazacağınız daha çok dize olduğunu düşünüyorum.
Bir kitap hazırlamak istiyorum. 17-18 şiir oldu. Bitirirsem sevineceğim. 30-40 şiir olabilirse sevineceğim. Ona çalışıyorum şimdi. Böyle bir kitap bırakmak istiyorum.

İpuçları verebilir misiniz?
Kişisel gelişmemde ayrı bir yeri olacak bir kitap. Bir tane de ‘Sözcükler’ diye bir kitaba çalışıyorum. Sanırım o önümüzdeki yıl biter, yayınlarım. Ama bu kitap biraz uzun sürer. Bunlar özgür şiirler; yaşamın birçok yerinden gelmiş. Daha çok anlaşılan değil de duyulan bir şiir diyelim. Kapalı bir şiir. Ancak duyumlara seslenen bir şiir yazmak istiyorum. Metafizik ağırlıklı diyebilirim. Aldın hikayeyi, bravo."

Şairlerin yeryüzünden ayrıldıktan sonra da şiir yazmaya devam ettiklerini düşünenlerdenim. Ya İlhan Berk gibi her okunuşta kendini yeniden yazan dizeler bırakırlar ya da yıllar sonra ortaya çıkacak yeni dizeler.

"NE VAR NE YOK ENVANTERİNİ ÇIKARDIK"
İlhan Berk'in ardında yayınlanmayı bekleyen şiirler bıraktığı müjdesini oğlu Ahmet Berk'ten öğrendik. 

İlhan Berk'in ölümünden sonra yarıda kalan projeleriyle ilgili bir çalışmanız var mı?
Babamın vefatından sonra yapıtlarının editörlüğünü yapacak olan şair Gonca Özmen’le birlikte bir-iki aylık bir çalışmamız oldu. Bu çalışmalar sonucunda babamın henüz yayınlanmamış eserlerini toparladık. Bunlar çoğunlukla el yazması, bazıları daktilo da edilmiş. Bunları listeledik. Bir anlamda, ne var ne yok envanterini çıkardık. Yayına hazırlamış oldukları var. Bir takım tercümeler var, bir takım araştırmaları var. El yazı notları var. Bunları kitaplaştırabilmek için önce belgeledik. Bu belgeleme sonrası Yapı Kredi Yayınları ile bir telefon görüşmem oldu. Onlar, yaz sonu kış başı gibi Bodrum’a gelecekler. Ben belgeleri, yapıtları onlara göstereceğim. Ona göre bir yayın politikası düşünülecek. 

Kitap çalışması olarak daha somut bir şey var mı? 
Yapı Kredi Yayın Kurulu ile ortak bir çalışma yaptıktan sonra topluca ele alalım istiyoruz. Henüz somutlaşmış bir şey yok.

Tahminen kaç kitaplık malzeme var?
Aşağı yukarı 30 civarında defter var. Tamamı şiir değil, bazıları düzyazı. Ama toparladıklarımız 30 civarında.

'Bodrum benim yazı odamdır'' diyen Berk'in çalışma odası.
'Bodrum benim yazı odamdır'' diyen Berk'in çalışma odası.

Çizimleri...
O dalda henüz bir şey yapılmadı. Desenleri var ama onu daha başka bir etapta ele almak gerekiyor. O da onu hep ikinci planda tutardı.

EVİ MÜZE OLACAK
İlhan Berk'in yaşadığı evi müze yapmak gibi bir düşünceniz var mı?
Bir takım gruplar, kişiler gezip görmek üzere gelebiliyorlar eve. Ben evi onun yaşadığı tüm mekanları bıraktığı şekliyle tutuyorum. Henüz hiçbir şeye dokunulmadı. Üniversite çerçevesinde düşündüğüm bir proje var. Müzenin de ölümümden sonra tamamını vakfetmek isterim.




Şair İlhan Berk, ölümünün birinci yılında Bodrum'daki mezarı başında anıldı.

Geçen yıl geçirdiği rahatsızlık sonucu hayatını kaybeden İlhan Berk için Bodrum'un Gümbet Mahallesi'ndeki Cevat Şakir Türbe Mezarlığı'nda anma töreni düzenlendi.

Törene, şairin yakınları, edebiyat dünyasından kişiler ve gazeteciler katıldı.

Berk'in mezarı başına çiçek ve çeşitli hediyeler bırakan şairler, İlhan Berk'in şiirlerinden mısralar da okudu.

Yazar Latife Tekin, gazetecilere yaptığı açıklamada, Berk'i geçen yıl toprağa verirken içinde bir eksiklik kaldığını söyledi.

Tekin, ''Hiç şiir okuyamamıştık. Bugün burada İlhan Berk şiirleri okumak çok güzeldi. İlhan Berk buluşması seneye çok daha fazla şairi sürükleyip buraya getirecek. İlhan, güzel varlığı ve yokluğuyla yanımızda, öyle hissediyorum. Onu gittikçe daha da özlüyorum'' diye konuştu.

Anma programı kapsamında, Gümüşlük Akademisinde sempozyum düzenlendi.

Ayrıca Bodrum Belediyesinin Kumbahçe Mahallesi'nde İlhan Berk adını verdiği sokağa, şairin isminin yazılı olduğu tabela asıldı.