Merkez Bankası'nca hazırlanan Finansal İstikrar Raporu'ndan derlenen verilere göre, ülkemizde son 3 yıllık dönemde ortalama reel kredi büyümesi ılımlı düzeyde gerçekleşti.

2006 yılında kredilerin yüzde 48,1'i İstanbul'a, yüzde 12'si Ankara'ya, yüzde 5,7'si İzmir'e, yüzde 34,2'si de diğer illere kullandırıldı.

İstanbul'un kredilerden aldığı pay 2007 yılında yüzde 47,2'ye inerken, 2008 yılında ise yüzde 49,2'ye, bu yılın ilk çeyreğinde ise yüzde 49,6'ya yükseldi.

2007 yılında Türkiye genelinde dağıtılan kredilerin yüzde 11,8'ini, 2008 yılında yüzde 12'sini Ankara aldı. Söz konusu oran İzmir için 2007'de yüzde 5,6, 2008'de yüzde 5,1 oldu. Diğer illere açılan kredinin oranı da sırasıyla yüzde 35,4 ve yüzde 33,7 olarak tespit edildi.

Bu yılın ilk çeyreğinde de Ankara, toplam kredilerden yüzde 12,4, İzmir yüzde 5,2, diğer iller ise yüzde 32,8 oranında pay aldı.

Böylece 2009'un ilk çeyreğinde, 2008 yılı sonuna göre İstanbul, Ankara ve İzmir'in krediler içindeki payı artarken, diğer illerde düşüş meydana geldi.

TAHSİLİ GECİKEN ALACAKLAR 17 MİLYAR LİRAYI AŞTI
Kriz ortamında, bankaların kredi dönüşlerinde de sorunlar arttı. 2006 yılı sonunda 8 milyar 550 milyon lira, 2007 sonunda 10 milyar 345 milyon lira, 2008 yılının Eylül ayı sonunda 11 milyar 633 milyon lira olan tahsili gecikmiş alacak toplamı, 2009'a girerken 14 milyar 53 milyon lira oldu. Söz konusu rakam Mart ayı sonunda ise 17 milyar 147 milyon liraya çıktı.

Böylece bu yılın Mart ayında, tahsili gecikmiş alacaklarda 2008 yılı Eylül ayına göre yüzde 47,6 oranında artış meydana geldi.

Kredilerin yıllık artış hızı yavaşlarken, tahsili gecikmiş alacak tutarlarının önemli ölçüde artması, TGA dönüşüm oranının geçen yıl eylül ayında yüzde 3,1 seviyesindeyken, 2009 yılı nisan ayında bu oranın yüzde 4,6'ya yükselmesine neden oldu.

Eylül 2008-Nisan 2009 döneminde bireysel kredilere ait tahsili gecikmiş alacak tutarı yüzde 62,8 oranında yükselerek 5,9 milyar liraya, firma kredilerinin tahsili gecikmiş alacak tutarı da yüzde 40,7 artarak 11,2 milyar liraya ulaştı.

KREDİ KARTINDA YÜZDE 8.7'Yİ BULDU
Rapora göre, Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun çıkışından beri düşüş eğiliminde olan kredi kartı tahsili gecikmiş alacak dönüşüm oranı da, 2008 yılı Eylül ayından itibaren artmaya başladı. Kredi kartlarındaki tahsili gecikmiş alacağa dönüşüm oranı bu yılın Nisan ayında yüzde 8,7'yi buldu.

Bu arada 2008 yılı Eylül ayına göre tüketici kredilerinin türlerine göre tahsili gecikmiş alacak dönüşüm oranında en yüksek artış da 3,5 puan ile taşıt kredilerinde yaşandı. Nisan ayında bu oran yüzde 8 olarak gerçekleşti.

Tahsili gecikmiş alacağa dönüşüm oranı, konut kredilerinde yüzde 1,7'ye, ihtiyaç kredilerinde de yüzde 4'e yükseldi.

KOBİ kredilerinin tahsili gecikmiş alacağa dönüşüm oranı ise 2007 yılı sonunda yüzde 3,6 seviyesindeyken, geçen yıl Eylül ayında yüzde 4,1'e, bu yılın Mart ayında ise yüzde 5,9'a çıktı.

TEMERRÜDE DÜŞME ORANLARI DA ARTTI
Rapora göre, firma kredilerinin temerrüde düşme oranı da arttı ve söz konusu oran toptan ve perakende ticarette yüzde 15,5'e ulaştı.

Temerrüde düşme oranı, tekstil ve tekstil ürünleri sanayinde yüzde 12,7, tarım, avcılık ve ormancılıkta yüzde 11, gıda, meşrubat ve tütün sanayinde yüzde 10,7, inşaat sektöründe yüzde 9,7, turizm sektöründe ise yüzde 8,9 oldu.

Bu oran, elektrik, gaz ve su kaynaklarında yüzde 7,1, makine ve teçhizat sanayinde yüzde 6,5, metal ana sanayi ve işlenmiş madde üretiminde yüzde 7,3, taşımacılık, depolama ve haberleşme sektöründe de yüzde 5,3 olarak hesaplandı.

DİĞER ÜLKELERDE DURUM NE?
Bu arada kredilerin tahsili gecikmiş alacaklara dönüşüm oranı, 2007-2008 döneminde ABD'de yüzde 1,4'den yüzde 2,3'e, Macaristan'da yüzde 2,5'dan yüzde 2,9'a, Çek Cumhuriyeti'nde de yüzde 2,7'den yüzde 3,1'e yükseldi. Bu oran Türkiye'de de söz konusu dönemde yüzde 3,5'ten yüzde 3,7'ye çıktı.

Kredilerin tahsili gecikmiş alacaklara dönüşüm oranı Rusya'da değişmezken, Polonya'da ise yüzde 5,2'den yüzde 4,4'e geriledi.

2008'de kredilerin tahsili gecikmiş alacaklara dönüşüm oranı Brezilya'da yüzde 2,9, Bulgaristan'da 2,4, Hırvatistan'da 4,8, Letonya'da 2,2, Litvanya'da 1,1, Romanya'da 9,8, Rusya'da 2,5, Sırbistan'da da 5,3 olarak belirlendi.