Geçen 8 Şubat'ta, kızı G.Ö. ile birlikte yaşayan emekli Bayram Özyıldırım'ın evinde yangın çıktı. Kızı dışarı çıkarken, baba Özyıldırım içeride kaldı. Eve gelen itfaiye ekibi yangını söndürdüğünde salondaki koltukta oturan Özyıldırım'ın yanmış cesedi bulundu.

Olaydan 20 gün sonra Cumhuriyet Başsavcılığı'na dilekçeyle başvuran Bayram Özyıldırım'ın kızkardeşi Fatma Dinç, yeğeni G.Ö'nün çevreye sürekli rahatsızlık verdiğini, ağabeyinin gözetim altına alınması için başvurular yaptığını, yeğeninin Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi'nde tedavi gördüğünü söyledi. Tedavisinin ardından tekrar eve dönen yeğenini ağabeyinin zaptetmekte güçlük çektiğini, çoğu zaman odaya kilitlediğini belirten Fatma Dinç, yangından ve ağabeyinin ölümünden G.Ö'nün sorumlu olduğunu iddia etti. Fatma Dinç, "Yeğenimin evli bir erkekle ilişkisi vardı. Ağabeyim evde odaya kilitlediği zamanlarda, uyku ilacı verip, erkek arkadaşıyla buluşmak için evden kaçıyordu. Kendisinin depresif rahatsızlığı vardır. Babasıyla sık sık tartışıp kavga ederdi. Bir keresinde evin camlarını kırıp, ağabeyimi ölümle tehdit etmişti" dedi.

SUÇLAMALARI KABUL ETMEDİ
DHA'da yer alan haberde; G.Ö'nün ifadesi şöyle:

"Eniştem ile bilgisayar tamircisine gidecektik. Sonradan işi çıkınca ben eve döndüm. Salon kapısı kapalıydı. İçeriden yüksek tonda televizyonun sesi geliyordu. Babamın evde olmadığını düşünerek kendi odama çekildim. Bir süre sonra bir patlama sesi duydum. Elektrikler kesildi. Odadan çıktığımda koridorda yoğun bir duman bulutu oluştu. Banyoda havluyu ıslatıp başıma koydum. Dışarı kendimi zor attım. Dışarı çıktığımda babamın içeride olup olmadığını sordular. Ben merak etmemelerini söyledim. Kendimden geçip bayıldım. Ayıldığımda babamın içeride öldüğünü öğrendim. Kısa süreli evden çıkışlarda ben de babam da televizyonu kapatmayız. Bu düşünceyle babamın evde olduğunu tahmin etmedim. Salonu çoğunlukta babam kullanır. Kendisinin uyku uyuyamama problemi vardı. Benim kullandığım haplardan içip günde birkaç saat uyurdu. Kendisiyle herhangi bir sorunum yoktu."

YANGIN SÜPHELİ
Soruşturmayı tamamlayan Cumhuriyet Savcısı Muhammet Doğramacı'nın hazırladığı iddianamede itfaiye, polis ve İzmir Adli Tıp Kurumu raporlarına göre, Bayram Özyıldırım'ın yanık, duman solumaya bağlı mekanik asfiksi ve karbonmonoksit zehirlenmesi sonucu öldüğünün anlaşıldığını belirtti.

Yangın çıktığı sırada yaşayan Yıldırım'ın ya uyuduğuna ya da uyutulduğuna dikkat çekerek, bulunduğu koltuktaki konumunu bile değiştiremediğini kaydetti. G.Ö.'nün babasının uyku uyuyamadığını söylediğini, bu durumda patlama sesine uyanmamasının da garip olduğunu dile getirdi. Olay yerine gelerek seslenen, bağırıp, kapıyı tekmeleyen insanları duymayan G.Ö.'nün sadece patlama sesini duyduğunu söylediğine de değinen savcı, bir tanığın kendisini yangın esnasında evden kulaklarında mp3 kulaklık takılı olarak çıkarken gördüğünü anlattığını da kaydetti.

G.Ö.'nün ilişkisi olduğu belirtilen erkekle buluşmak için babasına gereğinden fazla ilaç verip dışarı çıktığının tanık ifadeleriyle sabit olduğunu vurguladı. G.Ö.'nün dışarı çıkmasına izin vermeyen, başkalarına verdiği rahatsızlıktan dolayı resmi makamlardan gözetim alınması talebinde bulunan babasına kin duyarak, kullandığı ilaçlardan fazla dozda içirip uyutarak, oturduğu koltuk civarındaki eşyaları tutuşturduğunun anlaşıldığını belirtti.

CEZAİ EHLİYETİ YOK
Savcı Muhammet Doğramacı, tutuksuz sanık G.Ö.'nün TCK 82/1.c maddelerine göre "Yangın suretiyle kasten adam öldürmek" suçundan, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle yargılanmasını istedi. Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi'nde üç hafta gözetim altında tutulan G.Ö.'nün yaptığı eylemin hukuki anlam ve sonuçlarını kavrayabilecek durumda olmadığının belirtildiğini kaydetti. Kendisine ceza verilmesine yer olmadığına karar verilerek, koruma ve tedavi amaçlı olarak güvenlik tedbirlerine hükmedilmesini istedi. Sanık G.Ö.'nün, önümüzdeki günlerde hakim önüne çıkacağı belirtildi.