Maliye Bakanı Naci Ağbal, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda 2018 yılına ilişkin Bütçe ve Kesin Hesap Kanunu Tasarılarının Geneli ile Sayıştay Tezkerelerinin görüşmelerinde milletvekillerinin sorularını yanıtladı.

Özellikle 2015 yılından itibaren kamu maliyesinin büyümeye destek verdiğini belirten Ağbal, bundan rahatsız olunmamasını istedi.

Daha önce birçok uluslararası kuruluşun, yatırımcı şirketin 2017 yılı büyümesinin yüzde 2-3 aralığında olacağı tahmininde bulunduğunu hatırlatan Ağbal, 2017 yılında büyümeyi, istihdamı artırmak amacıyla çok sayıda vergi, harcama programı ve Kredi Garanti Fonunu (KGF) devreye koyduklarını bildirdi.

Bakan Ağbal, büyüme için gerekli adımları attıklarına işaret ederek, 2016'nın son çeyreğinden itibaren bütün beklentilerin aksine büyümede çok hızlı bir toparlanma yaşadıklarını, bu yılın ilk iki çeyreğinde büyümede yakalanan ivmenin artarak devam ettiğini belirtti.

Birçok göstergenin 2017 yılının üçüncü çeyreğinde de geçen senenin aynı dönemine kıyasla büyümede yukarı yönlü bir gelişme olacağına işaret ettiğine değinen Ağbal, şöyle devam etti:

"Biz Orta Vadeli Programda (OVP) 2017 yılı için büyüme hedefini yüzde 5,5 olarak belirledik. Ama bizim açıkladığımız tarihten sonra ortaya çıkan yeni göstergeler, bu büyümenin daha da yukarı yönlü olduğuna işaret ediyorsa ve hükümet yetkilileri de bu göstergelerden hareketle büyümenin hedeflenenden daha da yukarı olacağına işaret ediyorsa, burada bir yanlışlık yok. Son dönemde açıklanan göstergelere bakıldığında gerçekten 2017'de inşallah bir aksilik olmazsa, büyüme oranının yüzde 5,5'ten daha yüksek olması daha fazla ihtimalle beklenen bir olasılık."

Ağbal, Türkiye'nin borçluluk oranlarının ekonominin bugün hala güçlü bir performans gösterdiğine işaret ettiğini belirterek, kamunun kullandığı kredi oranının da toplam portföy içerisinde düşük olduğunu ifade etti.

VARLIK BARIŞI

Varlık Barışından gelen kaynağın sorulması üzerine Ağbal, bunu bir servet affı olarak görmediklerini, vatandaşların yurtdışındaki varlıklarının Türkiye'ye getirilmesi ile ilgili bir düzenleme yaptıklarını anımsattı.

Bunun büyük ölçüde bankacılık sistemi üzerinden, finans sektörü üzerinden bir uygulama olduğuna dikkati çeken Ağbal, bankalardan bu konuyla ilgili herhangi bir rakam toplamadıklarını, bunun gerekli olduğunu düşünmediğini aktardı. Ağbal, "Çünkü herhangi bir vergi almıyoruz buradan." dedi.

Hazinenin yeni enstrümanları ile 2,5 tonluk altının yastık altından çıkarıldığını belirten Ağbal, "İnşallah bu enstrüman vatandaşlarımız tarafından daha fazla kabul görürse, atıl vaziyette olan bu varlıkların da bu yolla ekonomiye kazandırılmasının imkanı olacak." ifadesini kullandı.

TAŞERON İŞÇİLERİN DURUMU

Ağbal, taşeron işçilere kadro verilmesine yönelik çalışmaların sorulması üzerine, "Taşeron işçilerle ilgili çalışmalar devam ediyor. Sayın Başbakanımızın ifade ettiği çerçevede yılbaşından önce bu yasayı Meclisten geçirmeyi planlıyoruz. Burada Bakanlar Kurulu bir model noktasında karar verdiği anda da hükümet olarak bunu sizlerle paylaşacağız." açıklamasında bulundu.

Hazine borçlanması ve faizlere yönelik sorular karşısında da Ağbal, "Bugün Hazine borçlanması ve faiz bakımından son dönemde belki bir konjonktür olarak yukarıya gidiş söz konusu ama genel olarak kamu borcunun milli gelire oranının hala sürdürülebilir seviyelerde olduğunu görüyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Hazine garantileriyle ilgili orta vadede gerek şehir hastaneleri, gerekse garanti ödemeleriyle ilgili bütçeden gerekli ödenekleri öngördüklerini hatırlatan Ağbal, bütün hesapları bütçe disiplini üzerine yaptıklarını ve daha çok sağlık ve ulaşım alanında uygulanan bu projelerin ülkenin kalkınmasına önemli hizmetler sunacağını söyledi.

Bakan Ağbal, kamu-özel işbirliği projelerinin ülkenin ihtiyaç duyduğu temel alanlarda, yatırımların çok hızlı bir şekilde yapılması, vatandaşların kaliteli hizmet alması, Türkiye'nin büyüme potansiyelini yukarı çekecek, önemli stratejik yatırımların hayata geçirilmesi amacıyla yapıldığını ifade etti.

"BÜTÇEDE BİR KISIR DÖNGÜ ASLA SÖZ KONUSU DEĞİL"

Milletvekillerinin bütçede kısır döngü olduğuna dair eleştirilerini de yanıtlayan Ağbal, "Bütçede bir kısır döngü asla söz konusu değil. 2011 yılından bu yana, merkezi yönetim bütçesinin 2016 ve 2017 yıllarını dışında tutarsak, bütçe açığı yüzde 1'in altındadır. Son iki yılda da bütçe açığı hedefini hükümet olarak yukarıya çekmek suretiyle bunu yaptık. Orta vadeli hedeflerimizin gerçekçi, ulaşılabilir, tutarlı olduğunu düşünüyoruz." dedi.

Ağbal, tarım sektörüne 30 milyar liralık destek sağladıklarını da kaydetti.

Milletvekillerinin hükümetin 2023 hedeflerini koruyup korumadığına yönelik sorusuna Ağbal, "2023 hedeflerimizi hala koruyoruz." cevabını verdi.

Maliye Bakanı Ağbal, geçmişteki uzlaşmalarda usulsüzlük yapıldığı iddialarına ilişkin ise "Bu evrakların altına imza atan bütün arkadaşlarımın namusuna da kefilim, işlerini yaparken de ehil ve dürüst davrandıklarına da kefilim. O açıdan vicdanım rahat." diye konuştu.

Ağbal, yeniden yapılandırma kapsamında şu ana kadar toplam 30,7 milyar liralık gelir sağladıklarını belirterek, ertelenen SGK primlerine ilişkin olarak, "Bunlara ekimde başladık, birkaç güne kadar çıkar, orada yaklaşık 9 milyar liralık bir tahsilat var. Bizim açımızdan yıl sonu hedefleri bakımından önemli." ifadesini kullandı.

ŞEKER FABRİKALARINDAKİ İŞÇİLERİN KADROYA ALINMASI

Özelleştirme uygulamalarında 2018'de 10 milyar liralık hedefe yönelik olarak Ağbal, bunun 6-7 milyar lirasının geçmiş yıl özelleştirmeleri ile bu yılki özelleştirmelerin taksitlerinden geldiğini söyledi.

Ağbal, şeker fabrikalarındaki kadrosuz işçilerin durumuna ilişkin olarak, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Şeker fabrikaları benim gözbebeğim. Şeker fabrikalarındaki işçilerimiz büyük bir özveriyle o fabrikalarını ayakta tutuyorlar. Bununla ilgili hükümet olarak, hem şeker piyasasının hem şeker fabrikalarının hassasiyetini biliyoruz. Bu konuda mutlaka gerek işçilerimiz, gerek sendikalarımız, gerek yerel paydaşlarımız hep beraber istişare ederek, şeker fabrikalarının daha da büyümesi, yatırım imkanının artırılması için gerekli çalışmaları yapacağız. Tabii özelleştirme de yapacağız ama burada bütün hassasiyetleri dikkate alarak çalışma yapacağız. (Kadrosuz işçiler) O konuda beraber çalışıyoruz zaten. Şeker Fabrikaları Genel Müdürlüğümüz bir çalışma yaptı, işçi arkadaşlarımızla da sendikadaki arkadaşlarımızla da görüşüyoruz. Zamanı gelince arkadaşlarımızın beklentileriyle ilgili olumlu adımları atacağız."

"BU BÜTÇE EN VİCDANLI BÜTÇE"

Türkiye'de istihdam ve işgücüne katılıma da değinen Ağbal, son bir yılda 1 milyonun üzerinde istihdam üretildiğini vurguladı. Naci Ağbal, "Ama en çok üzerinde çalışmamız gereken konu yine istihdam, yine işsizlik oranları. İşsizlik oranlarının daha da aşağıya gelmesi, daha da tek haneli oranlarda olmasını hepimiz isteriz. Bu konuda kısa, orta, uzun vadede yapacaklarımız var ve yapıyoruz bunları. İstihdamı artırmasaydık, bu kadar kişi gelir elde etmeseydi, büyüme daha düşük olacaktı." dedi.

Maliye Bakanı Ağbal, yapısal reformlarla alınan tedbirler sayesinde Türkiye ekonomisinin çok hızlı bir şekilde toparlandığını söyledi.

Ağbal, Gelir Vergisi Kanunu'na yönelik bir soruya karşılık, "Gelir Vergisi Kanunu'nu inşallah yıl başında getireceğiz." ifadesini kullandı.

Bütçeyi "vicdanlı" görüp görmedikleri sorusunu Ağbal, "Bu bütçe en vicdanlı bütçe." diye yanıtladı.