Türkiye'de 2005 yılına kadar yıllık tüp bebek uygulama sayısı 15-20 binler civarındaydı ancak devletin bu tedaviye destek sağlamasının ardından bu sayı 40 binin üzerine çıktı.

2008 yılında Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) daha önce 3 olan deneme sayısını 2'ye düşürmesiyle bu sayı 30 binler seviyesine geriledi. 

Türkiye Jinekoloji ve Obstetrik Derneği (TJOD) 2. Başkanı Prof. Dr. Bülent Tıraş, ''Kısırlıkta tüp bebek son çare olmalı'' şeklindeki bir yaklaşımın yanlış olduğunu söyledi ve kısırlık sorunu yaşayan çiftlere şu önerileri sundu: 

''Kısırlıkta yumurtlama, aşılama, laparaskopik cerrahiyle tüplerin açılması, yeniden çalışabilir hale getirilmesi gibi yöntemler uygulanabilir. Ama erkeğin sperm sayısının 5 milyonun altında bulunması ki, normal bir erkekte bu sayı 20 milyon civarındadır ya da hiç olmaması, kadının tüplerinin tamamen kapalı ya da yaşının 37'nin üstünde olması, endometriyozis hastalığının 3. veya 4. evresinde bulunması halinde tüp bebek ilk ve tek çaredir. Kısırlık sorunu, yumurtlamayı bozan polikistik over sendromundan kaynaklanıyorsa ya da nedeni açıklanamıyorsa ilk seçenek olarak tüp bebek dışında başka tedavilere de başvurulabilir.''

Son tedavi olanaklarıyla erkeğin sperm sayısı çok düşük olsa da ya da hiç bulunmasa da artık başarılı sonuçlar alınabildiğini vurgulayan Tıraş, tüp bebek uygulamasının sadece çiftlerin kendilerinden alınan sperm ve yumurtalarla yapılabildiğini sözlerine ekledi.