'Yağmur yağmasın diye dua ediyoruz'

Kütahya'da siyanür paniği sürüyor. Fabrikaya güvenmeyen çevre halkı, yağmur yağmasın ve son baraj da çökmesin diye dua ediyor.

11.05.2011 - 15:58

'Yağmur yağmasın diye dua ediyoruz'

Kütahya’da Eti Gümüş’e ait siyanür havuzundaki çökme, bölgede yaşayanların hayatını kabusa çevirdi. Olası bir çökmeden en çok etkilenecek olan çevre sakinleri, fabrika önüne gelerek protestolarda bulundu. Fabrika yönetiminin teskin çabaları kimseyi tatmin etmedi. Köylüler, ise "İşimiz Allah'a kaldı" diyor ve yağmur yağmaması için dua ediyor.


Eti Gümüş'ün önünde toplanan köylüler işletmeyi protesto etti. Protestodan haberdar olan şirket yetkilileri ise tedbirliydi. Fabrika girişini, güvenlik görevlileri ve birçok işçiyle beraber kapattı. Bu sırada karşı karşıya gelen köylüler ve işçiler arasında çıkan arbede, çoğunun akraba olması nedeniyle fazla büyümeden yatıştı.

'25 YILDIR KİMSE ÖLMEDİ'
Şirketin üretim müdürü Orkun Elgin; 25 yıldır şirkette çalıştığını ve bugüne kadar siyanürden kimsenin ölmediğini söyledi. Köylülerin çoğunun akrabaları, komşuları olduğunu dile getiren Elgin, "Biz kimseye zarar gelmesini istemeyiz. Böyle talihsiz bir olay oldu, hemen üretimi durdurduk, gerekli tedbirleri alıyoruz, şu anda hiçbir sakınca yok." dedi.


'Zehirlenecek miyiz?'
Köprüören Köyü'nden gelen protestolar arasında en çok dikkati çeken ise 70 yaşındaki Fatma Zehra Taşkın oldu. Yaşlı kadın "Bu batak nereye gidecek, bizim hayvanlarımız ne yiyecek, çoluğum çocuğum ne yiyecek, ne içecek? Zehirlenecek miyiz?" sözleriyle tüm çevre halkının endişelerine tercüman olunca, fabrika yetkilileri ikna için onu gözüne kestirdi.

Yaşlı kadını tanıyan işçilerin araya girmesiyle Fatma Zehra Taşkın, fabrikaya davet edildi. Tesisten içeri alındı ve böylece ikna turu başladı. Ancak bu olay bile dışarıda bekleyen köylüleri yatıştırmadı.

Protesto köylüleri ikiye böldü. Fabrikada çalışanlar ve onların akrabaları. Aralarındaki bu bağdan olsa gerek köylüler fabrikanın kapanmasından çok güvenlik önlemlerinin arttırılmasını istedi.

Protestolara destek veren Greenpeace temsilcisi ise fabrika yetkililerinin doğru bilgi vermediği düşüncesinde: "Havuzlarda 15 milyon metreküp siyanürlü atık var ve tesis hemen kapatılmalı..."

Fabrika yetkilileri, Greenpeace ve köylüler derken olayı anlamaya çalışan biz gazetecilerin imdadına Osmangazi Üniversitesi Maden Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Özdağ yetişti.
İncelemelerin ardından en büyük tehlikenin siyanürün gaza dönüşmesi olduğunu vurgulayan Özdağ, bu risk gerçekleşirse sonucun felaket olacağını dile getirdi. Özdağ, henüz böyle bir dönüşümün gözlenmediğini belirtti ve bunun önüne geçmek için, sudaki PH değeri düştükçe kireç ilave edileceğini anlattı. PH değeri yükseldikçe siyanürün gaza dönüşmeyeceğini belirten Prof. Özdağ, siyanür'ün havaya karışıp karışmayacağı sorusuna ise "Siyanür mutlaka belli oranlarda havaya karışıyordur ancak bu oran, Avrupa standartlarını geçmeyecek düzeyde olduğu için, insan sağlığına zararı yoktur" yanıtını verdi.

Özdağ en kötü senaryo olan barajın yıkılması ihtimalinin ardından yaşanacakları da şöyle sıraladı: "1-2 hafta içinde siyanür yer altına sızar ve yeraltı sularına karışır. Böyle bir durumda çevredeki köylülerin yeraltı suları tamamen kullanılmaz hale gelir."

Eti Gümüş Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Dr. Müh. Harun Güdeberk ise endişelere katılmıyor:
"Baraj kuvvetlendirme çalışmaları sürüyor ayrıca yetkili kurumlar 24 saat boyunca fabrikada inceleme yaptı. Hazırlanan raporlar çevrede herhangi bir hayati tehlikenin olmadığını gösteriyor."

Güdeberk'in son sözleri ise çevre halkına: "Endişe etmelerini gerektiren herhangi bir durum yok."




25 milyon metreküp kapasiteli havuzda 15 milyon metreküp atık siyanür bulunduğunun tahmin edildiği, bölgedeki Greenpeace ekibinin atık havuzundaki gelişmeleri izlediği ifade edildi.

Bölgede aralıklarla etkili olan yağmurun şiddetinin sürmesi halinde baraj duvarının, havuzda tutulan 15 milyon metreküplük siyanür ve ağır metal içeren atık yükünü kaldırması ihtimalinin zayıf olduğu öne sürülen açıklamada şu ifadelere yer verildi:

''Olası bir felakete karşı bölgede yaşayan yüzlerce insanın hayatı için acilen bölgenin boşaltılması ve her tür acil sağlık hizmetinin getirilmesi şarttır. Siyanürlü yöntemle üretim yapan tesiste yaşanan vakanın tam olarak nedenini halen bakanlık tarafından açıklanmamış durumda. Eti Gümüş A.Ş. tesislerinde daha önce de ara ara sızıntıların olduğuna dair iddialar bulunuyor. Türkiye'de hala ısrarla siyanür liç yöntemi ile işletilen madenlerin devam ediyor olması ve hatta yenilerinin planlanması, benzer risklerin her an devam ettiği anlamına gelmektedir.

Siyanür, özellikle de altın madenciliğinde kullanılan serbest siyanür, son derece zehirli bir kimyasaldır ve etkisi anında kendini gösterir. Yani tesiste tek bir duvar seti ile tutulmaya çalışılan 15 milyon metreküp siyanür çevreye yayıldığı, hatta sızdığı anda son derece ölümcül olacak ve geri dönüşü olmayan bir çevre felaketine yol açacaktır. Siyanürün anlık ölümcül etkilerinin dışında, atık çamurunda bulunan ağır metaller yayıldığı takdirde bölgede uzun vadeli çevresel ve sağlık risklerine yol açacaktır.''

Açıklamada, Çevre ve Orman Bakanlığından, acil durum ilan edilerek bölgenin boşaltılması, bölge halkının sağlık kontrolünden geçirilmesi, tesisin tüm faaliyetlerinin durdurularak daimi olarak kapatılmasının talep edildiği ifade edildi.

  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...