MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Bilecik’in Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlenen mitingde konuştu.

Bahçeli, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

Bizim yürüyüşümüz, Türkiye'nin kurtuluşuna, Türklüğün yükselişine, kuruluş felsefesinin ihyasına kilitlenmiştir. AKP istedi diye yürüyüşümüzden vazgeçmeyiz. Kan kardeşi PKK, siyasi ikizi HDP gocundu diye yolumuzdan dönmeyiz. 'Çözülme süreci zarar görüyor, Batı böyle istiyor, cinayet projeleri şöyle buyuruyor' diye ülkülerimizden de asla ayrılmayız. Diyarbakır'da serok, Bilecik'te Yörük maskesi takan Davutoğlu iyi bilsin ki biz Milliyetçi Hareket Partisiyiz. Büyük Türk milletinin ruh kökü, varlık sigortası, kimlik beyannamesi, milliyetçi hisarıyız.

Bugünkü karanlık tabloya bakarak, milletimizi çaresiz ve mahkum görmeye kimse kalkışmasın. Sabrımızı sınamak isteyenlere dünü hatırlatırız. İçimizi karıştırmaya çalışanlara Söğüt ruhuyla karşılık veririz. Bayrağımıza uzanan elleri kırar, vatanımıza kasteden emelleri paramparça ederiz. Korkmayın, çekinmeyin, meraklanmayın. Her sorunun üstesinden geliriz, her zorluğu aşarız.

AKP'nin vizyonu yoktur, heyecanı yoktur, geleceği yoktur, adaleti yoktur, ahlakı yoktur, izanı yoktur, kökü ve kimliği yoktur, milli ve manevi değerleri sıfırı tüketmiştir. AKP yok hükmündedir. AKP lafta iktidardır, gerçekte ise iktidarsızlığın pençesindedir. Tek adamlık planları yapan Erdoğan, AKP'yi hücrelerine kadar elinde tutmaktadır. Erdoğan, AKP'nin fiili eş genel başkanı olarak paralel ve korsan mitinglerle yasa ve anayasayı açıktan çiğnemektedir.

'Alışılmış cumhurbaşkanı olmayacağım' diyen Erdoğan, yıkım ve parçalanmanın alıştırmalarını, alışık olduğu yöntemlerle icra ve ifa etmektedir. Maksadı, başkanlık sistemine geçebilmek için AKP'ye oy toplamaktır. Amacı, PKK ve HDP ile yeni anayasa yazmak, yeni Türkiye isimli yıkımın temellerini kazmaktır. Bilecik, oynanan rezil oyunu görmektedir. Bilecik, 7 Haziran'ı başkanlık oylamasına dönüştürmeye azmetmiş demokrasi hasımlarını iyice tanımıştır.

AKP, ikinci atılım dönemi yalanı ve riyakarlığıyla oyalanmakta, mağrur pozlar vermektedir. Asgari ücretli, '949 lirayla karın doyar mı ' diye sormaktadır. Erdoğan ve Davutoğlu ise 'Asgari ücreti yok mu artıran ' diye bağırmakta, bizim teklifimizi alaya almaktadır. İşsizler iş kaygısındadır, Erdoğan ise 'İş beğendiremiyoruz, Vietnam'dan şoför getiriyoruz' mazeretine sığınmaktadır. Davutoğlu ise şaşkın, şuursuz, ufuksuz, yönsüz ve dengesizdir.

Davutoğlu, 15 Mayıs'ta Bilecik mitinginde yaptığı konuşmada ‘Süleyman Şah'tan selam getirdim’ dedi. Sayın Davutoğlu, bu neyin selamıdır? Süleyman Şah Türbesini bırakıp kaçmanın mı selamıdır? Saygı Karakolu'nu bombalamanın mı selamıdır? Vatan topraklarını peşkeş çekmenin mi selamıdır? Bu selam neyin nesidir? Süleyman Şah'ın bedduasını alanların selam getirmesi kara mizahtır.