Türk haberciliğinde ‘tarafsız yayıncılık’ ile ilgili yanlış bir algı oluşmaya başlıyor. Doğuş Yayın Grubu Genel Müdürü Cem Aydın, bir süredir NTV ve CNBC-e ekranlarında dönen ‘yayın ilkeleri’ spotlarının seyirci ile paylaşılmasına neden ihtiyaç duyulduğunu MediaCat dergisine anlattı. Derginin sorularına Aydın’ın verdiği yanıtlar şöyle:

NTV Yayın İlkeleri daha önce de ekranınıza gelmiş miydi, yoksa bu bir ilk mi?
Bizim için ilk diyebiliriz. Yayın ilkelerini ekrana taşıma ihtiyacını daha önce hiç duymadık. Bu döneme özgü bir durum. 2000 yılında “yayın ilkeleri ve çalışma yönetmeliği” adı altında kitapçık hazırladık. İşe yeni başlayanlara verdiğimiz, temel yayıncılık anlayışımızı, kurallarımızı, çalışanların hak ve sorumluluklarını anlatan bir çalışma. Bugün de işe yeni giren arkadaşlara bu kitapçık verilir. Ama ilkeleri ekrana verelim gibi bir düşüncemiz bu yıla kadar hiç olmadı.

Grubunuzdaki diğer kanallarda da bu ilkeler ekrana geliyor mu?
CNBC-e için bir çalışmamız var. Kasım ayında o da ekrana gelecek. Ekonomi haberleri ve finans yayıncılığı ile ilgili güncellenmesi gereken maddeler var. Arkadaşlar onun üzerinde çalışıyor.

Niçin yayın ilkelerinizi bildirmek durumunda kaldınız? Türkiye medyasında son dönemde yaşanan çalkantılar buna ne derece etki etti?
Kafaların karışık olduğu bir dönemden geçiyoruz. Eskiden tarafsız yayıncılığımızla övünürdük. Kafa karışıklığı son dönemde kavramlara da yansıdı. Tarafsızlık sanki duyarsızlık, tepkisizlik gibi algılanmaya başlandı. Kutuplaşmanın getirdiği tahammülsüzlük, siyasi tepki ve beklentiler marka algımız için bir risk oluşturmaya başladı. Biz de ne yaptığımızı, ne yapmaya çalıştığımızı hangi ilkelerle yolumuzu belirlediğimizi izleyici ile paylaşalım, yaptığmız işin vurgusunu artıralım istedik. “Ne yaptığınız değil nasıl algılandığı önemli” diye bir söz vardır ya bazen bu algıyı da yönetmek gerekiyor. Özellikle kafaların karıştığı dönemlerde. Biz de bu dönemde kendimizi anlatma ihtiyacı duyduk. “Biz tarafsız yayıncılık yapıyoruz ama tarafsız yayıncılık yapmamız herkesi tatmin edeceğimiz anlamına gelmez. Kusura bakmayın” dedik. “Bizi bir tarafta görmeye çalışmayın biz sadece demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğünden yana tarafız” dedik.

Sizin yayın ilkelerinizle RTÜK’ün belirlediği yayın ilkelerinin ayrıldığı/benzeştiği/farklılaştığı noktalar bulunuyor mu?

Bildiğiniz gibi yayın ilkeleri zaten evrensel yayıncılık kurallarından oluşuyor. RTÜK kanununda bu ilkelerin çoğu var. Bu alandaki en kapsamlı çalışmayı BBC’de gördük. En çok da onların çalışmasından etkilendik diyebilirim.

Ekrana gelen ilkelerde özellikle üzerinde durduğunuz konular bulunuyor mu? (Özel hayata saygı, tarafsızlık vb.)

Tarafsız yayıncılık anlayışımızı vurgulamak için başladık bu tanıtımlara. İzleyiciye bize güvenmeye devam et, siyasilere bizi kendi tarafından görmeye çalışma demek için başladık. Geri kalan ilkeleri ise diğer yayın kuruluşları ile farkımızı belirginleştirmek için kullandık doğrusu.

“Biz ne yapıyoruz’ diye de tamamlayıcı tanıtımalar ekledik ilkelerin arkasına. “Kronometre tutmuyoruz, eşit güçte ifade imkanı tanıyoruz” diyerek siyasilere, kendi siyasi görüşünü ekranda daha fazla görmek isteyen izleyicilere derdimizi anlatmaya çalıştık.

Bu ilkeler ne kadar süreyle ekrana gelecek? Bu projeyi aynı zamanda bir ‘sosyal ya da mesleki sorumluluk’ projesi olarak değerlendirebilir miyiz?

Önümüzde seçimler var, güncelleyerek seçimlere kadar devam etmemiz gerekir diye düşünüyorum, ama güncelleyemezsek izleyiciyi de sıkmamak lazım, “tamam kardeşim anladık” dedirtmemek lazım.

Mesleki bir sorumluluk projesi diye başlamadık ama tarafsız olduğunu iddia eden kanalların da biraz olsun bu ilkeleri dikkate almaları medyamız için faydalı bir durum olur.

Mesleki sorumluluk duygusu ya vardır ya da yoktur, sosyal sorumluluk projelerinde de samimi değilseniz sırıtır ve izleyici samimiyetsizliğinizi fark eder. Bizim en büyük farkımız da bu, samimiyet.

Sorumluluk projesi olarak gündemimizde başka bir çalışma var. ntvmsnbc’nin çatısı altında medyanın içinde bulunduğu durum, sorun ve sıkıntıların tartışılabileceği bir platform oluşturmayı planlıyoruz. Medya sektöründe çalışanların, yöneticilerin, okuyucu ve izleyicilerin meseleler üzerine samimiyetle konuşabildiği, kavga etmeden tartışabildiği ve fikir sahibi olabileceği bir zemin oluşturmayı hedefliyoruz.