Fidel Castro, Nelson Mandela, Patrik Bartholomeos gibi dünyaca ünlü isimlerle gerçekleştirdiği röportajları sayesinde yurtdışında da tanınan gazeteci Leyla Umar, 87 yaşında hayatını kaybetti.

FİDEL CASTRO RÖPORTAJI TARİHE GEÇTİ

1998 yılında Sabah gazetesinde iken dünyanın en kapalı ülkelerinden Küba’nın lideri Castro ile mutfağa girip balık pişiren Leyla Umar, bu söyleşi ile tarihe geçmişti.

Leyla Umar’ın Küba lideri Fidel Castro ile kalkan pişirdiği söyleşi...
Leyla Umar’ın Küba lideri Fidel Castro ile kalkan pişirdiği söyleşi...

Leyla Umar bir röportajında Fidel Castro ile dostluğunu şöyle anlatmıştı: Tabii ki hayatımın dönüm noktası Fidel Castro röportajıdır. Çünkü o röportajlar benim Fidel'le dost olmama da neden oldu. İlk buluşmamızdan sonra benden ısrarla Küba'ya gelmemi istedi. Bana kendi elleriyle balık tutup, pişirmek istiyordu. Söz verip ayrıldım ama yine de bu davetin nezaket icabı yapıldığını düşünüyordum. Altı ay sonra New York'taydım ve dönüşümden bir gün önce Fidel'e "balık pişirmek zamanın varmı" diye faks çektim. Yarım saat geçmeden cevap geldi. Ertesi gün beni bekliyordu. Hemen oğluma haber verdim. O da "Anne istersen gelinliğini de yollayayım" demişti. Şaka bir yana, Fidel beni olağanüstü bir şekilde, kraliçeler gibi karşılattı. Ve onunla İstanbul'da yaptığım TV programı Küba'daki tek kanal olan devlet televizyonundan defalarca yayınlandığı için herkes beni tanıyordu. Sokakta "Leyla Leyla " diye sesleniyorlardı. 

LEYLA UMAR KİMDİR? 

Mithat Alam'ın torunu olan Umar, 1950 senesinde mühendis Mehmet Ali Ekşigil'le evlendi. 1955'te biten evliliğinin ardından Milliyet Gazetesi'ndeki 'İngilizce bilen muhabir aranıyor' ilanına başvurup, uzun yıllar
Milliyet Gazetesinde tek kadın gazeteci olarak çalıştı.

1958'de de gazeteci— ve oyun yazarı Refik Erduran'la ikinci evliliğini yapan Umar, Londra ve Amerika'da uzun yıllar yaşadıktan sonra 1977 yılında Türkiye'ye döndü.

1977'de Türkiye'ye döndüğünde ikinci eşi Refik Erduran'dan ayrılan Umar, aynı yıl 22 yıl boyunca çalıştığı Milliyet'ten de emekli oldu ve uzun yıllar 'bağımsız gazeteci' olarak çalıştı.