Lübnanlıların silah sevdası

Silah ruhsatının seçim vaadi olarak kullanıldığı, şehirlerin ortasında silah depolarının olduğu bir ülke, Lübnan.

16.02.2011 - 09:51

Lübnanlıların silah sevdası

Savaşlar ve savaşların olmadığı zaman da huzursuz bekleyişler Ortadoğu’nun yazgısı. Bu yazgının bir sonucu da tüm Ortadoğu halklarında var olan silah merakı. Yıllarını iç savaşta harcamış ve sonrasında da barışı hep huzursuz bir bekleyiş içinde yaşamış Lübnanlılar için de durum farklı  değil, silahlar hayatlarının bir parçası. Yazı dizimizin üçüncü bölümünde Lübnanlılar’ın hayatlarına konuk olmayı sürdürüyoruz. Bu sefer silahların gölgesinde...

Lübnan’da en çok dikkat çeken konulardan biri silah kullanımı. Ülkede başta Suriye’den olmak üzere yasadışı yollardan sokulmuş on binlerce kaçak silah olduğu tahmin ediliyor. Yapılan araştırmalar, gençlerin sadece yüzde 40’a yakının evlerinde silah bulundurduklarını söylese ve bu rakam bile yeterinde yüksek olsa da, gerçek durum daha da vahim...Zaten Lübnanlılar da durumu reddetmiyor.


Neden silah bulunduruyorsunuz sorusunda çoğu kişinin yanıtı güvenlik gereksinimi... Birçoğu size, “Herkeste silah varken bende olmazsa, evimi nasıl koruyacağım?” benzeri sorularla cevap veriyor. Tarihi boyunca bir çok iç savaş ve karmaşa yaşamış ülkede, silah kullanımı çok doğal. Geceleri havaya açılan kalaşnikofların sesleri, vatandaşları çok fazla şaşırtmıyor. Siz bakkal vitrinlerinde silah satıldığını görüp irkilirken, onlar geçip gidiyorlar.

Birçok Lübnanlı evlerine asılmış silahlarının resimlerini cep telefonlarında taşıyor. Bunlardan biri Beyrut’lu İletişim Uzmanı Mahmut. Mahmut, ülkesindeki bir çok insanın silah bulundurmasını Lübnanlılar silahları seviyorlar diye açıklıyor. “Bizim tarihimize baktığında savaş ya da çatışmanın olmadığı bir on yıl göremezsin, o kadar uzun zamandır silahlarla içli dışlıyız ki silah bulundurmak bize normal geliyor.”

RUHSAT PROSEDÜRÜ UZUN AMA SİLAH KARABORSASI YAKIN
Lübnan’da Tabanca, atış tüfeği ve avcı tüfeği satın almak ve kullanmak için ruhsat almak gerekiyor. Yasal prosedür ise hayli uzun ve sıkıntılı. Öte yandan silah ruhsatı aldığınızda kullandığınız silahın tür ve sayı kısıtı ise bir çok lisansta yer almıyor. Bu bir kere ruhsat aldıktan sonra istediğiniz kadar silah edinebilirsiniz demek. Bir başka ilginç nokta ise geçmişte silah lisansının politikacılar tarafından bir seçim vaadi olarak kullanılması.

Normalde Kalaşnikof olarak bilinen AK 47 ya da herhangi bir otomatik silah almak ise yasadışı. Yine de ülkede en çok bulunan silahlardan birinin Kalaşnikof olduğu belirtiliyor.

Güney Lübnan’daki Sur şehrinde kahve dükkanı işleten Halit, bir yanda silah almak için uzun prosedürler izlemeniz gerekirken öte yanda beş yüz metre ötenizde kolayca silah alabileceğiniz karaborsa yerler var, bence yasa da insanları silah almaya itiyor diyor.

Çocuklar oyuncak da olsa silahlarını ellerinden düşürmüyor. Çocuklar oyuncak da olsa silahlarını ellerinden düşürmüyor.

ŞEHRİN ORTASINDA SİLAH DEPOLARI
1969 Kahire Anlaşmasına göre Lübnan hükümeti, ülke sınırları içindeki Filistin Mülteci kamplarında silah araması yapamıyor. Bu durum ülkenin ortasında silahlarla dolu yerlerin oluşmasına neden oluyor. Bazı zamanlar suç aleti olarak kullanılan silahların dahi Filistin Mülteci kamplarında saklandığı iddia ediliyor. Filistin Mülteci kamplarında karşılaşılan bazı manzaralar da iddiaları doğrular nitelikte...

Olası bir İsrail saldırısına karşı Filistinlilerin Hizbullah tarafından silahlandırıldığı ve silah eğitimi aldıkları da iddialar arasında.

YASADIŞI SİLAHLARLA EĞİTİM
Lübnan içinde bir çok farklı etnisiteyi barındıran ve tarihinde bir çok çatışma yaşamış bile ülke. Özellikle 2006 yılından sonra Hizbullah’ın uç kanatlarının, İsrail’e karşı direnişi örgütlemek için yasadışı silahlarla eğitim kampları kurdukları belirtiliyor. Üstelik eğitim alanların yaş ortalaması “Kalıcı Barış Hareketi PPM’e göre 11’e kadar iniyor.

İÇ SAVAŞ SİLAHLARI
“Benim babam da iş savaş döneminde savaşmış hatta yaralanmış. O zamandan kalma silahları elden çıkarmak istediğinde ise herhangi bir af olmadığı için ne yapacağını bilememiş. O yüzden götürüp çöplüğe bırakmış” diye anlatıyor Lübnanlı bir genç.

Gerçekten de iş savaş döneminden kalan silahlara herhangi bir af çıkmadığı için, silahları iade etmek isteyen neredeyse hiç kimse çıkmıyor. Silahlar ya evlerde tutulmaya devam ediliyor ya da dışarıya bırakılıyor. Bu durumu sorduğumuz üniversite öğrencisi .... , “Eski ya da yeni sizce de sokağa bırakan silahlar ciddi bir tehdit değil mi?” diye soruyor. Üstelik iç savaş döneminden kalan silahların sayıları ya da nitelikleri de bilinemiyor.

Bakkallarda dondurma ve silah yan yana satılıyor. Bakkallarda dondurma ve silah yan yana satılıyor.

ÇÖP DAĞLARI
Saida yolu üzerinde giderken uzaktan bir tepe gibi görünen yer aslında sadece çöp. Zaten Lübnan’lılarda giderek büyüyen bu 45 metre yüksekliğinde 150 metre uzunluğundaki yere “Jabal – Al –Zbeleh” yani çöp dağı ismini takmış...İç savaş sonrasında oluşmaya başlayan çöp dağı, gün geçtikçe büyüyor. 40’lı yaşlarının ortasındaki Meryem, durumu kendimi bildim bileli orada, ben büyüdükçe çöp dağı da büyüyor diye anlatıyor.

Lübnan halkının en çok şikayet ettiği konulardan çöp sorunu. Beyrut’tan Saida’ya doğru giderken yol boyu Akdeniz kıyısına yığılmış büyük çöp yığınları ve dayanılmaz bir koku ile karşılaşıyorsunuz. Sırf Saida şehri çöplüğüne baktığımızda 45 metre yüksekliğinde 150 metre uzunluğunda bir çöp yığınında söz ediliyor…

Her yıl Lübnan 1,5 milyon tondan fazla çöp üretiyor. Sadece 4,5 milyon nüfusa sahip bir ülke için bu büyük bir rakam. Ama asıl sorun çöplerin sadece yüzde 10’unun geri dönüştürülmesi…Ülkedeki çöpün yüzde 50sinden fazlası çöplüklere koyulurken, yüzde 40’a yakını sokağa bırakılıyor.

Sayda'daki çöp dağları Sayda'daki çöp dağları

Ülkedeki şehirlerin Beyrut dışında neredeyse hiç birinde çöp ayrıştırılmıyor. Çevre Bakanlığı’na konu ile ilgili binlerce dilekçe gönderdiklerini söyleyen Çevre örgütleri ise herhangi bir yanıt alamadıklarını ve durumun günden güne kötüleştiğini anlatıyor. Lübnan’da çöp toplama işlemi belediyelere devredildiği için bakanlık bu durum ile ilgilenmediğini söylüyor.

Sağlık uzmanları, giderek artan çöp yığınlarının ülkenin sağlığını önümüzdeki yıllarda tehdit edeceğini ve salgın hastalık riskinin giderek arttığını söyleseler de, sürekli farklı krizlerin çıktığı ülkede çöp konusuna sıra gelmesinin hayli zaman alacağı belli oluyor.

Yarın: Gençlerin ortak duygusu korku

  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...